her kış türlü zincirleme ya da kişisel kazalara sebebiyet vermesi hasebiyle anahaber bültenlerinde 'kar çilesi','beyaz kabus' başlıklarıyla gösterilen,yolda kalan arabaların,ulaşıma kapanan köylerin sayısıyla aslında nasıl da geri kalmış bir ülke olduğumuzu bir kez daha anlamamızı sağlayan hava olayıdır.her ne kadar haber bültenlerinin ilerleyen dakikalarında eğlenceli bi müzik eşliğinde 'kar yine çocuklara yaradı','en çok eğlenen onlar oldu' tarzı haberler veya kayan düşen orasını burasını inciten insanlar gösteriliyor olsa da durum budur;türkiye için pek çok yerde kar hala 'beyaz kabus'tur.
aslına bakılacak olursa orhan pamuk un diğer eserlerinde de olduğu gibi bu eserinde de kahramanda kişilik çatışmalarını görmekteyiz. roman kahramanı şair ka frankfurt'ta sürgün hayatı yaşamış, kars a intihar eden türbanlı kızları araştırmak için giden, ateist bir yazardır. az önce dediğim iç çatışması işte bu noktada başlar. şair ka her kar yağışında allah ı düşünmektedir.
eser toplumsal gerçekçi bir gözle ele alınmıştır. biraz yanlı gibi görünse de sanatsal açıdan oldukça başarılı olduğu söylenebilir.*
bir egeli'nin hayatında çok da yeri olmayan, suyun buz formuna dönmüş hali. egeli'nin hayatında yeri yoktur evet ama kar yağışı izmir ve civarında büyük bir coşkuyla karşılanır. kar yağdığında yerler ıslak olmasın, kar tutsun diye ümit edilir.
sonuç: tabii ki kar tutmaz.*
kar bugün beni sebepsiz yere mutlu etti... evime doğru gittiğimde henüz gün boyunca kar görmemiştim. moralim bozuktu, sebebini bilmiyorum... bozuktu işte... sonra mp4'ümde the cranberries'den ''just my imagination''çalmaya başladı, ki bu şarkı beni hep mutlu eder. elimde tuttuğum ülker çikolatalı gofreti açtım. onu önümüzdeki saniyelerde yiyecek olmak iyice moralimi düzeltti, tam bir ısırık atacakken, bir anda önce bir beyaz nokta, sonra lapa lapa, onlarcası belirdi .evet moralim tamamen düzelmişti. yüzüme pis bir sırıtış kondurdum. çikolatadan bir ısırık aldım. eve doğru yürümeye devam ettim.
bazen küçük detaylar moralinizi düzeltebilir. yeter ki,dikkatli bakın... ulan bu tam aforizmik oldu ha.