--spoiler--
Gerçek şu ki, biliyoruz ama bilmiyoruz. Ölüm hakkında bir şeyler
biliyoruz, akıl yoluyla gerçekleri kavrıyoruz, ama, aklımızın bizi başa
çıkamayacağımız dozda kaygıdan koruyan bilinçdışı bölümü, ölümün
çağrıştırdığı dehşeti ayırıp safdışı bırakıyor. Bu ayırma işlemi
bilinçdışı,
gözle görülmeyen bir şey, ama yadsıma mekanizmasının bozulup
ölüm korkusunun olanca gücüyle ortaya çıktığı nadir durumlarda,
onun varlığına inanabiliyoruz. Bu çok seyrek, bazen yaşam boyunca
yalnızca bir ya da iki kez olabilir. Kimi zaman uyanık durumda, bazen
ölüme kıl payı yaklaşmanın ardından, ya da sevilen bir kimse öldüğü
zaman olur bu; ama ölüm korkusu daha yaygın olarak karabasanlarda
yüzeye çıkar...
Karabasan, amacına ulaşamamış bir düştür; kaygıyı --denetlemeyerek--
uykunun bekçisi rolünde başarısız olmuş bir düş. Karabasanlar
görünür içerikleri bakımından farklı da olsalar her karabasanın
temelindeki
süreç aynıdır: işlenmemiş ölüm korkusu muhafızlarından kurtulup
bilince fırlamıştır.
--spoiler-- *
Karabasan : vücudun gece kendini kilitlemesidir. siz gece korktuktan sonra vücut kendi kilidini hızlıca açamaz ve hareket edemezsiniz. bu olaya da ''karabasan'' denir.
gelmez gelmez, evdeki herkes ya fuara ya da iş gezisine çıkınca gelir. biraz da benim mallığım, sırt üstü yatarak, abi gel buyur, mal senin dedim bi yerde, o da saolsun davetimi kırmadı, gece 4 gibi icabet etti. yalnız sitil değiştirmiş gördüm, pardesüler, maskeler felan illüminatinin şeref konuğu olarak bir yere felan mı katılmış ne.
bir de gelirken insan bi haber verir, gelip depeme dikilmen hiç olmadı karanlıkta. yani yabancı zannedim kalbini kırabilirdim. gerçi üzerimdeki o yükle sadece gözlerimi hareket ettirebiliyordum ya neyse. bi kaç kelam edeyim dedim ama o da ne, ben, istediğim zaman konuşan ben, iki dudağımı açıp bi abi hoşgeldin bile diyemedim. kusura kalma beyim. yalnız hareket edince girişeceğimi anlayıp arkaya doğru nasıl sıvıştın. elbet bi gün denk getiririm. ha bu arada korktuysam yüzüme tükürsünler.
bana gelmeden önce kulak çınlaması ile kendini belli ediyor ve sürekli konuşmalar duyuyorum. en son dün gece yaşadım bu olayı ve geleceğini anlayarak kalkıp mutfaktan bir bıçak alarak yatağımın altına koydum.
öyle çok korkutucu değildir. 28 yaşına geldim hala yaşıyorum.
tek ve en büyük sıkıntısı yalnızken başınıza gelmesidir. bundan uyandığınızda sakinleştirecek bir insan arıyorsunuz, çocukluğunuza dönüyosunuz belki de.
ve eğer uyandığınızda yalnızsanız, o uykulu kafayla bile olsa bir keder kaplıyor. evden uzaksanız falan pek iyi bişey değil. o yüzden allah göstermesin, yoksa korkulacak şey değil, alıştım.
doğu illerinde kışın görmemenin imkansız olduğu yaratık şeysi. zira her yer karla kaplıyken kara basmayanı görmek zordur. http://inciswf.com/gulmeyenococ.swf
şu aralar yokluğunda kendimi garip hissettiğim, birşeylerin yolunda olmadığının habercisi canovar. öyle cisimani birşey değil tabii ki de hareket ettirmiyor orospu çocuğu. ya bir allahın kulu desin ki bundan böyle kurtulunuyor arkadaş.
önceki gece yediğiniz yemekten dolayı hazımsızlık yada REM uykusu sırasında uyanmanızdan göz kasları hariç anlık uyku felci- kas tutulması sonucu halk arasında '' Karabasan '' olarak geçen mevzu.
inanmayana niye basmaz bilmem. geliyo serefsiz garip garip sesler her yerimi uyusturup gidiyor.
uzun zamandir yoktu. cok gelincede alisiyorsunuz arada kufur ettigimde oluyor * saka degil bunlar.
sinirlenince kulaklara daliyor bide o an dua edilmeli anca Oyle gidiyor.
inançlı biri değilim. Ama az önce uykudan uyanmama sebep olan şey tam da bu anlatılan gibiydi işte. üzerimde bir şey vardı arkamdan bana uzanan ve kollarıyla belden üstü resmen üzerimdeydi uyanmaya çalıştığımda. Somut olarak hissettim gözlerimi açabildiğimde ve tuttum bariz kollarını. karşımda arkadaşım yatıyordu hemen ucumda aynı koltukta. ofiste kalıyoruz uç uca yattık.
ona bağırmaya çalıştım, özer diye seslendim birkaç kez ama olmadı. tuttum resmen kolundan o üzerimdeki ağırlık her neyse ve çektim, mücadele ettim resmen. gözlerimden yaş gelmeye başladı ve bir anda gitti bağırarak uyandım. arkadaşım da uyandı.
şimdi işin ilginç yanına geliyorum birebir kopyalıyorum yazışmaları. 2 farklı arkadaşım rüyasında beni görmüş ve biri aynı şekilde uyanarak.
bu ilk arkadaşım. + lar benim yazdıklarım.
+ya ananı sikim abi karabasanla uyandım yaa
-ohaaa
-ulan
-10 dakika önce
-aynı şekilde uyandım
-ve seni gördüm rüyamda
-anasını sikiim tüylerim diken diken şu an
-elinde deodorant sprey gibi bişi
-üstüme üstüme sıkıyosun şakalaşıyoruz
+taşak geçme amk ananı sikim diye bir uyanışım var özer de uyandı amk
06:40
-olm kuran çarpsın taşak geçmiyorum
-neyse abi
-elim kolum ağırlaştı zınk diye uyandım
-sora hemen uyudum bidaha
-bu sefer anamı sikti uyanamadım cebelleştem cebelleştim
-ama 2.de sen yoktun
bu da ikinci arkadaşım
-Hacım rüyamda seni gördüm.izmire gidip orada baba mesleğini devam ettireceğim falan diyosun.e neymiş baba mesleğin diyom,rahat ol karşim çok yakında herkes anlıcak diyon.
+abi şaka mısınız ya ?
+Lan 15 dakika önce karabasan yzünden uyandım
+kendime zor geldim nete gitdim
+online bir arakdaşı gördüm
-Çok dalyarak rüyalar görüyorum.
+rüyasında beni görmüş 10 dakika önce aynı şekilde uyanmış
gözlemlerime göre zamanla etkisini artırıyor bu zımbırtı. kımıldayıp konuşamazdık eyvallah da şimdi bir de rüyada felç olma durumu çıktı başımıza. baya baya felç. misal dün gece rüyada camdan dışarıya bakarken uyuşmaya başlıyorum, sendeleyip düşmemek için perdeye tutunmaya çalışırken ulan boylu boyunca yere yuvarlanıyorum, ellerim açılmıyor, kafayı kaldıramıyorum. orospu çocuğunun ayaklarını görebiliyorum sade. yüzüne bakabilsem tükürecem.
siyah değil aksine kırmızıdır. şekli de geniş omuzlu ela gözlü kısa simsiyah saçlı esmer bir erkektir. upuzun boyu, iriyarı bir gövdesi vardır. elleri kısa ve tombul, sesi de kalındır. dişleri kocaman kocamandır. ağzı da büyüktür. bakışları, sanki bir suç işlemişiz de ifşa etmiş gibidir.