Kadın bazen bişeye sinirlenir , bazen üzülür , bazen sıkılır , bazen ağlar , bazen güler , bazen susar... Bazenler çoğaldıkça kadın kendini yemek yemeğe verir. Bu sefer basenler çoğalır... Yapmayın bunu , yada kararında yapın. Abartma be kadın !
--spoiler--
Bana kimse sormaz
Atarlarken düğümü
Ben bir dilsizim
Silkemem ki yükümü
Gözlerimde ürkeklik
Kimse bilmez küsümü
Çünkü adım kadın
Dinletemem sözümü
Bana herkes sahip
Benim hiç hakkım yoktur
Ben akıldan yoksun
Ama vazifem çoktur
Adem'in yediği elma
Hep benden sorulur
Çünkü adım kadın
Kadınım hükmüm yoktur
Çünkü adım kadın
Kadınım hükmüm yoktur
--spoiler--
Delirten
Aşk duygusunu insana tanıtan, tattıran
Bazen melek, bazen şeytan, bazen ateş ya da iffet
Ya Züleyha, ya Leylâ ya da Meryem!
Türkiyede kadın olmak:
Toplumumuzda kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın; çocuğun cinsiyetinin erkek olması isteği; çeyiz, başlık parası, namus cinayetleri; evlilikte hırpalanma, dayak, tecavüz, ekonomik ve psikolojik baskı; kadın ticareti, fahişeliğe zorlama, kadını evdeki her işi yapma zorunluluğu olan köle gibi gören bir zihniyetten kaynaklandığı söylenebilir. Yine de dünya geneline baktığımızda kadına yönelik şiddetin en az yaşandığı ülkelerin başında Türkiyenin geldiğini söylemek yanlış olmaz. Kadına yönelik suç oranlarına baktığımızda Macaristan, Fransa, israil ve komşumuz Yunanistanda ülke genelindeki tüm suçların yüzde 15i; ABD, Almanya, isveç, Portekiz gibi ülkelerde yüzde 20sini kapsamaktadır. Uluslararası araştırmalar Türkiye nüfusunu oranladığında bu payın tüm suçlar içinde sadece yüzde 7 olduğunu ve şiddet konusunda birçok ülkenin gerisinde iyi bir imaja sahip olduğumuzu göstermektedir.
Asyada kadın olmak:
Asya ülkeleri başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde doğacak çocukların erkek olması yönündeki beklenti ve istek, kadınlar üzerinde aşırı psikolojik şiddet etkisi oluşturmaktadır.
Özellikle Hindistan ve Çinde, daha ana karnındayken cinsiyetleri öğrenilir öğrenilmez kız çocuklarının öldürülmesi çok yaygın. Bu durum toplumda ciddi travmalara ve intihar vakalarına yol açmış durumda.
Afrikada kadın olmak:
Afrika kıtasının büyük bir bölümünde kadınların en çok maruz kaldığı şiddet türü asittir. Çünkü Afrikada asit günlük yaşamda kullanılan en etkili savunma silahı olarak algılanıyor. Bulması kolay ve ucuz. Bıraktığı izin kalıcılığı nedeniyle Hata yaptı ve cezasını buldu! şeklinde yaygınlaşan bir savunmanın en belirgin izdüşümü. Afrikada aside maruz kalan kadınların yaptıkları en büyük "hata" ise, evlenme teklifini reddetmek ve cinsel ilişkiyi kabul etmemektir.
Hindistanda Kadın olmak:
Hindistan sosyolojik olarak tanımlaması bilimsel verilere dayandırılmadan ele alınması gereken dünyanın en garip ülkelerinden biridir. Bu garipliklerden ve kadına yönelik şiddetin en garip tecelli ettiği ülkede bilinenin aksine erkekler evlenecekleri kızların ailelerinden para alır. Erkek evlenmeden önce, kızın babasıyla uzun bir pazarlığa oturur. Fakat bizdeki gibi başlık parası vermek için değil, kızıyla evlenmesi karşılığında alacağı drahoma için. (Drahoma: kız tarafının, onunla evlenecek erkeğe ailenin durumuna göre para ya da mal vermesidir.) Pazarlık bitse de egemen erkek evlendikten sonra, aldığı parayı ya da malı az bulur ve kızın ailesinden daha fazlasını istemeye başlar. Ödenmezse yeni bir kızla evlenmek ve para almak için eşini dövüp, sonra yakar. Bu şekilde yakılan insan sayısı resmi istatistiklere göre günde 5 kadındır. Bir o kadarı da kayıtlara "Mutfakta elbisesi tutuştu, kaza oldu, yandı." diye geçiyor. Sonra yeni bir kız peşine düşülüp ailesinden evlenme karşılığı para istenmeye devam edilir
Kısaca Kadınlar:
Afrikada köle, Batıda işçi, Doğuda çocuk yaşta anne!
Ortadoğuda kimsenin umursamadığı, görmezden geldiği değersiz!
Kadınlar en çok bizim toplumumuzda Anne.
Kendimizi gazete manşetlerine, haber bültenlerine kaptırıp toplumsal dokumuzu zedeleyecek duygulara göre değerlendirmemeli; kadına verilen en şerefli anne olmak hediyesini elinden almamalıyız.
Özellikle kadının ekonomik bağımsızlığını kazanması, Medyanın garip bir propaganda yöntemiyle özgürlük temelli yürütülen tartışmalarla aile yapısını zedeleyecek ve sınırları belli olmayan bir özgürlük algısı yalanına inanılmaması gerekiyor. Bildiğimiz en temel gerçek şu ki kadınlar; Kapitalizmin reklam objesi, Komünizmin seks kölesidir. Bırakın da islamın cennetin onların ayakları altında olduğu ve toplumuzun onlara verdiği annelik değerini, mertebesini yaşayarak kadın olduklarını hissetsinler.
Ne reklamların pazarlama malzemesi olsunlar, ne meydan okuyacak kadar özgür olsunlar, ne de böyle bir özgürlük anlayışı olması gerekiyormuş palavrasına inansınlar.
Bir kadına verilecek en büyük değer, onun bir erkekten farkı olmadığı gibi saçma bir özgürlük modeline inandırmak değil; onun bir eş, bir anne ve kadın olarak değer açısından herhangi bir insandan zaten hiçbir farkı olmadığını hissettirme erdemidir.
Eski zamanlarda yaşamış kadın, anne olarak kadın ve gelecekteki kadın hep başımızın tacı olsun.
Çünkü mutlu günler hep kadınlarla mümkün.
Allah eksikliklerini göstermesin.
+* tanrı önce adem i yarattı!!!
-eee?
+eee si var mı? hiçbiri yokken biz vardık!
-hurilerle diyorsun?
+yaaaniii...
-sende depresyon belirtileri var, bence hemen bir hatun bul kendine!
+!?!?
kadınlar 3 seyden nefret eder.
36 beden olup spora giden kadınlardan.
36 beden olup diyetisyene gıden kadınlardan.
36 beden olup yanlarım cıktı dıye yakınan kadınlardan.
sabah akşam erkeklerle atışan asıl büyük düşmanı hemcinsi olan şaşırtıcı dişi kişisi. bide bi entrikalıdır dünyaları, soyunuz osmanlıya mı dayanıyo, belli oluyo dedirten canlı türü. ekolojik dengede yerleri hala nerdedir anlamış değilim? en üstte mi yoksa en üstünde bi üstünde mi? kesin olan üst olduğu çünkü; her hareketi lafı zirveden inmeyen, zirveyi parsellemiş cins. dişi hayvanlarda durum nasıl acaba ya?
charles bukowski imzalı yer yer rahatsız edici ama bir solukta okunabilen bir kitap;
''bir kadın olarak doğmuş olsaydım, kesinlikle orospu olurdum. erkek olarak doğduğum için, sürekli kadınları arzuladım. ne kadar aşağılardaysan o kadar iyidir. buna rağmen kadınlar -iyi kadınlar- beni hep korkuttu. çünkü onlar ruhunuzu ele geçirmek ister. öyle olsa, peki o zaman, benden ne kalırdı geriye korumak isteyeceğim?
açıkçası fahişeleri düşmüş kadınları arzu ettim. çünkü ölüdürler onlar ve serttirler. sizden hiçbir şey beklemezler. çekip gittikleri zaman hiçbir şey kaybetmezsiniz. öte yandan bütün bunaltıcı bedellerine rağmen, yumuşak, iyi kadınlara da hasret çektim. iki türlü de kaybettim. güçlü bir adam her ikisinden de vazgeçerdi. ben güçlü değildim..
böylece tüm ömrümce, kadınlarla ve kadın düşüncesi ile uğraştım durdum...''
Tüm duyguları uçlarda yaşarlar.
Öyle arası yoktur,ya bağlanırlar hiç sormadan ya da ölesiye nefret ederler..
Öyle birkaç kez aşık olduklarına bakmayın,koca bir kuyudur kalpleri,bilinmez..Sadece bir kez yürekten severler,ve evlenip çoluk çocuğa karışsalar bile asla unutmazlar.
Konuşurlar,ağlarlar,susar yine konuşurlar..
Konuşarak rahatlarlar,ve bu yüzden erkeğin konuşmama halinden ölesiye nefret ederler.
O da konuşsun isterler,ama erkek daha çok susmayı sevdiği için bu sefere bağıra bağıra konuşurlar..
Kim ne derse desin almayı severler..Pazardan çorap da olsa kuyumcudan mücevher de,herhangi birşey aldıklarında çok mutlu olurlar..
Sabırlıdırlar,memelerinin ucu kabuk bağlasa da ,acıdan kıvransalar da bebelerini emzirmekten asla vazgeçmezler mesela..
Fedakardırlar,bütün gün evlerni çiçek gibi yapmak için çırpınıp dururlar..
Hiçbirşeyi atlamazlar..Çocuğu için kurabiye,eşi için tatlılar derken elleri buruş buruş olur,yorgunluktan saçları başları dağılır ama dudaklarına her daim kırmızı bir ruj kondurup hala 'kadın' olduklarını ilan ederler.
Çoğu kez iş hayatı ve evi beraber idare edip tüm gün bin türlü işi organize etmekle uğraşırlar.
Sadece ilgi isterler ve hayat boyu güvenecek bir omuz..
Bulunca o omuzu herşeye katlanırlar..
Anne olurlar,eş olurlar,evlat kardeş olurlar..
Ama hep sabredip bekleyen olarak kalırlar..
--spoiler--
korkuyorum, kadınlar zulmü, doğrudan doğruya zulmü başka herhangi bir şeyden fazla takdir ederler. onların ilkel eşsiz içgüdüleri vardır. biz onlar azad ettik, fakat onlar yine de efendilerini arayan köleler olarak kaldılar.boyuduruk altında olmayı severler.
--spoiler-- **
trip atsan dert atmasan dert bu gruba. anneye, sevgiliye, kız kardeşe... hepsi dahil; trip atsan ne trip atıyorsun derler, trip atmasan neyin tribi, ne şimdi bu gibi sorularla insanı tribe sokarlar.