ben amerika dayken okulun en zor dersi olarak gorulen bir ders vardı: -debate -tartısma dersi-
felsefe sosyoloji astronomi tarih.
tezler. tartısmalar.
ben bu dersi almak istedim.
dediler ki yabancı bir ogrenciye hic vermedik. emin misin? cok zor o ders. senin ana dilin bile degil ingilizce.
ben dedim almak istiyorum.
aa ile gectim o dersten ben. kalp.
velhasılı ikili tartısmalar olurdu.
biz amerikalı bir kızla tartısıcaz.
konu sanat mı bilim mi.
kız sanat daha onemliyi savunacak.
ben bilim daha onemliyi savunucam.
ve ben siir yazıyorum. oyku yazıyorum. bale yapıyorum. dj lik yapıyorum. benim hayatım sanat. inanmadıgım bir seyi savunmak zorundayım.
velhasıl bir saat sınıfta tartıstık kızla.
en son dedim ki yazar oldugunu dusunelim. sanat yapıyorsun.
bir deftere yazmak icin neye ihtiyacın var.
-kalem
dedi kız.
orda tartısma bitti.
kazandım.
Kalem!"
(ALENi BiR iMAN'DIR Ki, AYAKSIZ YÜRÜR)
- Ahmet MATAR -
Kalbime dokundu doktor
ve dedi ki:
“Acıyor mu?”
“Evet” dedim
Ardından neşter ile paltomun cebini yardı
ve kalemi çıkardı
Doktor tebessüm ederek başını salladı ve eğildi,
bana dedi ki:
“Sadece bir kalem…”
Dedim ki: “Hayır efendim,
bu eldir, ağızdır
kurşundur, kandır
alenî bir imadır ki ayaksız yürür.”
kurşun kalem versiyonu ilkokulda, uçlu kalem versiyonu lisede, tükenmez versiyonu üniversitede en çok kullandığım ve en çok dolma kalem versiyonunu sevdiğimdir.