Ahmet muhip dranas'ın inanılmaz güzellikte ve ahenkte bir şiiri.
Sadece bu şiir bile popüler kültür şairlerinin tüm şiirlerini ezebilir.
Bu sıcak yaz aylarında anadolunun ücra bir yerinde kışı yaşayıp, gece penreden yağan karı izleyebilir ve en güzeli, serinlersiniz.
Öyle şiirler vardır ki ısınızı bile değiştirir. Bu da onlardan biridir.
Fakat müziği duyana, hissedene..
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!
Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.
orhan pamuk'un enteresan şekilde şu ana kadar en azından benim bildiğim kadarıyla herhangi bir intihal eleştirisi ile karşılaşmadığı yegane romanı. tabi bunda bu denli dandik bir karakterizasyona ve kurgu hatasına sahip bir romanın olma ihtimalinin düşüklüğü de sebebiyet vermiş olabilir. mesela şu islamcı teröristi ele alalım, mavi midir lacivert midir onu, beyaz tenli, renkli gözlü, medeni görünümlü diye sıralanıyor. sanırsın bu eleman klasik, allah'ın başbakan olup dünyayı yönetmesini isteyen tipik bir cihatçı değil de alfred rosenberg amk. bi de bu mavi kardeşimizin türbanlı fakbadisi var mesela o da enteresan. artık hangi üniversitede okuduysa liberal düşüncelere sahip olmuş - yale üniversitesi olabilir, türkiye'de böyle bir dünya yok- ve türbanlı kızlarımızın bilim mekanlarına alınmamasına içerlenip türban takmış. tam bir insan hakları savunucusu, çakma bir jan dark, kusursuz bir motor, evet. bir de tüm bunlara kars'ın dikkat çekici mimarisinin rus ve ermeni yapılarından, halkının çoğunun kürdlerden, elit kısmı yani sömürücü kesmin türklerden oluştuğu mesajı verilmeye çalışılarak tüy dikilmiş. üç hayırla uğurluyoruz seni f.o. pamuk.
Yaşar ın bir çok şarkısında geçendir. Kış mevsiminde görülür. Çocuklar kar topu oynamak, kardan adam yapmak için sabırsızca bekler. Kimileri çok sever. Kimileri de hiç sevmeyip onu bir işkence olarak görür.
istanbul semalarında* minik minik yağışı başlayan zamazingo.
Ulan her şeyim degisti de bir şu meteorolojik olaya karşı hislerim değişmedi arkadaş. Cocuklugumdan beri hep özlemle beklerim. Yağmaya baslamasin hemen mutluluk kaplar bunyemi.
Biliyorum işe gidiş geliş eziyet olacak ama yağsın diyorum ya yine de her turlusunden; lapa lapa, tipi seklinde suratina suratına tokat gibi ya da sevilmez ama sulusu bile yağsın. Güneş aca kapaya arada bir ateşkes ile devam etsin.
Yagsin da acımızı mı, ayıbımızı mı artik neyi kapatiyorsa kapatsin bir hafta on beş gün.
Artık asla geri donemeyecegimiz o gunleri hatirlatsin. Bizim sokağın karina daha kimsenin basmadigi o sabahları hatirlatsin misal, ekmek almaya anne terligiyle gittiğimiz o sabahları, üstte paltosuz. Dönüşte annemiz sobanın yanina oturtsun, "boyle mi gittin aferin" diyerek.
Yagsin da bir an icin olsun bembeyaz beyazlatsin yuregimizi, hulyalarimizi. Varsin oynamaya eldivenimiz olmasin giyeriz elimize iki kat corabimizi.