evde bakıldığında neşe ve sinir yapan hayvandır. sokaktakiler de sürekli mama taşıma alışkanlığı oluşturacak bakışlara ve masumluğa sahip muhteşem yaratıktır.
tereyağlı sıcak poğaça yı seven verisyonarı da olan, bu da yetmezmiş gibi evde pişirilen baklagil yemeklerinin etini yemeyip suyunu bir güzel bitiren hayvanlar.
tarımla uğraşan eski mısırlıların ambarlarını fare bastığı zaman bu haşeratlarla baş edemeyen insanoğlu, bu fare ve haşeratları kedilerin alt ettiklerini görmüşlerdir. eski mısır da kedinin kutsal sayılma serüveninin başlama sebebidir.
sokakta buldum 3-4 aylık bir yavru, acıdım aldım. pakladım, besledim, sevdim falan. ama amına kodumun manyağı son 3 saattir mutfak tezgahının altında saklanıyor. nankör değil, gerizekalı hayvan.
Yeri geldiğinde annedir babadır. Kalan son peyniri birlikte yediğinizdir. Sarılıp ağlanandır. Yemez yedirirsiniz. Ama her daim götlük yapar. Yine de candır can.
bu gün evden attığım hayvandır. 1 ay önce 3-4 aylık bir sokak kedisini aldık evimize. hava buz gibi falan, acıdık işte. neyse efedim besledik pakladık falan. güzel güzel geçiniyorduk. ama karakterli hayvan işte, gelemiyor "evcil"liğe. kucağımda uyuyordu kereta bu gün. bende facebooktan pokerimi oynarken ufak ufak okşuyorum gıdığını. kaldırdı kafasını suratıma bakıyor, pek tatlı duruyor afacan. neyse yaklaştım biraz, seviyorum falan. bu orospu çocuğu yüzüme patiyi çakıp, burnumu kemirmesin mi! yaklaşık 10 dakikalık bir dayağın ardından götürdüm evden 1 km uzağa bir yere atıverdim yavşağı. yanlış anlaşılmasın, adı yavşaktı. bu olaydan şu sonuca ulaştım; kediler köpeklerden zeki, karakterli hayvanlardır. fakat ben ev arkadaşı değil, evcil hayvan istiyorum. dolayısıyla tüm kedilerin amına koyim.