serbest piyasa rekabeti ve özel mülkiyet anlayışıyla insanların yaşam kalitesini arttıran ekonomik sistemdir. genelde bu sisteme karşı olanlar başlarını akıllı telefonlarından kaldıramaz, güzel bir araba hayali kurarlar, iyi kıyafetler giymek isterler. yaşam standartlarınız belli bir seviyedeyse , serbest piyasa ve özel sektörün varlığıyladır. kendinize gelin, sermayeye savaş açmayın.
emperyalizme nasıl dönüştü bu fikir diye bir ara düşünüyordum sonra bir şey fark ettim ki açık pazar olmazsa kapitalizm ilerlemez çöker. o yüzden herkesi kapitalist yapıp serbest piyasa haline getirmeli. ayrıca kapitalistler neden vahşileşiyor onu da düşündüm. kesinlikle bu insanların vahşileşmesinin altında kaynak sıkıntısı var ve ürünü satması lazım. bu yüzden zaten ticarete aşırı önem veriyorlar.
gereksiz ve amaçsız ekolojik dengeyi bozacak şekilde türlü türlü kedi üretip satmaktır. halbuki sokakta binlerce var madem kedi beslemek istiyorsunuz bırakın sokaktaki kedileri besleyin.
insanları din ile korkuturlar ,bastırılar eğer şuan yaşarlarken mülahim ve isyan etmemeleri karşılığında öldüklerinde cenneti vaad ederler. Böylelikle çalışan ve emekçi kısım ses çıkarmaz.
Ayakları çıplak, karnı aç insanların yanına 500 bin liralık ciple gidip, ağızlarına 1000 liralık mikrofon dayayıp, 5000 liralık kamerayla çekerek belgeselini yayınlayıp milyon dolarlar kazanmaktır!
Sistem kendisi değil, onu uygulayanlar sistemin menfi ve müspet yönlerini, açıklarını kullanırlar. Kapitalizmi "değer"sel boyutta ele almak, marx'a ahlak yasası yaptırmak gibidir. Kapitalizm iktisadi iken, ondan ötürü ortaya çıkan olumsuzluklar onun uygulayıcısına aittir.
dünya malı için insanı insana kırdıran sistemdir; millet birbirini yemekle meşgulken de sistemin dünyadaki kurucuları ve asli işletmecileri birbirini yiyenlerin salaklığına bir taraflarıyla gülüp malı götürür. Tabi kerizleri uyandırmamak için ağızlara birer parmak bal çalmayı da ihmal etmezler.
Sistemi dayatanlar sürekli sosyal darwinizm'den bahsedip, ama doğada da böyle zaten deyip "survival of the fittest" ilkesiyle alt sınıfları "siz beceremiyonuz kardeşim, yoksa sistemde fırsat çok" psikozuna sokarlar. Halbuki doğada miras hakkı da yoktur, ama ondan hiç bahsetmezler. Adama babasından 7 ev, 2 fabrika, 4 de dükkan kalmıştır; ondan sonra da nasıl oluyosa "bu sistemde herkese eşit fırsat var" olur...
Muhtemelen bundan üç yüzyıl falan sonra insanlar tarih kitaplarına bakıp, "ulan insanlık o zamanlar ne kerizmiş, 3 kişi malı götürürken diğerleri it gibi çalışıp birbirini yiyip sonra da taksitle televizyon alınca kendini mutlu sanıyomuş, vah gariplerim" diyeceklerdir...