bugün ankara izmir uçuşunda mahsur kaldığım uçuştur. 19.15 uçuşuna 25 dk rötarlı şekilde alınmamızı takiben yolculuk normal başlar gibi yaptı daha sonra ben malta uçuşunda olduğu gibi vurdum kafayı uyudum. 1.5 saat sonra uyandım hala pist kenarındayız ve ankaradayız. yine uyudum uyandım aynı yerdeyim simülasyonumun bana oynamaktan sıkılmadığı bir oyunu. sonra uçak teknik bir sebeple henüz kalkış gerçekleştiremediğini belirterek turkish technic apronuna çekti. pilotun mikrofon arızası gelişmiş, bu tamir edildi, bunu takiben uçuş kontrollerinin hepsinin en baştan yapılması gerekti, kumanya, yeniden yakıt ikmali yapıldı. bu arada cahillikte premium plus çaba içinde olan azgın, kızgın ve mızgın yolcular "kaptan çıksın gelsin konuşalım yalan söylemesin", "yalancısınız burda hepimizin zamanını harcıyosunuz", "neden yakıt ikmali yapılıyor neden yakıt ikmali için itfaiye gelmek zorunda?" gibi tek bir zeka parıltısı içermeyen bir sürü soru ve yorumda bulundu bağıra çağıra. nihayet sağ salim varabildik fakat günün sonunda ajet pişmanlıktı bunu bir daha görmüş olduk.
son yılların en aksi en ters gününü geçiriyorum aq. önce italya hava sahası kapandı ve 4 saat rötar, sonra takip uçuşunu kaçırma, indiğinde telefonunun vestel telefon satabilsin diye getirilen bir kanun yüzünden kapatıldığını fark etme, takip uçuşuyla alakalı thynin hiçbir sik yapmaması ve bilet için 5k daha harcama, üstüne lounge girişindeki çok bilmiş gözlüklü kahpetorla güreş. en son ölüm haberi almadım bi o kaldı dedim onu da aldım arkadaşımın teyzesi ölmüş. rabbim sabır bismillah ya
bir başınalık kavramıyla sıkça karıştırılan kavramdır. yalnızlık, birinin varlığıyla dolamamak/bütünlenememekken, bir başınalık birinin varlığının ol(a)mamasıdır. kişi bu aradaki ayrımı yalnızca ikinciyi deneyimlediğinde idrak edebilir.
doğduğum, büyüdüğüm ve aşık olduğum şehirdi. 50+ ülkede yüzlerce şehir görüp her seferinde "dünyanın en güzel şehrinde doğup büyümüşüm ne şanslıyım" dedim. lakin şu an geldiği noktadan iğreniyorum. benim aşık olduğum izmire tecavüz ettiler, içinden geçtiler. işin kötü yanı böyle bir coğrafyada büyüyüp insanın kendini bulabildiği başka yer yok denecek kadar az. ziyadesiyle üzücü ve rezalet. izmirin göz bebeği, merkezi alsancak nerdeyse 1 senedir kazı halinde, köstebek yuvası gibi. antalyadaki özel havuzlu villaya 1800 lira su faturası gelirken izmirdeki havuzsuz normal bahçe dahi sulanmayan eve 1500 lira su faturası geliyor. el birliğiyle içine ettiniz şehrin. foça, çeşme, seferihisar, urla hepsinin alllllnına koydular, son kalan kurtarılacak alan karaburun yarımadası kaldı. orayı da dansöz gibi oynatırlarsa ellerinde, canım izmirimin selasını da okutsunlar.
2000-2015 arası çok güzel yapıldı, çok başarılı sanatçılar çıktı, birçoğu da heba oldu. sago, ceza, kayra, fuat, fuchs, nefret, sansar, cashflow, mode xl gibi adamları hala dinlediğimde evde gibi hissetmeme sebep olur. şu an ortam bunlardan çok uzakta ve alakasız olsa da denge gelecektir.
eğer avrupanın amerikanın ortalama ve vasat kategori markalarına bakılarak bu yorum yapılıyorsa doğrudur. 10 15 dolarlık columbia gömlekler trde 100 dolar, 80-100 eurluk helly hensen montlar trde 300-500 eur arası fakat bir yandan hızlı üretim konfeksiyon ürünlerinde ciddi bir ucuzluk var. lcw, trenyol milla, defacto, koton, mudo vs gibi yerlerden alışveriş yapmak ziyadesiyle ucuz olduğu gibi terzi işleri de burada hayli ucuz. takım diktiriyorum ki iskoç stili bir takım öyle düz damatlık gibi değil 200 eur. bugün ne avrupa ne amerikada 200 eur a özel üretim takım falan diktiremezsiniz anca belki tayland vietnamda falan.
formu fena olmasa da geçtiğimiz senelere göre düşüşte. yanındaki yarma oğlu yarma 94 model manuel direksiyon konyalı toros dünya kupası sonrası iyice rezil halde ne koşabiliyor ne defans yapabiliyor ne sağa sola hareket edebiliyor. bu sene gsnin küme düşmesini biraz da olsa engelleyebilecek bi diğer isim.
senelerdir bir gram ilerleyip gelişemeyen saksı. bugünkü maçta da gördüğümüz üzere barış alper abisini çok güzel örnek almış. çektiği şut rus radarları tarafından karadenizde görüntülenmiş ama böyle bi kalasın ayağından çıktığı için dikkate almamışlar. böyle devam et aslanım sonun ayhan kardeşlerden beter.
gerek tff, gerek yöneticileri, gerek teknik kadrosu, gerekse de oyuncuları tarafından hak edilmeyen kulüp. 4. şampiyonluğu alıp şu an geldiği hal içler acısı. bu sene ligden de şampiyonlar liginden de çekilsinler ne bok yiyolarsa yesinler. bugünkü maçta yeni olan birkaç hakem ve çorum fk dışında hiçbir şey yoktu. oyuncular formdan düşmüş, yarısının umrunda değil, uğurcan pota olmuş. izleyip takip edenlere allah sabır versin ben 21/22 sezonu moduma dönüyorum.
basit bi adamım ne gave varsa onu içerim. kendim yapıyosam veya sipariş veriyosam sütlü gave tercih ederim. bizim karı yapıyosa ki yüzde 95 sade yapıyodur, sade içerim.
bölücü sempatizanı ve akışkan siyasi görüşlüdür. söz yazarlığı iyidir, sesi de kötü sayılmaz fakat sanatçının işi kimliğinden ayrılamaz. sevenine afiyet olsun.
er ya da hanım kişinin umutsuzluğa kapılarak bulunduğu serzeniştir.
hep dediğim "ulan ben ya evdeyim, okuyorum yazıyorum çiziyorum bana uygun olan kişi de böyle yapıyordur biz nasıl denk geliriz" lafına çatank diye evinden bulmasın mı bi mesajla. bazen oluyo işte açıklaması mümkün değil.
maksimum 2-3 gün ayırıp hızlı bir şekilde farklı şehirlere geçilmesi gereken şehir. çok keyifli, güzel bölgeleri olması sizi kandırmasın kalabalıktan insan hiçbir şey yapamıyor.
henüz görme imkanım olmadı ama sanıyorum uzak doğu'nun en gelişmiş ülkesi çin'dir. japonya'daki 5. günüme girmek üzereyim, burası çok gelişmiş bir yer olmakla birlikte düzen ve kaos'un aynı anda yaşandığı acayip bir yer. sosyal medyada veya filmlerde görülen kültür fetişizminin gerçekle bağı ne yazık ki yok. başta ufak bir heyecanlandırsa da çok hızlı bir şekilde japonya gerçekleriyle insan yüzleşiyor, o toz pembe hayaller suya düşüyor.
teknoloji çok ucuz ve bu sene sonuna kadar hala kasada tax free veriyorlar, çok büyük bir avantaj. teknoloji, lüks giyim ve mücevherat/saat alımı için kesinlikle gelinebilir, uçak ve otel parası fazlasıyla çıkacaktır.