vakti zamanında yaş 14-15 mahalledeki sergiden bir karpuz seçip eve geldim neyse o aralar sanki çok mühim bir mesele gibi karpuzdan iyi anladığımı söylerdim,işte iyisini anlarım dediğim karpuzu kesmek için bıçağı alıdım karpuza hamle yaptım veeee aman allahım o da ne (bende sonradan öğrendim ama bilenler bilir)karpuzun içi civciv gibi limon gibi sarı,hem vallahi hem billahi öyle,tabi evdeki büyük küçük kardeşelerin hepsi bastılar kahkahayı ama annem olaya müdahale edip karpuzun sarısınında olduğunu söyleyerek beni rahatlattı işte böyle karpuzun sarısıda varmış bir daha denk gelmedi ama tadıda çok çok güzeldi....
bir elma, bi muz gibi değil. bireyselcilikten uzak kollektif olmayı gerektiren bir meyvedir karpuz. plazalarda, kurumsal şirketlerde takım çalışmasını arttırmaya çalışan yöneticilere tek bi önerim var. beyaz ve siteril masalarınızın üzerine serin dünki gazeteyi. koyun ortaya karpuzu, ahşap saplı bıçakla yarın güzelce. hep beraber oturun yiyin. bundan daha iyi bir motivasyon aracı yeminle yok. *