gece 2de eve donerken arkadasa hava cok guzel ben yurucem siz arabayala gidin dedim.. yururken de icimden havanin bu kadar yumusak olmasina sasirdim.. elimde bi bardak sicak sarap yollarda yururken "lan dedim kar da yagmadi bu sene bu sehre"
aradan 3 saat gecti.. tam yaticaktim.. baktim bisi yagiyo.. ne yagmur kadar gurultulu ne cami islaticak kadar belirgin.. cami actim.. bi baktim havadan pamuk yagiyo.. bildigin pamuk yagiyo.. bi bucuk saattir kari izliyorum.. yavas yavas yerlerin beyazlasmasini.. babamla annem uyumadan once donusumlu olarak kitap okurlardi bana her gece..
pamuklu pijamalarimi giyer babamlarin benim icin kaloriferde isittigi yastiga basimi koyar gozlerimi kapardim.. sonra bazen stormy hindistana giderdi bazen pal sokaginda cocuklar dovusurdu bazen toprak yeserirdi.. ben de uyuyakalirdim.. o zamanlar farkinda olmadigim bi huzurla..
simdi kari izlerken bi an, o zamanlara gittim.. 20 sene oncesine..
kar bu gece benim zaman makinam oldu.. onca resmin video kaydinin yapamadigini yapti.. ekranda salak facebook butun resimleriyle ve sozum ona hayatimizin ozeti olacak timeline denen olayiyla siritiyo.. karin yaninda boyali bi orospudan farkin yok feysbuk.. kar bi kere beyaz.. bembeyaz..
Hava azıcık soğudu mu gözlerimi pencereden dışarıya çevirmeme sebep olan şey. "Acaba kar yağacak mı?", "Yağsın artık.", "Söz bu sene daha çok oynayacağım karda." Gibi serzenişlerde bulunmama sebep oluyor.
Yağmadı ama henüz. Her gün sabah ilk iş perdeyi açıp bakıyorum; acaba ufacık bir beyazlık gözüme çarpar da günüm hayatımın karartısından biraz olsun uzaklaşır. Yağana kadar her gün bakacağım. Yağmazsa eğer, karartımın içine bir karartı daha eklerim muhtemelen.
Kar, hiç olmazsa yukarıdan bir el salla, "hala beyazlatabiliyorum" diye..
her birinin kristalize yapısı birbirinden farklı, her bir tanesi altı köşeli, suyun farklı bir yağış biçimidir. yapılan araştırmalarda su molekülü sayısı, şekil ve büyüklük bakımından aynı olan bir çift kar tanesi bile bulunamamıştır.
kelimedeki 'a' harfinin ince ve kalın okunmasıyla farklı anlamlara gelebilecek sözcük. hatta bir ara 'a' üzerindeki ">" şapkayı kaldıralım, sadece 'a' olsun önerisine karşın; "bana bir günlük karını verebilir misin?" cümlesindeki ayrıma nasıl varacağız tesbiti üzerine vazgeçilmiş eylem olarak tarihte yerini almıştır.
Şu anda Bilkent'i esir alan hava durumudur. Sıcak bir mekandan dışarı bakmak güzeldir. Ancak karın yanına tipi de eklendiğinden dışarıda olunmak istenmeyen andır.
dile düşmesi deli ve mutlu olduğunuzun kanıtı buzumsu.
e tabi deli ve mutlu değilseniz, kafanızı kaldırıp, diliniz bir karış dışarda neden koşasınız ki?!
dile düştükten sonra su olur ama,
ve her seferinde farklı bir tat alırsınız.
şehirlere göre değişir bir de tatları; ankara'da deli ve mutluysanız kömürdür.
rize'de reçine.
van'da tütün.
kar iyidir de, kimi zaman yolları kapatır. gözünüz, hergün azalan erzaklarda ve odunlarda kalır.ama
gelir her seferinde bahar, sorun yok.
sıcak bir şeyler içip sıcak bir yerde olma isteği uyandıran doğa harikasıdır. tabi bazen karla bütünleşmekte ister insan.. kar yağarken yürümek kar topu oynamak... ama seninle karda yürüyecek sevgilinin seni kara gömecegini söyleyen sevgilinin uzak kalmasından sebep iç burkandır bu ara.. yağma ulan artık...