Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre âlevdir bu karanfil,
Rûhum acısından bunu bildi!
Düştükçe, vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler,
Gönlüm ona pervâne kesildi...
orhan veli abimizin, bu kaygısız sanat kaygısına ayar verdiği şiir iş bu başlığın ilk sayfasında yazılmış olup, daha önce dikkat etmemiş yazarların dikkatine sunulur.
tamam, sanatta sosyal konular falan. ama bu şiire dokunmasaymış keşke orhan abi. ne dediğine haksız diyebiliyor insan, ne de bu şiirin tadına doyası bakabiliyor.
Bir Hristiyan efsanesine göre, karanfiller, Hazreti isa’yı haçı taşırken izleyen annesi Bakire Meryem’in döktüğü gözyaşlarından gelişmişlerdir. Onların ana sevgisiyle ilişkilendirilmeleri bu yüzdendir.
uzay heparı sonsuzanın, özel bir durumda olan, ve yeniden yorumlanmamış olan küçüğüm parçası dışında, zannımca en iyi yorumlanmış ve düzenlenmiş olan parçası. unutamam ile, dinleyenlerin kalbini fethetmiş mustafa ceceli tarafından öldürücü yorumlanmıştır zannımca. rahmetli uzay heparı ya yapılan bu tribute albümünün en iyi işlerinden birisidir.
Hakkınız var, güzel değildir ihtimal
Mübalâğa sanatı kadar.
Varşova'da ölmesi on bin kişinin
Ve benzememesi
Bir motorlu kıtanın bir karanfile,
«Yârin dudağından getirilmiş».
bin dokuz yüz kırk üçde biri öldü
boynu değil, bir karanfilin sapıydı, yana düştü
düşünce öldü
bir ölülük sindi ellerime
bir ölülük bana sindi
ona sergimde her zaman bir yer ayırırım
kimseler bilmez
ben işte gizli gizli onu sularım
karanlık bir karanfilliği
yoklukta bir karanfilliği
o gün bugündür bütün çiçekler
karanfildir benim için. *