ulu önder atatürk yurt dışından gelen misafirlerine bir resepsiyon verir. her şey son derece özenle hazırlanmış ve titiz bir servis yapılmaktadır bir ara servis yapan garsonun ayağı yerdeki halıya takılır ve elindeki tepsiyle birlikte yere düşer ve yemekler yere saçılır. herkes özellikle de konuklar garsona kızacak diye beklerken, ulu önder atatürk şöyle bir cevap verir milletim herşeyi bilir ama uşaklık yapmasını bilmezler.
olay ben ve yaşlı bir amca arasında yaşanmıştır. bekay kişisi ile ykm'nin yeri aranıyordur.
ben-hocam, pardon ykm nerede?
yaşlı amca-* geldiğin yerde.
ben,bekay-heeee..!
milletin ayakkabısını boyamak için sırtında ekmek teknesi ile dolaşan çocuk yanımıza gelir ve.
-abi bi boyayayım be okul masrafları için abi
-yok saol abicim
-abi bi fırça atsaydık be
-yok dedikya oğlum işin yokmu senin
-benim işim bu abi.
5 metre yüksekliğinde ki sundurmaya çıkılması suretiyle kar temizlenecektir lakin iş bu bunye hem yukseklik korkusu olduğu hem de kaytarmanın yollarını aramak için;
anarche: komutanım benim yükseklik korkum var çıkamam ben.
komutan: herkesin yükseklik korkusu vardır.
anarche: hasss..