artık bu duruma aşina bir bünye olarak şunu söyleyeyim. sinirle, stresle pek alakası yoktur. tamamiyle nefes alamamakla ilgilidir. sırtüstü yatınca gelir. kimileri uyuyamaz bu şekilde*. en iyi önlem budur. uzunluğu ve kısalığı da buna bağlıdır. eğer o sırada yatakta dönerseniz veya pozisyon değiştirirseniz gider. ve uyandıktan sonra o bikaç saniye içinde mutlaka pozisyon değiştirilmelidir. dua etmek pek işe yaramaz. ama ediniz. karabasan esnasında zihnimizin oyunları gerçekten ürkütücü olabilir. ne kadar alışık bile olsanız yıllardır muzdarip olduğunuz bu sorun sizi hala korkutabilir. bilinçaltındaki en garip korkularımızla yüzleşebiliriz. pek sık karşılaşmayanları etkileyebilir baya.
ellerinizin ve kollarınızın sanki bişi tarafından tutulduğunu hissettiğiniz, uyumadığınızı bildiğiniz, uyanmak istediğiniz ama yapamadığınız ağzınızdan bir tek sözcüğün bile çıkmayı başaramadığı kötü hadise.
gündüz bana uğrayan ve uykuda mı uyanık mı olduğunuzun anlaşılmadığı, ağzınızdan hiç bir şekilde anlamsız ses yığını dahi çıkaramadığınız, aynı anda kollarınızın ve bacaklarınızın bağlandığı korkutan çok çok korkutan hadise. sevdiğin insan şeklinde görünür ve "pis" iken gelirmiş genelde. nedense aklıma hep şunu getirir;
(bkz: enter sandman)
basit uykudan rem uykusuna geçerken vücudun zararlı hareket yapmasını engellemek için, vücutta beyin tarafından oluşturulmuş felç hali. bi süre sonra beyin vücudu tekrar açar. *
uyku ile uyumama hali arasında gerçekleşen. üstünüze bir sumo güreşcisinin oturduğunu hissettiğiniz. kafanızı oynatamadığınız ve ağzınızı dahi açamadığınız olaydır. değişik inanışlar vardır. bazıları cin gibi tanımını yapamadığımız bir varlıktan bahsederken bazıları sadece bilinçaltı olarak yorumlar. ben şahsım olarak böyle bir karabasan vakasına uğrarsam içimden bütün bildiğim duaları okuyorum. faydası da olduğunu gördüm.*