Sadece zenginlerin daha da zengin olması için, hergün bilinçli şekilde tv ve teknoloji ile uyutularak, sorgulamadan emredilenin yaptırıldığı, yeryüzünün gördüğü en onursuz sistemdir..Bu sistemde para herşey insanlık hiçbir şeydir...
7 gün olan bir haftada 9 gün çalışıp (bu da ayda 39 gun çalışmak demek oluyor) hala az çalıştığınızı düşünen bir patronun sözünün geçtiği ülke kapitalist ülkedir.
sermayenin varlığıyla kendini devam ettiren sistemdir sürekli harcama eylemi sistemin gereği olduğu için harcama noktası tıkandığı an sistem kendini tıkayacaktır. Günümüzde ise yavaş yavaş devletler yerini güçlü şirketlere bırakmakta ve ortaya çok güçlü şirketler çıkmaktadır bu şirketler ise emeği sömürmekte zenginliklerine yenilerini eklemektedir ancak sistemin en büyük zaafiyeti olan harcama noktası doygunluğa ulaştığında sistem kendiliğinden çökecektir ve devlet yapısını da zayıflattığı için ortada bir yapı bırakmayacaktır.
Emeği değil parayı düşünen sistemdir. Şöyle ki bir insanın ne kadar para kazandığı onun ne kadar çalıştığı ile ilgili değil o işin patrona ne kadar kazandırdığı ile alakalıdır. Ahlak kavramı yoktur sadece para vardır. Bir kişi işten çıkarılırken ona ne olacağı düşünülmez. Tek düşünülen zaten bir ton parası olan patronun daha çok kazanması gerektiğidir.
hak edeni yüksek mevkilere taşısaydı hak etmeyeni ezip geçseydi insan türünün yararına desteklenirdi ama geri zekalı zengin piçlerini yaşatan, zeki çocukları orda burda, sistemin herhangi bir dişlisinde öğüten sistem insan türünün yararına değildir. haa, ama sosyalizmden ve tüm kollektivist sistemlerden iyidir o ayrı.
Amerika nın tüm dünyaya bulaştırdığı salgın pis hastalık.en basitinden bir örnek vermek gerekirse bugun popüler bir meslek olarak görülen doktorluk bile yüksek para kazanma ihtimali olduğu için seçilir.bunun sonucunda insan sadece para odaklı meslek seçimi yaptığı için ilgi duymaz ve kendini geliştirmez falan filan...
--spoiler--
duran talebi savaşla canlandirmak istiyorlar.
kapitalizmin sonunun geldiğine dair bazı söylemler var, buna da bir türlü aşılamayan kriz yol açıyor. kapitalizm böyle krizlerle köşeye sıkışır tam 'sonu geldi' dersiniz başka bir çıkış bulup hayatını devam ettirebilir. ekonomi de tek başına kapitalizmin sonunu getirecek bir neden değildir. kapitalizmin sonunun gelmesi için toplumsal bir hareket olması gerekir; doğayı çürüterek, insanları çürüterek hayatını sürdürüyor. daha önce de yaptığı gibi köşeye sıkıştığında savaş çıkarıyor, şimdi de bölgesel düzeyde de olsa böyle bir savaş ihtimali belirliyor. krizin ortaya çıkardığı talep yetersizliğini ve kur savaşlarını sıcak bir savaşla dengelemek ihtimali belirliyor.
--spoiler--
bu günlerde bu sistemin çökeceği ile ilgili bir his var içimde, bilmiyorum, daha öncede ekonomik krizler yaşandı ama bu kriz de insanlar bir şeylerin farkına varacaklar artık gibi, sermaye, spekülasyon, şans ve adeletsizlik çekilip gidecek gibi yaşamlarımızı yoğuran bu arzlarımızdan. yerine küresel, ve adelet bazlı bir sistem gelecek, ve kansız bir devrim olacak gibi, bir kum tanesi kadar etkimiz yok ama koca yüreklerimiz var, her koca yürek bir diğer koca yürekten farkının olmadığını anlayacak, bununla birlikte din sistemi de bitecek, a.schoupher in dediği gibi 'din ateş böceği gibidir, parlamak için karanlığa muhtaçtır', yakında tanrının bulutların üzerinde dolaşan her şeyi gören, duyan, bilen, yapmamızı istediği kuralları olan bir aksakallı adamdan farklı bir şey olduğunu, belkide olmadığını, ancak bu sistemin gidip, ruhlarımızın, beyininlerimizin ve yeteneklerimizin özgür kılındığı zaman öğreneceğiz.
sermaye sahibi digiturk'ün bu sermaye gücünü kullanarak siyasi gücü elinde bulunduran federasyonu yönlendirmesi sonucu siyasi güç sahiplerinin sermaye sahiplerine boyun eğerek play-off sistemini kabul etmesidir. bu sayede sermaye sahipleri daha fazla zengin olurken, siyasi güç sahipleride iktidarlarını daha sağlam zemine taşıyabilecektir. peki ekonomideki +/- dengesine göre tüm bunların masrafı kimden çıkacak? tabi ki sömürülen halk kesiminden, taraftardan.