istanbul semalarında* minik minik yağışı başlayan zamazingo.
Ulan her şeyim degisti de bir şu meteorolojik olaya karşı hislerim değişmedi arkadaş. Cocuklugumdan beri hep özlemle beklerim. Yağmaya baslamasin hemen mutluluk kaplar bunyemi.
Biliyorum işe gidiş geliş eziyet olacak ama yağsın diyorum ya yine de her turlusunden; lapa lapa, tipi seklinde suratina suratına tokat gibi ya da sevilmez ama sulusu bile yağsın. Güneş aca kapaya arada bir ateşkes ile devam etsin.
Yagsin da acımızı mı, ayıbımızı mı artik neyi kapatiyorsa kapatsin bir hafta on beş gün.
Artık asla geri donemeyecegimiz o gunleri hatirlatsin. Bizim sokağın karina daha kimsenin basmadigi o sabahları hatirlatsin misal, ekmek almaya anne terligiyle gittiğimiz o sabahları, üstte paltosuz. Dönüşte annemiz sobanın yanina oturtsun, "boyle mi gittin aferin" diyerek.
Yagsin da bir an icin olsun bembeyaz beyazlatsin yuregimizi, hulyalarimizi. Varsin oynamaya eldivenimiz olmasin giyeriz elimize iki kat corabimizi.