-neyin var canın sıkkın gibi?
-anlatabileceğim bi şey değil.
-e anlat rahatlarsın belki.
-ruhsal dünyamın dış dünya ile sürekli çatışması beni beni içsel bir kaosa sürüklüyor.bu da depresif bir ruh hali yaşamama ve dünyevi hayattan kopmama neden oluyor.
-???? hımmm peki.ben seni yalnız bırakayım o zaman.
- sende ne buluyorum? inan ben de bilmiyorum, ama hala seninle beraberim!
* sen, bende kendini buluyorsun çünkü sen artık bana aitsin; ancak ben istersem çekip gidersin...
- aranızda iyi araba kullanan ve hız tutkunu olanlar bir adım öne çıksın.
+ ......allahım şöför olacagım.
- tamam al şu el arabasını bir ay boyunca şu taşları taşı..
+ ?!'3
Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
+ Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.
Vezir, Yavuz'dan cevap alacağı ümidiyle:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:
duyduğumda epey gülmüş olmama sebebiyet veren diyalogtur. iki minibüs şoförü arasında geçmektedir.(durakta) şoförler: a,b olsun
-a naberlan a.mcık (sesli bir şekilde güler ardından)
-b iyi sen nasılsın ?
-a iyi ne olsun çay söylesene iki tane....(gayet rahat ve ukalâ tavırlar)
-b bırak şimdi çayı sana bir şey soracağım amcık dedinde aklıma geldi...
-a söyle
-b baban ne yapıyor?
-a omgggg (kısa devre tepkileri)....
gayet wamp albenisi olan ve bunun sonuna kadar bilincinde olan ağzına sigaasını yerleştirmiş anncak ateşi olmayan ya da ateşi olup da egosunu okşatmak şov yapmak isteyen bir hatun kişisi oturmakta olduğu kafe bahçesi sandalyesinden hemen on beş santimetre arka tarafında sırt sırta başka sandalyede oturmakta olan yiğit anadolu gencinden ateşini almak için ses eder :
- afedersiniz!?!
aslan parçası tarihe geçecek cevabı yapıştırır:
- affetmem !...
yıllar evvel reha muhtar daha Show TV'deki Ateş Hattı programını sunarken, Prens Charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir.
Konuyu Diyanet işleri Başkanı ile tartışmaktadır:
Efenim Prens Charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar, peki ama öyle bir adamdan müsluman olur mu?
- Olur tabi neden olmasın?
+ Ama efenim nasıl olur?
- Reha bey siz müslüman misiniz?
+ Tabi müslümanım efendim.
- Siz namaz kılıyor musunuz?
+ Hayır.
- Oruç tutuyor musunuz?
+ Hayır.
- içki içiyor musunuz?
+ Evet der.
diyanet işleri başkanı kapağı koyar.
-Eee sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur
hede-olm sen o yollardan giderken biz geliyoduk lan. auhuaha
hödö-şeyy öhmm.
karizmatik abi-senin geldiğin yolların asfaltını biz döktük koçum.
ayar veren abi-amele olduğunu her zaman belli ediyorsun.
Rahmetli Baris MANCO, Fransa'da bir televizyon programına katılır. Herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik Avrupalı edası ile:
'Siz Türkler barbarsınız' muhabbetine girer.
Bunun üzerine Barış Manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar.
Sunucu, cebinden bir kaç banknot çıkartıp Barış Manço'ya uzatır:
B.M.: Simdi bu paranın üzerindeki kim?
Sunucu : General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır, vs.
B.M : Peki bu?
Sunucu : Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.
Bunun üzerine Barış Manco cebinden bir kaç banknot çıkarır ve
üzerindekileri teker teker anlatır:
B.M.: Bu Mevlana Celaleddini Rumı; ünlu bir Türk düşünürüdür.
Bu Halit Refik KARAY; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır.
Bu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusudur.
Sessizliğin üzerine sunucuya bakarak söyle der.
- izin verin arda'yla yarım saat konuşayım ikna ederim fenerli olması için.
+ başkanım dikkat edin arda sizi 15 dakikada galatasaraylı olmanız için ikna etmesin.
- ...