türk çiftçisini dişlileri arasına almış sıkıştırmakta. yakında ezebilme ihtimali yüksek.
türk çiftçisi ölsün, gebersin ki kollektif ve konvansiyonel tarım güç kazansın. amerikan gıda şirketleri kendine türkiye de yer açarak gücüne güç katsın. hormonun, gübrenin bile içinde masum katkı maddesi kalacağı gdo lu, ucube, zehir torbası ürünler ülkeyi işgal etsin. bizim milyonlarca çiftçimiz kazanacağına cargill gibi tek bir amerikan şirketi kazansın.
bizim masum köylümüz pazarda satıp ekmek parasını çıkardığı yumurtaları satamasın.
halbuki onun tavuğu güneş görüyor, ayağı toprağa basıyor, böcek yiyor, ot yiyor, solucan yiyor. omega-3 deposu, vitamin depousu yumurtasını satamasın ki kodaman şirketler beton üstünde 40 günde şişirdiği, güneş görmeyen, laboratuar artığı fareleri yiyen, antibiyotikli tavukların yumurtaları kakalasın. aynı tavukları et diye piyasaya sürsün.
sonra türk milleti hasta olsun, kanser olsun, adı duyulmamış kronik hastalıklara yakalasın.
uyanmak lazım. işte budur kapitalizm. insanları sadece birer istatistik verisi olarak gören, allah'ı, kitabı olmayan sadece daha çok para, daha çok iktidar isteyen, para kazanacağını bilse insana anasını avrat diye satacak bir zıkkım.
elde kalan ıspanakları satabilmek için temel reis gibi bir kahramanı ortaya çıkarmış ve ıspanakta demir var yalanını uydurma,iki tarafı savaştırıp iki tarafa da silah satma gibi şeyleri yapan sistem.şeytanın eş anlamlısı.
kapitalizm hakkında hiç mi farklı düşünen yok demek ki kimse düşünmüyor dediğim ekonomik sistem. çok dar kafalısınız çok. insan başka şeyler de okur lan. göletin dışında denizler, okyanuslar var ama siz aynı boklukta birbirinizi tatmin edin. kültürlü zannedin kendinizi. zeki zannedin üstüne bir de.
Kapitalizmin ne olduğunu bilmese de, tarihte yaşama alanını belirleyip çitle çeviren ve "burası benim" diyen kişinin tohumlarını attığı, ama bu dereceye kadar gelişeceğini bilmediği düşüncedir.
"Hangi mesleklerin kartviziti yoktur diye bir soru sormak istiyorum? Bu soruyu Aziz Nesin sormuştu. Bakın kanun kaçaklarının kartviziti yoktur, hırsızların kartviziti yoktur, fuhuş yapanların, kadın satanların kartviziti yoktur. Onlar ben öğrenciyim, işçiyim, doktorum diye kartvizit taşıyamazlar. Onlar başka mesleklerin kartvizitleri ile işlerini yürütürler... Bu memlekette büyük mitingler yapıldı ve bu mitinglere katılanlar için orta sınıfların baharı dediler. Demek ki kapitalizmi biliyorlar, sosyalizmi biliyorlar çünkü bu kavramlar üzerinden konuşuyorlar. Peki şunu soruyorum. Adında kapitalist geçen bir parti var mı Türkiye'de? Onların kartvizitinde arkadaşlar sermaye yazmaz, kapitalist yazmaz.Onların kartında Anavatan, Doğruyol yazar. Gençtir, Halktır... Hiçbir parti gerçek ismini almaz. TKP'nin böyle bir problemi yok. Bizim kartvizitimizde gerçek ismimiz yazar. Bizim alnımız, göğsümüz açık. Bu çok önemlidir. Bu yüzden emperyalizmle işbirliği yapanlar ABD'nin AB'nin dümen suyuna giden partiler ilk seçimlere geldiklerinde yalan söylüyorlar. Çünkü onların kartviziti yok. Onlar kimliklerini açıklayamazlar çünkü meslekleri olmayanlar gibidir onlar."
TKP MK üyesi kurtuluş kılçer
işinden atılmak istemeyen, ailesinin karnını zar zor doyuran adamın işvereninin iki dudağının arasından çıkan kaderdir.
zenginlerin tanrı, fakirlerin kul olduğu, kazananın çok keyif aldığı, kaybedenin artık sıkıldığı, asırlardır bitmek bilmeyen bir tanrıcılık oyunudur kapitalizm.
oyunun sonu zaten belli. kaybedenin artık oyunu toplaması gerek.
"Dünyanın tüm gücü, etrafta doğanın verdikleri dışında kalan her şey emekle yapılmış, emeğin elindeyken, tüm güç işçinin elindeki şalterdeyken, makineyi üreten, çalıştıran, işleyen işçi dünyanın tüm gücünü elinde tutarken...
Çok zor geliyor ulan bana! Kapitalizm hayatın her yerinde, sokmadığımız yerler haricinde. Ve burjuvazi büyüler! işçi ki; dünyanın gücünü elinde barındırırken otoritenin birlik olmaya karşı baskısına yenik düşmüş, ezilmiş, ezilmekte.
işçi ki; kapitalizm yüzünden hayati ihtiyaçlarından sonraki tek derdi telefonu, giysileri, arabası olmuş. Burjuvaziye yenik düşmüş. Ha sanılmasın düzgün bir hayat yaşıyorum bunlardan uzak duruyorum, bu yüzden eleştiriyorum. Okuyanlardan önce ben kendime sağlam bir hassiktir çekerim o noktada. Bu bir yerde öz eleştiri.
Hapsediyorlar hepimizi, bizim üretip sahip olmak için bedel vermek zorunda olduklarımıza, cebiMiZde, çantaMIZda, eviMiZde madden duracak şeylere. O kadar içimize işlemiş ki yeni bir şey aldığımızda mutlu oluyoruz(yine kendime geçirdim). Ulan olay o değil ki?
kapitalizm doğal durumdur. dedim sadece ve bunu açmadım. ayrıca bu pek de önemli değil. kapitalizmi bununla savunuyor değilim. sadece ortalığa en dikkat çekici yorumu atmak istedim ve derinliği kavranamayınca da sığ algılandı tabi. kapitalizmle ilgili burada, gözü dönmüş fanatiklerle tartışacak değilim. ama en azından biraz insaflı olup veya kendilerine karşı dürüst olup başka tür entelektüel geleneklerin varlığını değerini fark etmelerini onları yadsımamalarını bekliyorum.
entelektüel savunucularının sanat, siyaset, basın vb. camialarında dışlandığı adeta linç edildiği sistem. var olan doğal durum. ayrıca insanın yerine koymaya çalıştığı tüm suni, aptalca, düşünce ve sistemlerden münezzeh.
''insan mükemmel değildir ve mükemmel bir sistemde mutlu olamaz. insanın yapması gereken doğayla ve kanunlarıyla bütünlük içinde yaşamaktır.''
zaten mükemmel olduğunu iddia eden 'büyük anlatılar', mutlak eşitlik ve mutlak özgürlük hayalleri etrafında insanoğlunu saçma sapan ve tutarsız ancak çok çekici, örgütleyici fikirlerin etrafında sürükleyip, onları köleleştirdikten sonra eli boş olarak, boşluğun, anlamsızlığın kucağına bırakmaktan başka bir şey yapamamış/yapmamıştır.
üretim araçlarını elinde bulunduranların çalışmadan çaba sarf etmeden üretim araçları olmayan insanları çalıştırarak parayı götürdükleri düzen. sonunun gelmesi yakındır.