çıkmasına 4 gün varken emre aydın'a ait web sitesinden 30 saniyelik tanıtım versiyonları dinlenebilen albüm. o kısacık tanıtımlardan da belli oluyor, yine sağlam bir albüm geliyor.
kağıt evler içinde
ateş yakmak gibi
ısınmak için
sana gelmek böyle işte
parçalanmak milyon kere.
o iğne sessizliği
bir terzi ağzındaki
sensiz olmak böyle işte
niye böyle niye
ah olmuyor
ne yapsan olamıyor
hep buzlu yolların
yürünmüyor yürünmüyor
ve sen en yanlış kadın
sende kalmak bile bile
yüzünü çizmek gibi su üstüne
adını anmak gizlice
kağıt evler içinde
yanmış herşey düşler bile
peki sen en yanlış kadın
nasıl en çok sen acıttın
ah olmuyor
ne yapsan olamıyor
hep buzlu yolların
dönülmüyor dönülmüyor.
internet üzerinden az önce duymak istiyorumun yorumunu dinledim ve saygımdan dolayı bu albümün hiçbir şarkısını indirmeme kararı aldım. birazdan gidip satın alacağım, fiyatı önemli değil. her gün bir şarkı dinleyeceğim. önümdeki 10 günü heyecanla beklemekteyim.
müzikal olarak emre aydın 'ın diğer albümleriyle kıyaslandığında gerçekten çok başarılı bir albüm, sound olarak mükemmel. fakat bu aşk acısı muhabbeti bu albümde sanki eski albümlere kıyasla daha bir hafif olmuş; bu adamın bazı şarkıları gerçekten içimi acıtırdı, fakat bu albümde o hissi fazla alamadım. ya ben iyileştim, yada emre bu albümle beraber iyileşmiş, karamsar gözlüklerini çıkarmış gibi duruyor. herşeye rağmen kesinlikle dinlenmesi gereken bir albüm, bayinizden ısrarla isteyiniz.
albümü o kadar beğendim, emre aydın'ı da o kadar çok özlemişim ki hiçbir şarkıyı diğerinden ayıramıyorum. beklentilerimin üstünde bir albüm olmuş diyebiliyorum sadece. sözler diğer albümde olduğu gibi öne çıkıyor zaten, emre aydın'ın yorumcudan önce ne kadar iyi bir söz yazarı olduğunu gösteriyor. hüzün, yalnızlık, ayrılık ve buram buram geçmiş kokan bir albüm. unutmak neden bu kadar zor ki?
ilk dinleyişte dahi sağlam bir albüm imajı yaratmıştır yaratmasına da; bir "afilli yalnızlık" kadar insanı uykusundan uyandıran, "ve gülümse şimdi" gibi en sevdiği oyunun ortasında teneffüs ziline yakalanılan o ilk gençlik yıllarının telaşını hatırlatan, "belki bir gün özlersin" gibi sahici bir yaşanmışlık hissi uyandıran şarkılara muhtaç bünyelere ne şekilde yetebileceği merak konusudur. pek tabi emre aydın albümlerinin dinledikçe, söz ile müziğin o eşsiz uyumunun kulaklardaki pası yavaş yavaş temizlemesiyle zaman içinde güzelleştiği bir gerçektir. bu albümde de sözler yine müzikten ön plandadır kanımca. Son defa şarkısındaki şu sözler örneğin:
"Ne yapsam ne söylesem
O geç kalmışlık hissi
Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında."
Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği güzel bir albüm olmuştur bu da. kendisi ayrılık acısını yanısıtırken bizlerin de yüreğini dağlamıştır efenim. halet-i ruhiyeniz düzgün ve yerli yerindeyken bu albümü dinlemeniz bir dost tavsiyesidir * .