şevval sam'ın büyüleyen albümü.
sound ve enstrumental özellikleri, vokalleri, parça seçimleri...
ilk defa böylesine beğenerek dinlediğim karadeniz temalı bir albüm. secret garden bu kadar dinginleştiremedi, sakinleştiremedi, rahatlatamadı.
yan etkilerinden biri ise duygu yoğunluğu. gözlerini çanak gibi dolabiliyor. artık kaçıncı parçada düşer ilk damla bilinmez, bünyeye göre farklılıklar gösterebilir.
uzun süredir aldığım en sağlam albümlerden biridir. albümü açtığınızda öncelikle karşınıza kazım koyuncu ve kamran usluer' in iki fotoğrafı çıkmaktadır, altında "kaybettiğimiz tüm dostlara, en çok da kazım' a" yazısı işliğinde. ardından dinlemek için cd' yi yerleştirdiğinizde parçaların derinlerine dalmaya başlarsınız. aytekin ataş, yılmaz yeşilyurt, kemal sahir gürel, cengiz onural, sunay özgür, fuat saka, erkan oğur ve kazım koyuncu imzalı düzenlemeler ve şevval sam' ın güzel mi güzel yorumları ile karadeniz kıyılarından, yaylalarına kadar bir yolculuktur cd çalarda dönen. kulaklarda değil zihinlerde de bir rahatlama söz konusudur. kederlenmek için de, coşup eğlenmek için de elinizin hemen altında sağlam bir çalışma bulunmaktadır artık.
dip not: düzenlemeler kadar müzisyen kadrosu da sağlamdır. bahsetmek gerekecek elbet. buyrunuz;
kendisine karadeniz denmesinin sebebi 30 metreden sonra zifiri karanlığın başlamasıdır.
en güzel gökhan birben anlatmıştır.
karadeniz karasun daha kararmiyasun
ayurdun sevenleri senda duramiyasun.
bir Burhan öçal ve enver izmailov albümü. perküsyonu gerçekten sevmiyorsanız, albümden kaçın. dinlerken son nefesinizi vermeniz olası. ama perküsyon seviyorsanız da tam size göre tabii.
karadeniz turunda yeşilden tiksinmeme sebebiyet vermiş mükemmel bölgemizdir. toprağı özleyen anadolu çocuğu ben yeşillikleri uzun süre kazıdıktan sonra kahverengiye ulaşmışımdır.
dağa çıkıyorsun yeşil, şehre iniyorsun yeşil, denize giriyorsun her yer yosun tutmuş yeşil, yaw yiter ya dediğimiz dakikalarda gökyüzü bile artık yeşil gelmeye başlamıştır. çünkü gözlerimiz artık yeşil görmekten helak olmuştur.