kin tutan varlıklardır. mesela erkek erkeğe bir ortamda arkadaşınıza ''lan saçın götüme benzemiş'' derseniz ortamdakiler güler, arkadaşınız küfür eder olay kapanır. ama aynı şeyi bir kadın diğer bir kadına söylerse olay asla orada kalmaz. mutlaka başka bir yerde intikam alma, itin götüne sokma çabaları olacaktır. bu kinci, alttan alamayan yapıları nedeniyle hemcinsleriyle olan dostlukları erkeklerin dostlukları kadar sağlam olmaz.
ateşböceklerine benzerler. karanlıktayken saçtıkları ışıltılarıyla bizi büyülerler, aydınlığa çıktıklarında ise hayal kırıklığına uğratırlar, sürekli olarak kusurlarını ararız..
toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
+eveeeet, televizyonlarını yeni açan izleyicilerimiz içiin bi kere daha hatırlatalıım efendiiiim.
-hah dur niyazi bizden bahsediyo...
+lan ne diyon kadın bütün gün ünlüler çiftliği izlemekten kafan mı sulandı? allaaa allaaaaa...
-öyle deme bey, insan kendini bi gruba ait hissediyo.
+senin safın belli gözelim. gerektiğinde rakımı hazır edecek, gerektiğinde ayağımı yıkayacaksın. yeri gelecek beni yormadan yumruğuma çarpıp kafanı yere sürteceksin. şimdi ait olduğun grubu anladın mı benim gözel karıcım?
-sir, yess sirrr.
+aferin, şindi git rakımı getir.
Kadınlar dunyanızı cennete veya cehenneme cevirebilicek olan varlıklardır, ilk aldıgımız nefeste annemiz vardır tanıdıgımız ilk kadındır ve cogu erkegin dilegi hayatın kapanışını hayatının gercek kadını olan hayat arkadasıyla, eşiyle kapatmakdır. Tanrıya ve hayata olan sukran dualarıyla.
*20 yaşında futbol topudur.. (22 kişi peşinden koşar.)
*30 yaşında basketbol topudur.. (10 kişi peşinden koşar.)
*40 yaşında golf topudur.. (1 kişi peşinden koşar.)
*50 yaşında pingpong topudur.. (2 kişi birbirine atar.)
*60 yaşında voleybol topudur.. (Kimse tutmak istemez.)
*70 yaşında yakar toptur.. (Herkes kaçar.)
erkeklerin bildiği gibi olmayan yaratıklar diye adlandırılabilirler..tamam siz langur lungur konuşup, aklınıza geleni söylüyosunuz ama biz biras daha ima da bulunmaktan hoşlanıoruz galiba..siz de onu anlamıosunuz biz de her langur lungur lafta bi ima arıoruz..anlaşamamak bundan..."o kadar da karmaşık değil aslında ya " dicem yalan sölemiş olcam biliorum...
"oyuncak oluyorsunuz erkeklerin elinde bazen.
elleri size "dev" elleri gibi geliyor.
tıpkı, yeni doğmuş bebeklere değen büyük insanların elleri gibi
halbuki,
onlar dev falan değil,
ufacık çocuklar.
sizlerse kocaman insanlarsınız.
bir şekilde, yine de,
gulliver'in hikayelerindeki gibi,
sizi ayara getiriyorlar.
sizi yere düşürüyorlar."
(kadınlar üzerine bir konuşmadan -henüz arşivlendi. ağaç kesen bir şey üzerine geçmişti bir şekilde.)