Amerika nın tüm dünyaya bulaştırdığı salgın pis hastalık.en basitinden bir örnek vermek gerekirse bugun popüler bir meslek olarak görülen doktorluk bile yüksek para kazanma ihtimali olduğu için seçilir.bunun sonucunda insan sadece para odaklı meslek seçimi yaptığı için ilgi duymaz ve kendini geliştirmez falan filan...
hak edeni yüksek mevkilere taşısaydı hak etmeyeni ezip geçseydi insan türünün yararına desteklenirdi ama geri zekalı zengin piçlerini yaşatan, zeki çocukları orda burda, sistemin herhangi bir dişlisinde öğüten sistem insan türünün yararına değildir. haa, ama sosyalizmden ve tüm kollektivist sistemlerden iyidir o ayrı.
Emeği değil parayı düşünen sistemdir. Şöyle ki bir insanın ne kadar para kazandığı onun ne kadar çalıştığı ile ilgili değil o işin patrona ne kadar kazandırdığı ile alakalıdır. Ahlak kavramı yoktur sadece para vardır. Bir kişi işten çıkarılırken ona ne olacağı düşünülmez. Tek düşünülen zaten bir ton parası olan patronun daha çok kazanması gerektiğidir.
sermayenin varlığıyla kendini devam ettiren sistemdir sürekli harcama eylemi sistemin gereği olduğu için harcama noktası tıkandığı an sistem kendini tıkayacaktır. Günümüzde ise yavaş yavaş devletler yerini güçlü şirketlere bırakmakta ve ortaya çok güçlü şirketler çıkmaktadır bu şirketler ise emeği sömürmekte zenginliklerine yenilerini eklemektedir ancak sistemin en büyük zaafiyeti olan harcama noktası doygunluğa ulaştığında sistem kendiliğinden çökecektir ve devlet yapısını da zayıflattığı için ortada bir yapı bırakmayacaktır.
7 gün olan bir haftada 9 gün çalışıp (bu da ayda 39 gun çalışmak demek oluyor) hala az çalıştığınızı düşünen bir patronun sözünün geçtiği ülke kapitalist ülkedir.
Sadece zenginlerin daha da zengin olması için, hergün bilinçli şekilde tv ve teknoloji ile uyutularak, sorgulamadan emredilenin yaptırıldığı, yeryüzünün gördüğü en onursuz sistemdir..Bu sistemde para herşey insanlık hiçbir şeydir...
"devlet bireyin yerini alamaz, fakat, bireyin gelişme ve kalkınması için genel koşulları göz önünde bulundurmalıdır. devlet eliyle yapılacak işler, bireyin büyük kar getirmediğinden dolayı yapmayacağı işler veya milli çıkarlar için gerekli olan ekonomik işleri kapsar. özgürlüklerin ve yurt bağımsızlığının sağlanması ve korunması ile iç işlerinin düzenlenmesi nasıl devletin görevi ise, devlet vatandaşların öğretimi, eğitimi, sağlığıyla ilgilenmek zorundadır. devlet, memleketin asayiş ve savunması için yollarla, demir yolları ile, telgrafla, telefonla, memleketin hayvanlarıyla, her türlü taşıtlarıyla, milletin genel servetiyle yakından ilgilidir. memleket yönetiminde ve savunmasında, bu saydıklarımız, toptan, tüfekten, her türlü silahtan daha önemlidir. ... özel çıkarlar çoğunlukla, genel çıkarlarla tezat halinde bulunur. bir de, özel çıkarlar, en nihayet rekabete dayanır. oysa, yalnız bununla ekonomik düzen kurulamaz. bu kanıda olanlar kendilerini, bir serap karşısında, aldatılmaya terk edenlerdir... bir de, ferdin kişisel çalışmaları, ekonomik kalkınmanın esas kaynağı olarak kalmalıdır. ferdin inkişafına (gelişme) mani olmamak bilhassa iktisadi sahadaki özgürlük ve teşebbüsler önünde devletin kendi faaliyeti ile bir engel yaratmaması demokrasi prensibinin önemli esasıdır."