her gün göklerde şehitler için selaların yankılandığı şehir. alıştık nalet olsun ki alıştık artık bu selalara. bizi bu selalara alıştıranların allah belasını versin.
ulan şu şehir dışından okumaya gelip sürekli bok atanları da ben anlamıyorum o zaman farabi yap kardeşim okumak zorunda yaşamak zorunda değilsin ki.
neyse meselem o değil meselem trafik yoğunluğu. bu şehirde ne kadar kaza oluyorsa müsebbibi bayan sürücülerdir dikkat edin onlara. köşk sosyete civarına 18 den önce sakın uğramayın.
Küçükken en büyük isteğim kar görmekti. Ee tabi antalyada biraz zor bi durumdu. Hava birazcık soğumaya başladığı anda gece yatağıma geçince dua etmeye başlardım kar yağsın, yarın uyanınca her yer bembeyaz olsun diye. Tabi hiç olmazdı.
Arada dolu yağınca annemler bak bu kar diye beni kandırırdı. Dolulardan kar topu yapmaya çalışırdım.
Bu hazin çocukluktan sonra universite okumaya kayseri denen lanet şehre geldim. Yani bu sehir beni çocukluk hayallerimden ve isteklerimden bile bıktırdı.
şehrim, memleketim, ama bir türlü ısınamadığım çölden hallice, avm çöplüğü, yobaz halkı, rezalet işveren ve iş ortamı olan, trafiğinin içine edilmiş bir anadolu kenti.
meydan çevresinin tarihle iç içe olduğu, insanının kesinlikle birçok yönden çekilmez olduğu, soğuk ve klasik bir iç anadolu ilidir. gidilip görülesi midir? hayır