2. Paylaşım Savaşı içinde, 1940 da of Smolensk bölgesinde Katyn ormanı denilen yerde yaklaşık 4 bin Polonyalı savaş tutsağı ( Asker, subay, polis, toprak sahibi, burjuva, profesör, doktor, mühendis, avukat, gizli servis elemanı, vb.) enselerine sıkılan kurşunlar ile öldürülmüş ve 12 katmanlı toplu mezarlar gömülmüştür. Bu olay tarihe Katyn Katliamı adıyla geçmiştir.
Aslında Katyn Katliamı , sadece Katyn de yapılan katliamın adı değildir. Batı Rusyada bulunan bir gurup savaş esiri kamplarında 3 Nisan - 19 Mayıs 1940 tarihleri arasında 47 günde yaklaşık 22 bin savaş tutsağının öldürülmesi olayının ortak adıdır. Yoğun olarak katliamın yapıldığı 3 kampta ( Kozelsk, 5,000 ; Ostashkov, 6,570; Starobelsk, 4,000 ) olmak üzere toplam 15,570 tutsak ve batı Beyazrusya ve Ukrayna dan ise 11 bin tutsak bu katliamın hedefi olmuştur.
5 Mart 1940da Lavrenty Beria ( NKDV gizli servis şefi ) nin , Joseph Stalin e yazdığı resmi belgede savaş tutsağı olan 25700 Polonyalı karşı devrimcinin kurşuna dizilmesi gereği bildirilmiş ve o tarihte ki the Sovyet Politburo üyelerince (Joseph Stalin, Vyacheslav Molotov, Lazar Kaganovich, Mikhail Kalinin, Kliment Voroshilov, Anastas Mikoyan ) ve Lavrenty Beria tarafından imzalanan bir emir ile işgal altındaki Ukrayna ve Beyazrusya da ki kamp ve hapishanelerde bulunan 25,700 Polonyalı " milliyetçi ve karşı devrimcinin " öldürülmesi emri verilmiştir.
1956 da KGB şefi Alexander Shelepin tarafından genel sekreter Nikita Khrushchev e verilen nottaki bilgiler de 21.257 öldürmenin dökümü kamplara göre ; Katyn- Starobelsk Camp-;3,820, Ostashkov Camp-6,311, diğer yerler 7,305 olarak verilmiştir.
Katyn de öldürülenlerin dökümü ; 1 amiral, 2 general,24 binbaşı, 79 yarbay, 258 albay, 654 yüzbaşı, 17 deniz yüzbaşı, 3,420 er, 7 tüccar, 3 toprak sahibi, 1 prens, 43 memur, 85 sivil, 131 göçmen, 20 profesör ( Stefan Kaczmarz da dahil ); 300 fizikçi; birkaç yüz avukat, mühendis, öğretmen ve 100 den fazla gazeteci , yazar ve de 200 pilot .
1990 da Mikhail Gorbachev NKDV nin Polonyalı savaş tutsaklarını Katyn de katlettiğini kabul etti ve bunun ötesinde Katyn gibi iki toplu mezar bölgesinin daha olduğunu; ( Mednoje ve Pyatikhatki ) açıkladı.
Katliam öncesi kısa tarihçe ;
1 Eylül 1939 da Almanlar Polonya ya saldırmıştı. Polonya ordusu yeniliyordu, erken davranan kızıl ordu 17 Eylül 1939 da Doğu Polonya yı işgal eder. Almanlar Mlotov-Ribbentrop anlaşması gereği işgale tavır alamaz. Kızıl Ordu fazla bir direnç görmeden 450 bin e yakın Polonyalı askeri esir alır. Tutsakların 250 binini hemen serbest bırakır, 125 bin esiri NKDV ye sevk eder. NKDV 42700 askeri hemen serbest bırakır, batı Polonyalı olan 43 bin askeri Almanları işgalinde olan batı Polonyaya sevk ederek Almanlara teslim eder. 19 Kasım 1939 tarihine kadar NKDV nin elinde yaklaşık40 bin Polonya lı Savaş Tutsağı kalır. Bunların yaklaşık dökümü, 8500 subay, 6500 polis memuru, 25000 er dir. NKDV bu savaş tutsaklarını Beyazrusya ve Ukrayna da ki esir kamplarına sevk eder.
By November 19, 1939, NKVD had about 40,000 Polish POWs: about 8,500 officers and warrant officers, 6,500 police officers and 25,000 soldiers and NCOs who were still being held as POWs.[12]
Katliamın Ortaya çıkışı ;
1941 Haziran ın da Almanya Sovyet Rusya ya girer. Sovyetler sürgündeki Polonya hükümeti ile Sikorski-Mayski antlaşmasını imzalar ve anlaşma gereği, Almanlara karşı birlikte savaşmak için bir Polonya ordusu kurulması görevi Polonyalı general Wtadyslaw Anders e verilir. Anders ordusunu kurarken Stalin ile yapılan bir toplantıda Polonyalı subaylar hakkında bilgi ister. Stalin Anders ve sürgün başbakan Wtadyslaw Sikorski ye sizi temin ederim ki tüm Polonyalı askerler serbest bırakıldı, anacak tümüne ulaşamamızın nedeni
onların izini Mançurya da kaybetmiş olmamızdır der.
Kaybolan tutsakların akıbeti Nisan 1943 e kadar bilinmez. Nisan 1943 de Alman Wehrmacht Katyn yakınında Keçi Tepesinde 4000 kişiyi aşan Polonyalı subaylara ait toplu mezarı bulur. Göbel bu keşfi Sovyetler ile Polonyalıların ve müttefiklerle birliğni zayıflatmak için çok değerli bir propaganda malzemesi olarak görür. 13 Nisan 1943 günü Berlin radyosundan Alman ordusunun Katyn de içinde 3000 Polonyalı subayın 12 kat üstüste gömülü olduğu, 28m x 16m boyutunda bir toplu mezar bulduğunu, bunun 1940 da Sovyetler tarafından yapılmış bir katliam olduğunu açıklar.
Almanlar bir Avrupa uzman komisyonu kurar, olay yerinde inceleme yapan komisyon raporunda ölüm tarihini 1939 olarak ve olayı da Sovyet katliamı olarak belirler. Savaştan sonra 12 uzmandan Çek ve Bulgar olanları dışındakiler , 1943 teki saptamalarının doğru olduğunu savunurlar.
Sovyetler ise Berlin Radyosu yayını üzerine, bölgeyi 1941 de işgal eden faşist Alman ordusunun, bölgede inşat işlerinde çalışmakta olan Polonyalı savaş tutsaklarını katlettiğini ileri sürerler. 29 Eylül 1943 de Almanlar Katyn dan geri çekilir. Göbels in günlüğünde ki 29 Eylül 1943 tarihli not “Bolşevikler şüphesiz, yakında bizim 12 bin Polonyalı subay vurduğumuzu 'bulur ... Sovyetler şüphesiz bulabilecekleri kadar çok toplu mezar bulmayı iş edinecekler ve sonra suçu bize atacaklardır. ' diye yazar.
1944 de Sovyet Adli Tıp Heyeti Katyn deki ölümlerin tarihini 1941 olarak belirler.
Savaştan Sonra ;
Savaştan sonra katliamdan kurtulanlar ortaya çıkar, ayrıca belgelerde gerek alman genel kurmayının Sovyetleri işgali sırasında el koyduğu gerekse kendi belgeleri. Bir çok kitap, fotoğraf, anı yayınlanır. Polonyalı ekonomi Profesörü Stanislaw Swianiewicz de katliamdan kurtulan 395 şanslı tutsaktan biridir.
Katliam Nurenberg mahkemelerinde de ele alınmıştır. Bu süreçte hem ingiltere hem de Amerika benzer tutumla müttefikleri Sovyetleri destekleyerek Katyn katliamından Alman yanın sorumlu olduğuna karar vermişlerdir.
1940 yılında dönemin sovyet gizli polisi tarafından, stalin'in emriyle 22.000 polonyalının başlarına tek kurşun sıkılarak öldürülmesiyle sonuçlanan olay.
Bu katliamda oldurulenler arasinda andrzej wajda nin babasi da var. Usta onun anisina (bkz: katyn)adli filmi cekti suan oscar'a aday.
yanlı yayın organlarının haberlerine ve düzmece belgelere inanarak, josef stalin'i temize çıkarma çabası beyhudedir. stalin, kelimenin tam anlamıyla bir faşisttir ve o'nun enternasyonalizme indirdiği darbeyi, deyme emperyalistler gerçekleştirememişlerdir. katyn ormanında 26 bin polonyalı savaş esiri, josef stalin'in emriyle, arkadan kafalarına sıkılan kurşunlarla öldürülmüş ve toplu mezarlara gömülmüşlerdir.
Lavrentiy Beria tarafından Josef Stalin'e yazılan ve polonyalı sivil-subay tüm esirlerin kurşuna dizilmesinin tavsiye edildiği 5 mart 1940 tarihli raporun orijinali, 1990 yılında, rusya'nın devlet arşivlerini açması sonucu ortaya çıkarılmış ve olaydaki sorumluluğun, dönemin devlet başkanları mihail gorbaçov tarafından kısmen, boris yeltsin tarafından da tümüyle sscb'de olduğu kabul edilmiştir.
rusya'da en yetkili ağızlar tarafından defalarca kabul edilmesine rağmen nedense ideolojisi uğruna bakar köre dönüşen stalinci mankafaların ısrarla görmezden geldiği, goebbels'in günlüklerine dayandırarak yalanlamaya çalıştığı katliam. neymiş olay yerinde alman silahları varmış, zihniyete gel. doğu cephesinde rus tanklarının içinde de amerikan malı motorlar vardı, orada da savaşan amerikalılar mıydı? (bkz: kafan çok güzelmiş canım güle güle kullan)
böyle bir katliam var, ve katliamı savaş sırasında almanların duyurmuş olması elbette bir propaganda manevrasıdır. yani nazi almanyası elbette ki ölenlere üzüldüğü için ya da insanlık olsun diye bu olayı dünyaya duyurmadı. aksine herhangi bir haklı sebebi olmadan işgal ettiği sovyetler birliği'ni uluslararası kamuoyunda barbar ve vahşi bir ülke olarak göstermek içindi. halbuki rusların barbar olduğu zaten bilinen bir şeydi, almanların böyle bir olayı tertip etmesi gerekmezdi, etmediler de. sadece bu keşfi führer'in kutsal davasına (aryan ırkına yaşam alanı açma) yardımcı olmak için bir anlamda işgali haklıymış gibi göstermek için ve daha sonraki yıllarda işgali planlanan sovyet nüfuzundaki ülkelere mesaj verme uğruna kullandılar. savaşın son yıllarında waffen ss mevcutlarının yabancı askerleri alman askerlerinden fazlaydı (bunların önemli bir kısmı doğu avrupalı), yalnızca bu bilgi bile sovyetlerin nüfuzu altındaki insanların yaşam standardını ve etkin propagandanın neler yapabileceğini kanıtlar.
katliam her ne gerekçeyle yapılırsa yapılsın katliamdır. yahudi polonyalılara, ruslara, fransızlara ya da almanlara farketmez. belgelerle ispatlanmış katliamların arkasında durmak beyhudedir.
bu katliam olmadı demek veya hafifletici laflar söylemek tam bir öküzlük örneğidir. batı'nın riyakarlığını ayrıca tartışırız. sanki batı ve emperyalizmin sikindeydi doğu avrupa ve doğu avrupalılar da karalama fırsatını kaçırmışlar.
sovyet yalaması türkiye komünistlerinin ısrarla inkara yeltendiği alçak katliamlardan biridir.
hitler yapınca katliam ama stalin yapınca aauuu! auu tabi ya dingil kardeşim benim! 2.dünya savaşında nazi ve sovyet işgaline maruz kalmış polonyalıların uğradığı en alçak katliamlardan biridir bu! marksistler inkar etsin ancak Sovyet arşivleri bu katliamı kanıtlıyor ve Ruslarda kabul ediyor.
4500 polonyalı subay Rusya sumoneks şehrinin yakınlarında katin ormanında kafalarına birer kurşun sıkılarak öldürülmüştür. Tabi Stalin bunu inkar etmiştir. 2 yıl sonra O zaman sürgünde olan Polonya hükumetinin başı olan general sikorski ile kremlinde buluşmuş ve kaybolan Polonyalı subayların listesini vermiş ve böyle bir katliamın yaşandığını reddetmiştir. ancak 1992 de sovyet rusyadan sonraki dönemin başkanı boris yeltsin, polonya başkanı leh valisa ya stalin tarafından imzalanan idam emrinin belgesini teslim etmiş ve katliam kanıtlanmıştır.
Hala gobels in nazilerin yalanı diye 50 yıl önceki kafayla savunma yapan sovyet uşakları artık gözünü açmalı. onların o anti-demokrat beyinleri gerçekleri inkar etmekten başka hiçbir işe yaramayacak.
Türkiye'nin komunizmi kendisinden uzak tuttuğu için ve batı dünyasına yakınlaşıp Batı dünyasının çirkin yüzünü her allah'ın günü gördüğü için Ülkem komunistlerinde KOmunist rejimler bir ütopya olarak nitelendirilir ve sapkın romantik bir hal alır. Hal böyle olunca Stalin'im emrini vermediği katliamdır. Stalin öyle bir adam mıdır ki 20000 i aşkın Polonyalı subay'ın katlinin emrini verir, Kırım Sürgününde Sürülen bütün Kırım nüfusu da 5 yaşında çocuktan 70 yaşında adama kadar zaten nazi işbirlikçisi, faşist emperyalizmin uşağı köpeklerdir 300 bini aşkın Tatar da bu yüzden sürgünde hakettikleri ölümü bulmuşlardır.
Hadi sovyet köpeklerinin şerefsizlikleri ortada, Keza Askerlik şerefinden nasibini almamış SS subaylarının da şerefsizlikleri ortada da ulan 20 bin tane subay askerleriyle birlikte teslim olur mu lan? 20 bin subay en azından 100 bin eli silah tutan asker demektir. 1939 kış savaşında 60 bin Fin askeri 600 binlik sovyet ordusunu durdurmuş ve ateşkese zorlamıştır. Ben demiyorum ki kış savaşındaki gibi yiğitlik göstersin askerleriniz, ama 100 bin tane askerin de silah bırakması bu subayların kendi kaderlerini düşmana emanet etmesi ve öldürülmesi de askerlik mesleğinin, Subaylığın ve kahramanlığın, ölüme meydan okumanın her millete göre olmadığının göstergesidir.
Bugün o 20 bin subay savaşarak ölseydi de Kış savaşındaki subaylara, erlere durduğumuz selamı, 1956 macar isyanında ölenlere durduğumuz selamı o subaylara da durabilseydik. Ama şuan sadece yazık olmuş, sovyetler her daim köpekti zaten diyerek geçiştiriyoruz.
rusların yaptığı katliamdır. almanlar yaptı demek cehalettir. 1991 yılında gorbaçov itiraf etti. cesetlerin üzerinde alman mermilerinin bulunması o dönemki rus silahları geri tepme yaptığı için 3-4 kişiden sonra eller uyuşuyor ve acıyordu. alman silahı geri tepme yapmadığı için parmaklar acımıyordu.
polonya'da büyük çoğunluğun sscb'den ve komünistlerden nefret etme sebeplerinden. suçu hala reich ordularına atmaya çalışan sosyalist solucanlar polonya'da cici komünizm, cici stalin gibi ötmeye başladığında kızıl beyincikleri için hiç iyi bir deneyim olmayacaktır.
sscb'nin polonya işgali sırasında 22 bin polonyalı subayı katletmesi olayıdır. bizim ılık götlü solcular kabul etmese de bizzat rusya böyle bir katliam gerçekleştirdiğini kabul etmiştir.
ameriga yapınca soykırım ama sscb yapınca devrim... işte solcu olmak budur.