-kadın çocuktur aslında, Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.
-kadın güçlüdür aslında, Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. ister ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
-kadın sevgilidir aslında, evdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.Sevdiklerini kolay kolay. kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
-kadın yalnızdır aslında, içbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.
-kadın çılgındır aslında, Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur.
-kadın hayattır aslında, Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek. su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Kadın; Dünya'da yaşayan ilk iki insandan biridir. Değeri tartışılmaz derecede fazla olup günümüzde bu değeri çok aşağılara çekme konusunda kararlı olan erkek ve kadınlarda bulunmaktadır. Kusursuz bir varlık tarafından yaratılmış olması da yeterli derecede önemli bir özelliktir.
seni her şeyden çok sevmek basitti. var olan tüm inançların üstünde tutmak bile öyle. buna rağmen, çıkarcı bir karakter sahibi olmayınca ezilmek kaçınılmazdı.
kadın, tamamlayıcısıdır erkeğin. erkek de kadının. aynı anda, ikisi birden birbirine bağlıdır yaşamak için. bunun aksini söyleyen, zeka yoksunudur. yapay da olsa ihtiyacı var insanın tamamlanmaya. bunu bile bile, her şeyin üzerinde tutabiliyorsunuz.
isyan edecek ne var? ego ve güç bağımlılığı içinde ezdiğiniz insanlar siz ölüp giderken, size bir fayda sağlamıyor. isyan edecek bu var. ne alaka şimdi? erkekler şöyle, erkekler böyle; bir an, insan olduğunuzu unutup, ağzınıza ne gelirse söylüyorsunuz. gün gelip, olağanın dışında bir adam sizi sevdiğinde bile, diğerlerinden ayırt edecek yetiyi bulamıyorsunuz kendinizde. yazık ediyorsunuz, kendinize de. bu yazdıklarım aynı denyoluklara sahip diğer cins(ler)e de geçerli.
ne zaman, tüm varlığınızla bir insanı sevmeye başlarsınız? o zaman hapı yuttunuz. özellikle, kadın kimyasında mevcut olan aidiyet hissini, ne kadar doyurmaya kalkışırsanız, o derece boşluk doğuruyorsunuz. tuhaf değil mi? kokusunu, sesini, odanızda kapladığı hacmi düşünün... cevap: kadın. cevap: erkek. cevap: yok aslında.
gelmek istediğim yer, kadınlara olan inancın bizzat kendilerince yıkıldığı.
geriye dönüp bakınca, insan neye üzülür? boşa harcadığı zamana mı? harcadığı emeğe mi? paraya? öpüşürken salgıladığı tükrüğe mi? yoksa bir kadına inanmaya mı? şıklar bunlardan çok daha fazla tabii. cevabı da yok. şahsi fikrim bu, salt hüzün.
''kadın çıkar başka kadının rahminden;
hayata ilk çığlığını atar;
sessizliği işitir..
babasının gözlerindeki hayal kırıklığı;
ilk yaşadığı şaşkınlık olur.
dişiliğiyle bir erkeği tavlamaktansa, kadınlığını sadece tavladığı erkeğe saklamayı bilen varlıktır. erkeğim diyeceği insana o zayıflığı yakıştırmaz çünkü.
varlığının biz erkeklere bir hediye olduğu yaratıklardır. kimisi "kadın dediğin başa bela" diyor ama kadın olmazsa dünyanın halini düşünsenize... duygusallık adına zerre birşey olmayacaktı. büyük ihtimal bitmek bilmeyen savaşlar olacaktı. çiçekler, böcekler bize herhangi bir şey anlatmayacaktı güzellik babında. hatta "güzel" kelimesi bile belki olmayacaktır.
onlar olmadan bu dünya kesinlikle yaşanır bir yer olmazdı.
Şebnem Ferah'ın ilk albümünün adıdır. ismine yaraşır şekilde, kadına dair tüm halleri, o albümde yakalamak mümkün. Her bir şarkısı keyifle dinlenilmiştir ve halen dinlenilmektedir.
insanın göğüs kafesinin içinde fırtınalar kopartan, o fırtınalar sonunda dünya evine girilen, ciddi ilişkiye bir bebek ile başlayıp, bazen güldüren bazen sinirlendiren, genelde kendini sevdiren ve öldüğünde mezarının başında bekleyen dişi bir insandır.