her dişinin erişemeyeceği sıfattır. kadın olmak cidden bambaşka bir konumdur. duruşu, konuşmaları, seçtiği kelimeler onun gerçekten bir kadın olup olmadığını ele verir.
bazısı ise doğuştan asildir. böyle bir tanesini tanımıştım. yaşı 60 civarında bir kadın. maslakta restoran işlettiğimiz dönemde öğlenleri gelir ve daha içeriye adımını attığı anda kendisini belli ederdi. ona istemeden de olsa fazlasıyla hürmetkar davranıyordum. o kadar asalet sahibi bir kadın ki hiçbir şekilde başka türlü davranmam mümkün olmuyordu. en fazla 1 kase çorba içer öyle giderdi. arada konuşurduk kasa yoğun değilse. 2 çocuğu da yurt dışına yerleşmiş kendisi bir başına hayatta dimdik duruyordu.
Dünyadaki bütün kötülüklere rağmen karşısındakine dünyayı hala güzel hissettiren varlıktır. Hepimizin hayata gelme sebebi, canımız yandığında çaldığımız kapıdır. Merhametiyle naifliğiyle bir erkekten daha kırılgan fakat bir erkeğin yaptığı bütün işleri yapabilecek kadar da güçlüdür. Kadın dünyanın süsüdür.
kadın sözcüğü proto-türkçe ile proto-iranice arasında alıntı yönü belli olmayan "hatun" sözcüğünden evrilmiştir ve anımsadığım kadarıyla hatun sözcüğü de eski türkçede bir sıfat olarak değil bir ad olarak kullanılmaktadır.
sevgili feminazi'ler, sözüm size. hani en güçlü argümanınız olan "kadın bir sıfattır, bayan hem bir addır, hem de sonradan uydurulmuştur" varya, gördüğünüz gibi ilk bölümü burada çürüyor. ikinci kesim biraz daha anlaşılması güç olsa da kendinizi verirseniz anlayabilirsiniz. tabii önce beyin gerek, beyin için feminazizm'den kurtulmak gerek.
yerzüzündeki bütün sözler sonradan ve bir önceki sözlerden ve sözcüklerden türetilerek günümüze gelmiştir. bugün ki ingilizce'de 200.000 sözcük var ise siz 500 yıl önceki ingilizce'de de mi 200.000 sözcük var sanıyorsunuz? sonradan uydurulan sözcük (özellikle türk ulusu için) bir saçmalık değil, bir gerekliliktir. bir benzer biçimde diller de ulusa bağlıdır, soluk alır, verir. yaşar. yaşaması için de kendisini yenilemesi ve gelişmesi için beslenmesi gerekmektedir. işbu gerekçe ile;
anımsadığın kadarını siktir et, bilimsel olarak "hatun" kağanın eşine verilen bir sıfattır.
sıfat ve ad arasındaki farkı da ilkokul kitaplarından öğrenebilirsin.
insan
1.
memelilerden, iki eli, iki ayağı bulunan, iki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşan, aklı ve düşünme yeteneği olan, dille, sözle anlaşan, en gelişmiş canlı sayılan yaratık.
2.
bu türe giren canlı varlık.
"Uygarlığı insanlar kurmuştur" (insan tanımı alıntı)
Üstüme bir buğday un ser benim,
Eriyen tenin karışmalı hamura,
Rengin tenime tenin hamura akmalı,
Yoğurmalı avuç içinde Toprakları,
Çekip sıkmalı tomurcuk gülleri,
Üstüne Bir çift lokma yapmalı,
Her iki yanına iki de döşeme,
Sarılmalı döşege lokma için,
Çekip tutmalı tepeden sarmaşıkları,
Dolayarak savurmalı döşege ahenk katarak,
Temelden akan Serin sulara değmeli,
Serin suları har ile kaynatmalı,
Durmayan zamana karşı erimeli,
Erimeli Beyaz lokmalar üstüne,
Kırmızı yataklardan sömürmeli şekeri,
Girmeli eli dolu pempe kapılardan,
Vermeli eriyen lokma tatlısı dökmeli,
Ta en tepeden başlamalı şerbetini katmaya.