kanser

entry411 galeri17
    127.
  1. Ben her zamanki gibi odamda notalarımla, gitarımla uğraşırken, annem "Ben çıkıyorum prestissimo" diye bağırdı. Çıktım dışarı "Nereye?" dedim. "Doktora gidicem oğlum bir kaç tetkit yaptırmam lazım. Her kadının yapması gerekir merak etme" dedi yumuşacık, aynı zamanda da hiçbir şeyi fark ettirmemeye çalışmanın verdiği tedirgin bir sesle. Bu tetkitler 1 ay sürdü, her gün 2 kere gidip geliyordu annem. iyice şüphelenmiştim. "Anne neyin var ya?" dedim endişeli bir şekilde. Cevap yine aynıydı. Bir şey demedim. O doktor kontrolleri bitti sonunda. Aradan birkaç hafta geçti ve annem bir gün beni kenara çekti. "Oğlum bak benim ameliyat olmam gerekiyor. Bir kist varmış onu alacaklarmış, ama merak etme önemli bir şey değil küçücük bir şey" dedi. iyice tedirgin olmuştum. "Anne neyin var söyler misin?, bak endişeleniyorum bir şey varsa söyle saklama benden!" dedim dışardan normal ama içerden ağlamaklı bir sesle. Bir şey söylemedi, odama geçtim. Düşündüm, neyi olabilirdi acaba? Hiç aklıma kanser gelmiyordu oysaki. "Küçücük bir şey"di sonucunda.

    Ameliyat günü geldi sonunda. Hastaneye gitti odayı buldum. Ben geldiğimde ameliyat bitmişti bile. Erkenden başlamış. Annem çok iyi görünüyordu. Ameliyat 1 saat önce bitmiş olmasına rağmen yüzündeki o mutluluk hiç azalmıyordu. içimden ağlamak geldi. Zor tuttum kendimi. Ağlayamazdım zaten. Güçlü görünmeliydim. Amcam döndü o sırada bana, sırtımı sıvazladı "Hadi gidelim artık, bugünlük bizde kal." dedi. itiraz etmedim. Ama madem küçük bir ameliyattı neden bu kadar abartılmıştı. Neden farklı şehirlerden akrabalarım gelmişti? Hayır salak olan ben, hala düşünememiştim kanser olduğunu. Amcamda kaldım o gün. Herkesin yüzünde bir burukluk vardı. Bir kalcakken 1 hafta kaldım onlarda.

    Ameliyat bitti, herşey eski haline döndü. Her şey bitti artık diyordum. Bir şey kalmamıştı (Ben öyle biliyordum). Yine bir gün gitarımla uğraşırken çağırdı annem beni. "Oğlum bak biz sana söylemedik ama ben kanserdim oğlum. Üzülmeni istemedim. Ama artık bitti, o ameliyatta kist almadılar, kanserli bölgeyi aldılar." Dedi. Ne yapacağımı ne diyeceğimi şaşırmıştım. Annem kanser olmuştu. Etrafta duyuyordum, komşumuzda kanser olmuştu. Arkadaşımın anneside olmuştu. Ama benim annem olabilir miydi? Benim annem kanser olamazdı. Hayır kesinlikle annem kanser olamazdı. Başkaları olabilirdi ama annem olamazdı. imkansızdı benim için. Ama olmuştu işte. Kafamdan vurulmuşa döndüm. Ağlamak geldi içimden. Ama en son ne zaman ağlamıştım? Neden ağlamıştım? Kafam o kadar bulanık oldu ki. Anneme baktım. Hala gülüyordu. Gözlerinde korku bile yoktu. "Merak etme oğlum, bitti gitti, kurtulcam bundan, birlikte başaracağız canım oğlum." dedi. Babama baktım. Oda benim gibiydi. Annem yine gülerek bana baktı " Kemoterapiye girmem lazım." dedi. Dayanamıyordum bu acıya, ama belli etmemeliydim. "Neden daha önce söylemediniz?" dedim güçlükte. "Seni üzmek istemedim oğlum, bak daha önce söyleseydim neler yaşayacaktın. " Dedi yine gülüşünden bir şey eksilmeden. "iyi bakalım" diyebildim güçlükle, attım kendimi odama. Sonra hemen dışarı çıktım. Düşündüm. Annem kanser olmuştu? Acaba ölecek miydi? Kafamın içinde o kadar çok soru vardı ki... Neyi cevaplayacağımı bilemedim, sonra cevaplayacak kadar güçlü olmadığımı anladım ve sadece yürümeye karar verdim. Ayaklarım nereye götürürse. 1 saatliğine yine herşey 2 ay önceki gibi olsun istemiştim. Ama olmadı. Annem gözümün önünden gitmiyordu. Sanki öleceğinden emindim. Ama geçicek diyordu içimdeki bir seste. Ne yapacağımı bilemedim. Ağlayamadım. içime aktı gözyaşları. En çok ta acıtan bu değil miydi?

    Geçti sonra ümitsizliğim. Hayır annemin kurtulması için elimden gelen her şeyi yapacağım dedim kendi kendime. Hemen geri döndüm eve. Annemi öptüm. Sarıldım ona. Anlamıştı herhalde ne hissettiklerimi. "Oğlum ağlamak istiyorsan ağla" dedi bakarak. Evet dışarı çıkıyordu galiba gözyaşları. Ama hayır annemin yanında olmazdı. Yine içime attım. "iyiyim annecim sen beni merak etme" dedim. Ama o hala beni merak ediyordu. Sadece benim üzülmemem için bana hiçbir şey belli etmemişti. Bunu bir insan yapamazdı. Anneydi o gerçi. Benim için canını verebilirdi. Peki ya ben? Ben yapabilir miydim aynısını? Düşündüm. Yapamazdım tabikide. Hemen giderdim söylerdim. Onlara kızardım, sanki onlar beni kanser yapmış gibi. Ama o öyle yapmadı. Evet o bir melek olmalıydı. Saçları olmayan ama evrenin en güzel meleği.

    Günler geçti. Haftalar geçti. O saçsız melek hala kemoterapide.
    4 ...
  2. 126.
  3. ismi bile zor gelir bu hastalığın. söylemesi de kabullenmesi de. gözünüzün önünde yaşam mücadelesi verirken sevdikleriniz, sizin elinizden hiçbir şey gelmez. yaşaması için dua edersiniz sadece ve acı çekmemesi için.

    -15 yaşındaydı. içinde bulunduğu duruma rağmen hep gülerken gördüm onu. durumunun ciddiyetini bilsekte insan yakıştıramıyor sevdiklerine. 6. aşamadaydı. ilik nakli için uygun donör amerika dan bulunmuştu. son kontroller için haccetepe hastanesine geldiklerinde hastalığın tekrar nüksettiğini öğrendiler. son kemoterapiye dayanamadı. en son sözü "baba anneme söyle ağlamasın sen de sakın üzülme" olmuş.. benim küçük meleğim eğer görüyorsan beni yazdıklarımı okuyorsan kardeşin seni çok sevdi. orda buluşana kadar kendine iyi bak..
    4 ...
  4. 125.
  5. Tanrı kanseri yarattı, insanlar acısın ve acıyı öğrensin diye
    2 ...
  6. 124.
  7. 123.
  8. x ışınları, gama ışınları, radyoaktif maddelerce yayılan atom altı parçacıklar gibi iyonize etkisi olan ışınlar ile dna replikasyonu (dna eşlenmesi) sırasında dna yapısında meydana gelen nokta mutasyonları ile hücrenin dna yapısında bozukluk meydana gelmesi ve sonucunda farklılaşmış hücrelerin oluşmasıdır.

    hücre bölünmesi esnasında g1, m ve g2 kontrol noktaları bulunur. g1 kontrol noktasında bölünme için yeterli miktarda besin ve enerji kontrolü yapılır. eğer problem yoksa bölünme emri verilir. bölünmede ilk iş olarak dna replikasyonu gerçekleşir. dna replikasyonu bitince m kontrol noktasına varılır. m kontrol noktasında dna eşlenmesi kontrol edilir, eğer eşlenmede problem varsa dur emri verilir. m kontrol noktasının dur emri vermemesi ile bölünme çok daha hızlı bir şekilde devam eder ve bu sayede kanserli hücre meydana gelmiş olur. dna yapısı bozulduğundan daha sonraki hücrelerde ise g1 kontrolü de gözlenmez. sürekli bölün emri verilir ve böylelikle de kanserli kitle oluşmuş olur.
    0 ...
  9. 122.
  10. kalıtsal yatkınlık konusunda zihnimde hiçbir şüphe bırakmayan hastalık.
    0 ...
  11. 121.
  12. değer verdiğim 3 kişiyi benden almış olan illet.
    1 ...
  13. 129.
  14. geçti sanarsın, bir anda çıkıverir ortaya niksettiğindeyse alır götürür öteki diyarlara.

    bir kanser asla ama asla iyileşmez.
    1 ...
  15. 128.
  16. ironik bir hastalık. ölüme karşı direnen hücrelerin yeri boşalmadığından yeni doğan hücrelerin yaşam alanı bulamaması. yani ölümsüzlüğün getirdiği ölüm. bundan ala ironi mi olur.
    5 ...
  17. 127.
  18. yaşayanın bileceği gerçek anlamda bela bir hastalık. hem maddi hem manevi olarak insanı çökertir. hiç bir şey yokmuş gibi gözüken kanser hastası ağır ağır çöker ki bence en kötüsüde budur. kemoterapiyle birlikte saç dökülmesi zorlanmalar hem sevdiklerini hemde hastayı yıpratır. tüm hastalara acil şifa dilerim gerçekten zor bir hastalık.
    2 ...
  19. 126.
  20. Dünyanın başına bela olan ve ilerde daha da çok olacak hastalıktır..

    --spoiler--
    kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. kanser hastalığı için iki grup risk faktörü vardır. kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aile öykülerine bağlı olarak değişir. bir başka risk grubu ise çevresel faktörlerdir.

    sigara alkol kullanımı,

    uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,

    aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,

    bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.)

    bazı virüsler

    hava kirliliği

    radyasyona maruz kalma,

    kötü beslenme alışkanlığı
    --spoiler--
    0 ...
  21. 125.
  22. 124.
  23. insanı ölüme daha yakın hissettiren hastalıktır.
    2 ...
  24. 123.
  25. bir sitem olgusu olarak kanser..
    biliyorum beni kanser edeceksin.. ama ben de üşenmeden olacağım.. hodri meydan.
    1 ...
  26. 122.
  27. çağımızın para kazanma makinelerinden biridir.

    çaresi bulunsa da şuan ki tedavilerden daha pahalıya gelmediği müddetçe yaygınlaştırılmayacaktır.
    1 ...
  28. 121.
  29. sitem bildiren cümlelerde kullanılır.
    (bkz: kanser ettin beni)
    (bkz: verem ettin beni)
    0 ...
  30. 120.
  31. bir organizmadaki hücrelerin gereğinden fazla çoğalması durumudur. tedavisi: ilaç tedavisinin yanında kemoterapi ve radyoterapi şeklinde gerçekleştirilebilmektedir.
    1 ...
  32. 119.
  33. keske insanlar kanser hastalarinin bulundugu psikolojik durumu anlamaya calissalar da bu konuda verdikleri kararlara el uzatip durmasalar.
    2 ...
  34. 118.
  35. Çağımızın özellikle radyasyon ve stresten kaynaklanan ölümcül hastalığı.
    1 ...
  36. 117.
  37. türkiye ve dünyadaki ölümlerin sebepleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

    (bkz: yaşanmadan bilinmiyor)
    2 ...
  38. 116.
  39. Ne kadar bilimsel tanımlaması olursa olsun tanımını tam olarak yaşayanların yapacağı hastalık.
    3 ...
  40. 115.
  41. terör belasından sonra önüne geçilemeyen bir bela daha,

    trabzon mesela yılda 3 bin kişi kanserden gidiyor,

    ülkemizin en temiz havasına sahip olmasına, köylerdeki insanların tamamen doğal gıdalarla beslenmesine rağmen..

    ordu, 15 yıl önce kanser vakası, sadece 50'ydi bugün ise 2 bin 500..

    giresun ? 2 bin 168..

    hopa'da son 3 yılda 96 kişi vefat etti, 46'sı kanserden..

    hopa demişken kazım koyuncu abimize uğramadan olmaz 33 yaşında kaybetmiştik onu da 25 haziran 2005'te,

    neden mi ? kanser,

    babası var cavit koyuncu o da kanser..

    ardeşen'de 700 kişiyi sağlık kontrolünden geçirdiler, 200'ü kanser çıktı..

    hee şimdi diyebilirler ki, 'kanser karadeniz'in kaderi' diye.. ama ben inanmam buna,

    neden mi ?

    çünkü zamanında çernobil'e bile önemli değil muamelesi yaptı bu memleketin yetkilileri.

    bakan çıkıp * radyasyonlu çayı yudumladı, milletin gözünün içine baka baka 'içiniz rahat olsun' dedi..

    kandırdılar bu milleti.. kıydılar..

    hepimiz kazım koyuncu'yuz..
    4 ...
  42. 114.
  43. bir kere yakalanmaya gör. çeşitli tedaviler neticesinde bu hastalık yenilse bile ne yazıkki vücutun kendini yenilemesi eskisi gibi olmuyor ve ölüm hızlanıyor. çok üzülüyorum kanser hastalığına yakalananlara. vucudu iyi dinlemek gerekli erken teşhis için. eğer rutinin dışında vücutta bilinmeyen tepkiler oluşmaya başlıyorsa ihmal edilmemeli.
    1 ...
  44. 113.
  45. ÖZETle sona giden yol,

    Ölüm bireyin fiziksel ve psikolojik anlamdaki son evresi olup, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır.
    Ölüm terminal dönemdeki hasta için yaşamın, ailesi ve yakınları içinse sevilen birinin kaybı anlamına
    gelmektedir. Bir şeyden yoksun olma durumu olarak tanımlanabilen kayıp, yas sürecini
    başlatmaktadır.
    Hemşireler bireye, aileye ve topluma bakım veren sağlık profesyonelleridir. Terminal dönmedeki
    hasta ve aileye gereksinim duydukları bakımı sağlamak sorumlulukları arasında yer almaktadır.
    Kaliteli sağlık bakımı için terapötik iletişim kurmak ve sürdürmek gerekmektedir. Ancak hastanın
    beklenen ölümü, hemşirenin yaşamı koruma ve sürdürme amacına ters düşmekte, ölüm yok
    sayılabilmekte ve bu durum hasta ve aileleri ile iletişimde güçlüklere neden olmaktadır.
    Bu makale, terminal dönemdeki hasta ve ailesinin yaşadıkları güçlükleri ortaya koyarak, hemşirehasta-
    aile üçgenindeki iletişime yönelik kuramsal bir çerçeve üzerine odaklanmaktadır.
    0 ...
  46. 112.
© 2026 uludağ sözlük