Son dönemlerinde tüm programlara eşi ipek acar ile çıkıp yapışık ikizler görüntüsü verip, bir de bu yetmezmiş gibi beraber söyledikleri şarkılar ve yüzlerindeki bitmez tebessümle sinir bozmaya başlamış, eski sanatçı dostlarıyla polemiğe girip kavga etmiş besteci ve şarkıcımızdır.
devamlı diş macunu reklamında gibi gereksiz gülücük atan sanatçı. böyle adile naşitin erkek versiyonu gibi tombul, gülümsemesi bol insan. bi türlü ısınamadım ama. çok itici geliyor. devamlı aşk, devamlı sevgi, devamlı kumsalda paçaları sıvayıp çıplak ayakla yürüyen gitarist modu öeeehhh getirmiştir artık. bazı şarkıları kült tadındadır kabul ama şiirli bir şarkısı vardı yeminlen kahır bela.
burada laf çok programında tek konuşan kişiydi.bahsettiği şeylerde telif hakları,hakkımı vermem,iskender paydaşın elinden nasıl tuttuğu,ne kadar büyük sanatçı olduğu.oysa şarkılarını severdik.bırak telif haklarından avukatın bahsetsin,bırak iskender paydaş bahsetsin elimden tuttu diye.şarkılarından bizi uzaklaştırmak niye demek istediğim şarkıcıdır.
şarkıları ne kadar alçakgönüllüyse, kendisi o kadar ''kendi işleri dışındaki her şeye gönülsüz'' olan müzisyen. gözlerinin hapsindeyim, hala her barda isteniyormuş, talep varmış bu şarkıya; oysa kimse gidip bir everyway that i can istemiyormuş. kendisinin bu geceki disko kralı'nda yaptığı eurovision yorumlarından biri buydu. bu iki şarkının tamamen farklı kulvarlarda, farklı yıllarda, farklı stratejilerle yarıştığını bizim bilmemiz değil, kendisinin bilmesi gerekiyor, diye düşündürmüştür.
çok içerlemiş, çok gönüllenmiş, çok kahırlanmış bir havası var bu abimizin. bir şeylere çok pis gönül koymuş. artık talihe miiii, yoksa birilerine miii bilemöörüm mademoiselle. ancak görüyorum yorum yorum yorum... hissediyorum yorum yorum yorum...
aklıma şarkılarından daha çok "telif hakkı, telif hakkı önemli; şarkımı çaldı, o da çaldı" cümleleriyle gelen insan.
insan fizy'den bile şarkı sildirir mi yahu?
ismini duyduğum anda içimden "gönül bahçesi" dediğim insan. çok otomatik gelişiyor. biri "kayahan" diyor, ben içerden "gönül bahçesi" diyorum. bir tuhaf!
sezen aksu sırf şarkıları okunsun, bilinsin diye nerdeyse bedavaya dağıtırken, değil bedeva parayla bile şarkılarını kimselere satmayan müzisyen. yıllar sonra kimse seni siklemeyek ve öyle unutulup gideceksin.
özellikle 90'lı yıllarda yaptığı aşk şarkıları inanılmaz güzel olan usta.
mesela saymaya kalksam eminim çok zamanımı alır farkındayım ama kısa bir özet yapacak olursak;
garip bir sanatçı kendisi. kızıyor ve şarkılarının icra edilmesini engelliyor sürekli. önce nilüfer'i engelledi, söyletmedi. şimdi fizy'den çekmiş şarkılarını. çok seviyor böyle iddialı şeyler yapmayı. gün gelir bu entry'i de sildirir bana. öyle haşır neşir.