iki başlıkta ele alınırlar: ne istediğini bilmeyen kadınlar ve ne istediğini bilmediğinin farkında olmayan kadınlar. genellikle erkekte dış görünüş ve paradan daha öncelikli olarak anlayış beklediklerini öne sürerler. amma ve lakin onları en iyi anlayan erkekler umutsuz bir eski sevgili ya da 'sadece arkadaş'tan öteye gidemez. ama tam tersi olan erkeklerin de öldüresiye ve çıldırasıya aşığı olurlar. her iki pozisyonu da tecrübe etmiş yoldaşlarım genellikle bu kadınlardan uzak dururlar. fakat şöyle bir şey vardır ki kadınlar kendilerinden uzak duran erkeklerden de etkilenirler. kadınlar her tür erkekten etkilenir aslında. ve bu, nedense erkeği 'cool', karizmatik, havalı vb. gibi terimlerle betimlenecek bir tür yapar onların gözünde. kadınlar genel anlamda sabırlı erkeklerden hoşlanırlar. fakat bunu bilmezler. çünkü bir erkeğin hangi raddede sabırlı olduğunu anlamazlar. kadınlar aslında çoğu şeyi anlamaz. fakat erkeğin anlayış problemi kadınlara göre daha çok olduğundan bu konuda kadınlar terazinin ağır basmayan kısmında yer alır. kadınlar bir tezat havuzunda su yatağıyla yüzer. kimse onların aslında çelişkiler cehennemindeki bir zebani olduğunu cesaret edip söyleyemez. kadın erkek eşitliği konusu bunun en büyük örneklerindendir. feminizm de bunun en güzel kanıtlarındandır. saymakla bitmez. erkek yaradılış itibariyle düz adam olduğundan onu yontmak kadının işidir. fakat benim gibi talihsiz erkekler zaten yontulmuş olarak dünyaya geldiğinden ilişkileri sancılı ve zaman kaybı olarak geçer. kadın kendinden daha az zeki erkekle daha mutludur. zira o ilişki erkeğin daha zeki olduğu bir ilişkiden daha sağlıklı daha uzun ömürlü ve daha mutlu sürer. ama biter mi? tabi ki biter.
kişisel not: genellemenin dışında kalan kadınlar orada kalmaya devam etsinler lütfen.
kadınlar, tanrının bir mucizesi, su gibi duru, temiz varlıklar.
Olmazsa olmazlarımız.
Kimi zaman anne, kimi zaman eş, her zaman yoldaş. Onları kırmayalım, üzmeyelim
evet sevgili seyirciler. Bir sevgi treni programımızın daha sonuna geldik. Yapımda ve yayında eme.. Error.
eğer dünyaya xx genleriyle geldiyseniz insan olmazsınız bu dünyada.sadece kadın olmanız öğretilir küçük yaşalardan beri hemde .herşeyden vazgeçirmektir bu aslında.gerçi dünyanın bazı yerlerinde salt kadın olmak bile ayrıcalıktır çünkü;o genlerin sahibi hayvan muamelesine layık görülür kimi zaman alınır-satılır,harcanır ,boğazlanır vs.. dünya sizden bir hayvandan alabilieceğinden bile fazlasını alabilir.
sürekli yargılanırsınız toplumda sonrada bilmem kimlerin kuralları bilmem kimlerin dedikleri kural olur çıkar başınıza .yok bekaretti yok kadın sünnetiydi yok eğitimdi yok yönetimde kadın mı olur zihniyetiydi olmayan kurallarla zayıf yaratılışınızın arkasına itilirsiniz.zayıf dediysem bakmayın bir kadın fiziki gücü dışında her anlamda erkeğin önündedir.
bazı yerlerde kadın olmak bile lüks demiştim çünkü bir alışılmışlık var ve aslında iğrenç bir zihin yapısına giden ilk yol bu .kadın da bir insandır ve ne zaman bunu dillendirse hey sen eğil vediz çök komutuna geçer kalan dünya.abarttığımı düşünebilirsiniz ama bunu bazen kadınlar bile birbirine zorlar .zira eğer o kromozomu taşıyorsanız salt kadın olmalısınız emri kanıksanmışdır.insan gibi hür ve sevgi için var olabilecek bir canlı kadınlığını daha iyi yaşadığını söylerek övünmüş bile sayılıyor.olmayan düşler peşinde her kız çocuğu hayata adımını attığı he saniye kendine biçilmiş mesleğe ,alınmış giysiye hatta ona tahsil edilmiş güzergaha mahkum yaşar.
kadına şiddet bu yüzden de hak olrak görülür zira kılıfına uymamış adledilir kabullenemez insan oğlu .o kadın cinsiyetini taşıyan insanın tek amacı özgürlüğü hissetmektir sadece.bazı erkekler ve bayanlar kadın hakkında özgürlük dile getirince zihin altyapısı cinsel bir özgürlük sanarlar .oysa ukrayna da et olarak satılan ,çinde makina olarak görülen ,amerikada peçete gibi ilgi gören ,türkiye de eşya olarak arsa olarak bakılan kadının tek amacı sade bir yoldan korkmadan yürüyebilmektir. bedeli bazen canı ve tüm iğrençliğiyle şiddet ve tecavüz olsada halen ben burdayım bende insanım diyen her kadın erkeği cesarette bir kez daha alt etmektedir.
benim karşlılaştığım kadın tipleri en çok hüznü anlatır ve sessizce anlatanı en çok canımı yakandır. zira annelik kılıfında en sevdiği varlık olan çocuğu tarafından bile terk edilen hatta bitirilmeye çalışılan tüketilen kadınlardır çoğu zaman anneler.sadece sevmek için orda olsalarda içindeki insana dair kalmış herşey öznle ayıklanır bir anneden .susmalıdır ,görmemelidir ,zevk almamalıdır ,zevk vermelidir ,doyurmalıdır ,hastalanmalıdır velhasıl en son istenen ise ölmelidir.evet bir anneye sadece bize mecbur hissettirerek ne verdik sanıyorsunuz.
birde küçük kızcağızlar var canımı acıtıyorlar o kadar masum halleriyle kadın olmaya bırakılmışlardır ki hemde çoğunlukla aile içi ilişkilerle .bütün cinselliği alınmasına rağmen farkında olmayan bu bünyeler topluma hangi çocuğu getiriyor olabilir , soruyorum katiller tecavüzcüler veya caniler bir annenin çocuğu değil mi?
bütün bunlara rağmen yetişmiş bir birey bir insan halinde o kromozoma sahip canlı bulmak zordur.bunu anlayabilirsiniz bir insan sever sevebilir oysa bir kadın veya erkek ancak şehveti tadabilir.eğer kendinizde şehvetten başka his görmüyorsanız yaşadığınız her neyse çok acı şeyler olmalı.
insan olarak dünyaya geliriz ama bizi biz yapan sevgiden hep uzağa itiliriz helede kadın olmanız öğretiliyorsa size olmayan bir pencerede yaşar durursunuz.karmaşık olan sadece bizleri bu hale getirenlerdir .birbirimizi anlamamıza engel olan önyargılarımızda kendimize layık gördüğümüz ilk cezayla başlar.ve eğer o genleri taşıyorsanız zaten cezanız kesilmiştir.tarih boyunca dünyada hep en mutlu görülüp mecbur bıraktıklarımıza köle olması beklenen kadın insan olamamıştır daha doğman cezası kesilmiştir çünkü.
şeytanın dünyada ki versiyonu der çoğu kişi onlara... bazıları hayatımızı duzene sokar bazıları hayatımıza sokar.. bazen bır omur olurlar, bazen tabut.. ne onlarla yapabılırız.. ne de onlarsız...
bir gülüşüne hasta eden,
bir gülüşüne hatra binlerce şarkı getiren,
bir gülüşüne aslında hayatı durduran,
bir gülüşüne binlerce entry girdiren,
bir gülüşüne erkek kafasıyla ömür verilebilen,
bir bakışına sana, dünyayı tersine döndüren,
bir bakışına sana, sevgiyi iliklerinde hissettiren,
bir bakışına sana, önceki yaşanmışlıklara pişman ettiren,
bir bakışına sana, aşkı hayal-i dünya eden,
bir sevişine ölünen,
bir sevip bir öldüren,
uğruna minimal şiirler yazdıran,
derede balık, çölde sema,
dünyada huzur, ahrette ceza,
beni benden ısmarlama aldıran,
kadınlar,
bir sevişme,
bir hissetmek herşeyiyle,
kadınlar,
bir his ki ölüm,
bir keşfetmek ki ölümüne,
kadınlar,
bana bunları yazdıran,
alkolik gecelerin tanrıları,
kadınlar ki karartan günleri,
yokluktan ibaret bir hayatın,
varlık kalıntıları...
en maço adamı kedi gibi miyavlatabilen, en zeki adamı salya akıtan bi mala döndürebilen, en homofobik adama hiç acımadan tecavüz eden acımasız ama çok güzel varlıklardır.
...ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar;
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
(bkz: nazım hikmet ran)
"belki daha düşük düzeydeki, ama daha incelikli ve daha hafif türlerdeki varlıklarda olduğu gibi kadınlarda da gönlümüzü rahatlatan bir şey buluruz. kafaları her zaman eğlenceyle, gelip geçici heveslerle ve giysilerle dolu yaratıklarla karşılaşmak ne büyük bir zevktir. onlar, yaşamları sınırsız sorumluluklarla dolu, baştan aşağıya gerginlik içinde yaşayan ciddi erkek ruhlarını büyülerler."
--spoiler--
sevdiğiniz kadın, sizi anlaması ve biraz şevkat göstermesi için, çocuklaşıp ruhunuzun gizlerini ve umutsuzluklarınızı paylaştığınız an, sizin kendisi ve diğerleri gibi aslında insan(!) olduğunuzu görür ve onu kendi umutsuzluk batağından hayal bulutlarına ulaştıramayacağınızı düşünür, hayal kırıklığına uğrar..
kadınlar için yarı tanrı olmak gerekir; kanı akmayan.
--spoiler--