dünyadaki birçok erkeğin farklı bir şekilde yaklaştığı farklı değerler yada değersizlikler verdiği canlı türleridir. nietzsche kadınların kırbaçlanmaları gerektiğini söyleyip durdu ve hep mesafeliydi çünkü yaralıydı, bukowski için kadın nefes kadar önemliydi mutlaka olmalıydı herzaman sevdi değer verdi, albert camus onları saçma bulurdu, boris vian bir kadını oturtup ona saksafon çalacak kadar romantikti. aslında hepside kadınlarının yanlarında olmasını arzulamıştır bi şekilde. onlarda uyumak, sabah birlikte uyanmak gibi ama kadınlarla yaşadığı tecrübeler hepsinin fikir haritasını çizmiştir beyinlerinde, bu aslında bütün erkekler için böyledir hemen hemen.
Mavi dövmeleri
Ve bitmek bilmez yasların çürük izleriyle
Durup ateşe bakıyorlar.
Rüzgâr estiğinde hepsi ürperiyor
Göğüsleri değiyor toprağa
Ellerinde yanan odunlar taşıyan kadınlar
Siyah kazanların pası çökmüş yaşlılığıyla
Dolaşıp duruyorlar.
Ateşin öfkesi kabardığında
Sesler artıyor.
Orada ateş hiç bitmiyor
Söndürmek bir belâ
Göğüsleri pörsüyen kadınlar
Ellerinin korkunç inceliğiyle
Tutacakları odunların sertliğini düşünmekte
Ve susmaktalar.
Sustuklarında yaşları farkedilmiyor
Toprak kokuyor bağırdıklarında
Nereye yaslanacaklarını unuttuklarından
Gözlerini toprağa bırakıyorlar
Çünkü bulutlar gökte kalıcı değil
En içten
Toprağa veriyorlar kendilerini
Ve kokuyorlar arasıra
çok güzel kadınlar vodka gibidir.içmesi çok hoştur.ancak kendini fazla kaptırırsan çok kötü çarpar sonunda da kusarsın.
çok güzel olmayan fakat diyalog kurmanın zevkli olduğu kadınlar ise rakıya benzer.ilk defa içtiğinde acı gelir.yavaş yavaş tatlanır.muhabbet dersen vardır.
sonunda çok güzel çakır keyif olursun, tam kıvamına gelirsin.
hem güzel hem de muhabbeti güzel kadınlar ise 200 yıllık şaraba benzer. hiç kusuru yoktur.elde tutması ve ele geçirmesi çok zordur.içtikçe hayat bir başka gelir insana.
bazense bir erkek karşısında ki kadını 200 yıllık şarap zanneder.zaman geçer sarhoşluk geçtikten sonra bir bakar ki içtiği köpek öldürenmiş. boş yere karaciğerine zarar verdiğini anlar.bir daha ucuz şarap içmeyeceğine ve güçlü olacağına kendine söz verir.ancak bu sözü tutamaz ve alkol dünyasına yeniden kaptırır kendini.
(bkz: goodfellas) filminde vurgulandigi uzere; kocasinin guclu ve zengin olmasini arzulayan, ama bunun nasil oldugu, ne sekilde kazanildigi onlar icin onemli olmayan varliklar.. bir restoranda saygi gorup, sira beklemeden en on masa sizin emrinize veriliyor, ya da alisverise gidiyorum, para lazim dendiginde destelerce para onunuze atiliyorsa o erkek cekicidir mafya bile olsa.. hayir bu boyle degil onemli olan kisilik diyen kismi ise, "zengin ve guclu olsun da nasıl olursa olsun ama ayrica hem de kisilikli olsun kotu mu olur?" demek isteyenleridir aslinda.. (bkz: erkegi seksi yapan unsurlar)
ayrica:
(bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
kin tutan varlıklardır. mesela erkek erkeğe bir ortamda arkadaşınıza ''lan saçın götüme benzemiş'' derseniz ortamdakiler güler, arkadaşınız küfür eder olay kapanır. ama aynı şeyi bir kadın diğer bir kadına söylerse olay asla orada kalmaz. mutlaka başka bir yerde intikam alma, itin götüne sokma çabaları olacaktır. bu kinci, alttan alamayan yapıları nedeniyle hemcinsleriyle olan dostlukları erkeklerin dostlukları kadar sağlam olmaz.