10 sene boyunca uğramadığım, alkol ot ve sigarayı bırakınca yeni yeni tadını fark etmeye başladığım öğündür. portakal suyu süt falan. süt çocuğu oldum lan resmen ama güzel.
çalışanlar tarafından haftaiçi bazen sırf poğaçayla geçiştirilince çok üzendir, özletendir.
ben de istemez miyim şöyle yağlı beyaz peynirli, salamlı, yeşil zeytinli, salamlı güzel bir kahvaltı etmek? ama işte olmuyor napalım. en büyük lüksüm arada yediğim cornflakes. *
ofisin karşısındaki büfeci beni görünce "bir peynirli bir sade poğaça" uzatmaya bıktı, ben de sabah sabah o yağlı poğaçayı yemekten bıktım. ama sonuç değişmiyor sözlük.
ben güzel kahvaltı etmek istiyorum artık, ekmeğime nutella sürüp üstüne reçel döküp yemek istiyorum. poğaça yemek istemiyorum.
düzenli kahvaltı yapanların iş hayatında daha başarılı olduğu uzmanlarca söyleniyor. zaten stres ve yoğunlukla mücadelede, kahvaltıyı atlamamanın önemi büyük.
"yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı. " *
kahvaltısız başladığım günden hayır beklemem ben, beklesem de hayır gelmez zaten. mutlulukla özdeştir benim için. bir de yanımda sevdiklerim varsa, değmeyin keyfime!