regl, doğum falan gibi fizyolojik şeyler geçiyorum, bunlar gerçek sorunlarının yanında adı anılmayacak şeyler. kadının giyimi, kadının davranışları, kadının karşı cinsle ilişkisi, kadının cinsel hayatı, kadının evlilikteki rolü, kısacası kadının hayattaki her seçimi etrafındakiler tarafından karışılan, müdahale edilen alanlar. bu ülkede hiç kimse özgür değil ama kadınlarınki tam bir esaret.
gerçekten iyi bir aileden gelen, kültürlü ve görgülü anne-babaları olanları ayırırsak ülkenin her noktasında benzer problemler yaşıyorlar. dediğim gibi işleri çok zor.
insanlığın her huyunu yansıtabilen, masalların asıl konusu, ağaçların oksijen verme sebebi ve bizim ömür boyu onlar için çalışma sebebimiz olan melekler. *
kedi misali sadece kendisi izin verdigi muddetce sevebildiginiz, isterlerse hayatinizi cennet istemezlerse cehennem yapabilecek kendileri icinde celiskilerden olusmus butun. asla vazgecilemeyecek olan, homo sapienslerin disi sinifina mensup uyeleri.
Kadın demek!
Manikür de azim,
Ağda da acı,
Regl de ağrı,
Oje de sabır,
Doğumda sancı,
Aşk da gözyaşı demektir.
Bütün bunlara rağmen,
Kadına güçsüz demek,
Erkeklikmidir?
Uzerinde, bir erkege hissedilebilecek tum duygulari, her asamasi ve her derecesiyle, olabilecek tum yogunluguyla ve dalinabilecek en derinligiyle hissetmis bir kadinin giysileri var. Baska bir erkege soyunamaz artik kendini.
Sadece arada bir "omrumuzun bahari"vari sarkilar dinledigi zamanlarini ozluyor hepsi bu. Tekrar ayni heyecani hissedemeyecegini bilmenin buruklugu belki. Hayatta yasayabilecegi herseyi yasamis oldugunu bilenlerin kusandigi bir huzun ve olgunluk. Ama daha otesini de hissedebilir, bambaska bir evrende bambaska bir boyutta hicbir kadinin erisemeyecegi bir yere varabilir. Onun menzili de bu zaten.
Yeter ki O...