sultan alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
"300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor" der.
alparslan umursamaz bir tavırla önüne bakarak şöyle der:
ingiliz kralı 8. Edward istanbul'a Atatük'ü ziyarete geldigi zaman,
Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce,
-"Bana ingiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur,
onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !... dedi.
Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan ögrenerek sofrayı o
şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini
kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:
- "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi ingiltere'de
zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk
garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak,
elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de
halılara dagıldı.
Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Gayet rahat bir uslüp ile Kral'a:
- "Bu millete her şeyi ögrettim, fakat uşaklıgı ögretemedim!"
dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular.
Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi.
bu cevapların bazıları hiç karizmatik değil, hatta kendini beğenmişlik olabilir. empati yapmayı bilmiyorsan ve öğrenmek için bir şeyler sarfeden bir insanı aşağılamaya, ona laf sokmaya çalışıyorsan, üstüne üstlük ben laf soktum, karizmatik cevap verdim diye böbürleniyorsan ve hatta bunu sözlükte karizmatik cevap diye anlatıyorsan, maalesef bu karizmatik cevap değil, eziklik ve kendini beğenmişliktir.
kurtlar vadisi ırak taki kel amerikalı:beni tanrı adalet için gönderdi.ben tanrının çocuğuyum.
polat alemdar:benim senin gibi bir çocuğum yok!! *
ardından otelden çıkışta..
memati:ne dedi usta?
polat:tanrı nın çocuğuymuş memati..
memati:o..... çocuğu.
sayın bakana sorulur
-saygı değer bakanım doların yükselişini neye bağlıyorsunuz?
+kardeşim ben size her gün dolarla ilgili yorum yapmak zorunda mıyım
-hönk
kendisinden iş isteyen kadınlara Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun verdiği cevap
-evdeki işler yetmiyor mu?
+Hahaha hihihihi
(bkz: ironi)
Adam kızın oturduğu masaya yaklaşır yanındaki boş sandalyeyi tutar ve dil sürçmek suretiyle ,
-Boş musunuz ?
-Hayır arkayı beşledik görmüyon mu
-Ben sandalye için sormuştum
-Ben sizi yanlız bırakayım o zaman
Daha önce tanışmış mıydık yavrum
-Sanmam hayvanat bahçesine gitmeyi sevmem
(bkz: dumur)