insanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye;
hepsi kariyer derdinde olan.
Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki,
o kadar çok ağladılar ki!
Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına
inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi;
hem de hiçbir zaman!
Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki!
Niye sarılalım ki!
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
O da kim, ne diye sormayın artık.
Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda
kendilerine sarılırlar çünkü!
yetişkin dişi insandan daha fazlası. kadın olmak, ben kadınım diyebilmek sadece bir vajina sahibi olmaktan ibaret değil. kadın olmanın gerektirdiği büyük bir cesaret var. kendine saygı göstermek, kendini kullandırmamak, kendini mal olarak görenlere gerekli tepkiyi vermek, gerektiğinde duygularını bir kenara bırakıp sana saygı göstermeyenleri silmek, kendini doğum makinesi olarak görmemek, doğal ihtiyaçlarından utanmamak, kendinle gurur duymak, hemcinsine destek olmak her kadının sorumluluğu. bu sorumluluğu üstlenmeyenler, dünyamızı yaşanmaz hale getirenlerin arasında yerlerini alıyor.
Elindeki alışveriş torbalarından dolayı 30 saniye telefonla konuşamayıp, telefonu kapattıktan sonra elinde kendisini rahatsız eden alışveriş poşetlerine aldırmadan 2 saat daha alışveriş yapabilen canlı türü.
Lan oglum bare arapca ögrenin ozaman, kuranda dövün yada hadi tartaklamak olsun diye yazılmış halen hafif diyor lan bütün meallere bakabilirsin geri zekalımıdır nedir. şimdi.bunu deyincede feminist olduk kim bilir ama senin yarım aklın daha feminist duruyor.söylim yani.
feministlerin küstahlıklarına rağmen yüce kitabımız kuranı kerimde erkeğine karşı gelmesi halinde hafifçe tartaklanabileceği, (dövmek değil, tartaklamak çarptırmayın) sonra da yataktan uzaklaştırılabileceği beyan edilen varlık.
annelerimiz.
onlara değer vermek zorundayız.
ne kadar güçlü de olsak.
Fazla kilolarını kıyafetlerle kamufle eden bir kadın isterse acısını da saklamayı becerir. Eğer kadın karşında ağlıyorsa güçsüz bir yapıya sahip olduğu için değil sadece senden çok daha fazla duygusal olduğundandır. Ya da sandığı gibi adam olamadığın içindir. Ve ya birlikte yürüyeceğinize söz verdiğin yolda senin başka yöne sapıp onu ardında bıraktığın içindir. Belki de sana verdiği tüm değere değmediğini geç anladığı içindir..
kaslı olmayacak. şimdi yeni moda bu. spor salonlarına gidip karın kası yapıyorlar. çok kötü görünüyor. kadına kas yakışmıyor. kadın yuvarlık hatlı olacak. öyle dümdüz vücut, kas filan yakışmıyor.
kadini erkekten ayri goren bir toplum kabul edilemez. bu dunya erkek hakimiyetinde degildir. yaşam hakkinin sadece erkege ait oldugu gosteren bir kural yoktur. oyle iste.
regl, doğum falan gibi fizyolojik şeyler geçiyorum, bunlar gerçek sorunlarının yanında adı anılmayacak şeyler. kadının giyimi, kadının davranışları, kadının karşı cinsle ilişkisi, kadının cinsel hayatı, kadının evlilikteki rolü, kısacası kadının hayattaki her seçimi etrafındakiler tarafından karışılan, müdahale edilen alanlar. bu ülkede hiç kimse özgür değil ama kadınlarınki tam bir esaret.
gerçekten iyi bir aileden gelen, kültürlü ve görgülü anne-babaları olanları ayırırsak ülkenin her noktasında benzer problemler yaşıyorlar. dediğim gibi işleri çok zor.
insanlığın her huyunu yansıtabilen, masalların asıl konusu, ağaçların oksijen verme sebebi ve bizim ömür boyu onlar için çalışma sebebimiz olan melekler. *