yazı yazmaya yarayan alettir. tükenmez, pilot, kurşun, uclu, vb. gibi bir çok türü vardır. üzerine kıssadan hisse çıkartılacak atasözleri vardır "kalem kılıçtan keskindir." gibi. kalem aynı zamanda muhalefet olduğumuz kişi ve gruplara karşı kullanabileceğimiz bir şiş görevinide de kullanılabilir. kalemin inceliği ve sivri ucu, bir çok işlerde işimize yarayabilir. hem olumlu hem olumsuz sonuçlar doğurabilir. kalem, öğrencinin silahıdır. kalem, geri kalmış toplumların yol göstericisidir. şu sıralar çıkan teknoloji donanımlı kalemler; kamera, flashdisk, elfeneri, kayıt cihazı, vb. gibi işlevlerde kullanılmaktalar. kalem için ne kadar yazsak azdır. zira bütün toplumların şu anki seviyelerini kalemleri belirlemiştir.
çoğu zaman, silinecekleri kurtarır kalem,
kimi zaman, silinmesi gerekenleri siler.
herzaman, yazmaz kalem,
gerekli olduğu anda, insanın çığlığına yetişip, siliverir, sessizce.
kalemin sırdaşı eldir; yoldaşı kağıt.
sırdaşı olmadan, yazamaz hiçbir kalem.
yoldaşı olmadan yazan kalemler de vardır.
her sırdaşa bir yoldaş gerekir kimi zaman.
kalemini kırar insan,
kağıdına sarılır.
çünkü konuşması gereken her sır, yazılmıştır.
bundan sonra yazacaklarıysa sırrı susturacaktır.
oysa her sır, suskun bir mezardır,
konuşmak için, yoldaşını bekleyen.
Kalem, tarihte antik Mısırlılar ve Romalılar tarafından kullanılmıştır. Kalem kelimesinin Latincesi pencillus, küçük kuyruk anlamına gelir. Almanca Bleistift, kelimenin tam anlamıyla "kurşun kalem" anlamına gelir.Kalem kelimesi Türkçe'ye Arapça'dan geçmiştir. Yunanca kamış anlamına gelen gelen "kalamos" kelimesinin Arapça'da kalem şekline dönüştüğü düşünülmektedir.
küçük silindir biçiminde bir kömür yada mürekkep ve bunların içine konulabileceği bir malzemeden oluşan sesleri, düşünceleri somutlaştırmaya yarayan şey.
kendisi yazı yazma aracıdır.. ama özellikle ilkokuldayken kullandığım kırmızı kurşun kalemin defteri delecek kadar bastırmadan adam gibi yazmayışı ve bu da yetmezmiş gibi silmek istediğinde de pembe bir iz bırakmadan silinmeyişi çocukluğumun derin izler bırakan hatıralarından olma suretiyle ayrı bir önem taşır..
Gönlümün elçisi, dilimin kılıcı kalemim.... Hadi ha gayret! Kalbin niyetine kırsa da ucunu ucundan akıttığın acılar,
sen, yazmaya devam et.. Devam et kılıcını kuşanmaya, okuyan anlıyor farzet!.. (kılıçtan keskin).
yaşadığımız gerçekliği delecek kadar sivri; kaybettiklerimizi, özlem duyduklarımızı ve zamansızca yok olanları tekrardan yaratabilecek kadar cüretkar bir nesne.
orijinalinde kamıştan yapılmış ve yazı yazmaya yarayan alete denir; sonradan elle yazı yazmak için kullanılan (bilgisayar hariç) tüm araçlara bu ad verilmiştir;
maden veya taş üzerine kazarak yazmaya yarayan keskin uçlu metal alet;
tülbent ve kumaş üzerine boya çekmek için kullanılan ince fırça;
yazı çeşitlerinden her biri;
bir listede yazılı maddelerden her biri;
yabani ağaçları aşılamak için kullanılan kısa dal parçası;
resmi dairelerden her biri, kalem olarak adlandırılır.
osmanlı zamanında sarayda ve ülkedeki diğer idari yapılanmalarda, yazmanlık, sekreterlik, kayıt işlerinin yapıldığı bölüme de verilen ad buydu. bu sistem ufak değişimlerle cumhuriyet döneminde de sürmüştür.
arapça'da qalam, eski yunanca'da kalamos (vurgu birinci a üstünde) olarak kullanılmıştır; kalamos, kamış, kamış kalem demektir.