- hamamda dikkat ettim gene boş dolaşıyorsun,
+ evet, oğlum ben kaç yıldır silah taşımıyorum, bilmiyor musun?
- su uyur, düşman uyumaz
+ uyumuyorlar zaten, hepsi mezarda
küçük şehirde yaşamakta olan aby ve birkaç arkadaşı şehrin en kalabalık kafelerinden birinde oturmaktadırlar. kafe, gençlerin en çok rabet ettiği mekanlardan birisi olup bahsi geçen günde aşırı kalabalıktır. ortamdaki arkadaşlardan birisi de alabildiğine piç ve acımasız bir şahsiyettir. *
neyse efenim derken içeriye taş bir hatun girer. herkesin gözü hatunda. havalı mı havalı ciks mi ciks anam bi görseniz... vuuu... tabi kalabalıktan oturacak yer bulamaz. tek boş sandalye de bizim piçin karşısındadır. hanım kızımız elinde nargile olan piç arkadaşa yaklaşarak sorar
okan bayülgen: başkalarıyla polemiğe girmemek rock müziğin doğasıyla mı alakalıdır?
şebnem ferah: olabilir... ama bu kişinin kendi kişisel tercihi de olabilir. bir şeylerle uğraşıyorsanız, ona vakit ayırıyorsanız başkalarıyla polemiğe girecek vakit kalmaz zaten.
eskiden hoslanilmis ve bunu bilen bir delikanli vardir. ve bu delikanli kendini yakisikli unlu isimlerle karsilatirmaya bayilir. her zaman hatun kisiden istedigi cevabi alan delikanlimiz son denemesinde ters koseye yatmistir dumur olmustur. hatun kisimizin de o sirada baska bir iliskisi vardir sevgilisinin adi da erkek kisi olsun.
delikanli : teoman mi ben mi eki eki??
hatun kisi : erkek kisi... (ic ses puhahahahaha)
delikanli : honk!!@#$%^&* himm peki...
yabancı dizinin birinde geçen diyalog. bi hatun ablamız yakışıklı abimize deli gibi aşıktır. abimizde aynı iş yerinde çalışan ablamıza yüz vermemektedir.
abla: seni bugün hiç görmedim?
abimiz: çünkü seni görmek istemedim. **
Osma Yüksel'in milletvekili olduğu yıllardır. Birgün meclis kürsüsünde kendisine laf atan vekillere dayanamaz ve:
-"Bu meclistekilerin yarısı eşektir!" der ve iner kürsüden.
Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister. Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve zekasını gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:
türkiye- ingiltere maçı 0-0 bitmiştir maç sonunda muhabirler* o zamanlar türkiye'de çok popüler olan ilhan mansız'la beckham'ı bir araya getirip röportaj yapmak isterler.
rüyalar kralı dream miğferini bulmak için cehenneme gelmiş, adil bir düelloda yendiği bir cehennem prensinden de miğferini geri almıştır. bundan sonrası spoiler çünkü çizgiromanın en etkileyici yeridir kanımca.
dream: size teşekkür ederim, cehennemin krallarının ne kadar şerefli olduğunu hep hatırlıycam.
lucifer: şerefli mi? çevrene bir bak morpheus *. cehennemin tüm lordları etrafında, gitmene neden izin verelim ki. miğferli ya da miğfersiz, senin burda hiç gücün yok. hayallerin cehennemde ne gücü olabilir ki?
dream: hayallerin burda hiç gücü yok mu? söyle bana lucifer, sabah yıldızı, hepiniz kendinize sorun *. eğer burada hapsedilenler cenneti hayal edemeselerdi cehennemin gücü olabilir miydi?
dream tek kelime daha etmeden yoluna devam eder, kimse onu durdurmaya cesaret edemez.
Soru soran zatı etkileyen cevaplardır. Lâkin insan dilini ne kadar iyi biliyorsa * kelimeleri zaten karizmatikdir. illa ki gandalf gibi vurgulamaya gerek yoktur.
+ pardon biraz sesini kısabilir misiniz?
- neden?
+ rahatsız ediyo, sonucta otobus kamusal bir mekan ve rahatsız oldugum bir seyi kapatmanızı istemek anayasal hakkım.(anayasal demedi gerçi)
- hm, ben de sizin mor pantolon, mor ayakkabı, mor t-shirt ve lamborghini sarısı çantanızdan inanılmaz tiksindim. eminim su anda birçok kişi de benim gibi düşünüyordur. ben bir şey diyor muyum? ( ben sana soyun diyor muyum demek vardı ahhh)
+ !!
- ..