kadınlar bize benzemezler hocam, onlar biz gibi standart tepkiler vermez. her birinin ayrı ayrı tepkisi vardır. tek tip davranan biz erkekler bununla başa çıkamayınca onları anlaşılmaz ve tahmin edilemez olmakla suçlarız.
kadın dalgalı denize benzer komutanım.
o allahın başyapıtının ilk ortaya çıkışı lilith in tezahürüyle olmuştur. adem in dangalaklığına ve "otur şu yarramın üstüne nolur be nolur be" diye yalvarmalarına dayanamayan lilith suretindeki kadın, tası tarağı toplayıp, allah a da "senin kadar yaratma beceriksizini görmedim" diyerek demon diyarına kaçmıştır. lilith in acılı terkedişi adem e çok koyduğundan ortalarda da ne keçi ne de katır görünmediğinden allaha gece gündüz "bana sikimi sokacak bir delikli yarat ya RaB!" diye yalvarmış ve bu yalvarmaların sonucunda oğluna kıyamayan topraktan ademoğlunu çıkartma becerisine sahip olan da havva yı şişirmiştir.. havvasına kavuşan şalvarı ateş içindeki adem de sonunda kendine kadın bulmanın huzuruyla tam gaz kadın ve erkek seri üretimine geçmiştir.
Kadınlar termos gibidir; Her tartışmayı ilk günkü gibi sıcak tutarlar... Kadınlar kitap gibidir; Korsanları hemen piyasaya çıkar... Kadınlar sigara gibidir; Zararlıdır ama bırakması zordur... Kadınlar otomatik kapı gibidir; Ne zaman çarpacağı belli olmaz ve her alışveriş merkezinde bulunur... Kadınlar bebek gibidir; Önce konuşmasını istersiniz, sonra susmasını... Kadınlar reçete gibidir; Karmaşıktır, anlaşılması zordur, ama mecbur kalırsınız... Kadınlar trafik canavarı gibidir; Bir anlık dalgınlık hayatınıza mâl olur.
tarihin bilinen ilk kadın şairi ve feministi; prenses enheduanna.
akad - sümer kralı büyük sargon' un kızı.
ve kadına yazılan ilk mektubun sahibi..
onun gözündeki kadın;
sen herşeysin..
sen tohumun efendisi, yerlerin ve göklerin kraliçesi.
sen her şeye muktedirsin.
mümkün kılan, var edensin. ol diyensin.
kasıklarında, karnında taşıyansın hayatı..
yaratansın.
kendinden çoğalan, çoğaltansın.
sen kokusuna mecbur olunansın.
sahiplenen , esirgiyensin..
kul eden kul olansın.
kadınsın sen.
sen toprağın, suyun, havanın efendisi..
sen dönüşen, dönüştürensin..
uyandıran, kışkırtansın.
baştan çıkaransın..
bilirsin sen istemezsen hiçbir şey olmaz..
ve bilir herkes sen istersen herşey olur.
aşık eden, aşık olansın.
gölgeliklerine çekensin. alıp götürensin..
kasırgasın.
söndürülmeyen ateşsin.
azgın selsin.
ismin değişti.
elbiselerin, dillerin, inançların değişti.
ama sen aynı kaldın. hiç değişmedin.
kadınsın sen..
alemin efendisi..
yerlerin ve göklerin kraliçesi.
sen yönetensin.
kulunun kuluna ettiğini gören, bilensin..
sen çaresizce sonsuz kudretine sığınılansın..
sabah oluyor.
kalkıp diş fırçamı aramam gerek. her sabah dişlerimle sevişirken huzurca rahatsız eden, aynalara boşalan diş fırçamı bulmalıyım. saçları özgürlük görmemiş kadın, kalkıp bir düzine yalanlar söylemelisin.
kahvaltı masasında ağzında kırık bir tatla ekmeğe su olmalısın. serin sabahların getirdiği taze aşk kokularından kalma kırık bir tatla.
çayını koyup balkonda bir sigara yakarak istediğin tüm klişeleri yaşaman mümkünken ne diye bu yatak yorgan kaçışların.ucuz romanların. ağır zamanların.
üşüyen ayakların değil fikirlerin. açıkta bıraktığın, umursamadığın,yok saydığın. hayır, giyme demiyorum çoraplarını. hep bir eksik yanın gibi giyinmelisin tüm yalnızlıklarını.
bir kadın olamadın. ya özgür oldun. ya da sade kadın.
tamam. şimdi tüm bu düşünceleri bırakıp dişlerini fırçalama vaktin geldin. 1 kere yalnızlık bir kere durulama..
iyice dağılmış saçların. hayır! yatağa gitmek yok.düşüncelerin bile bugün yaşamak istiyorken güneşin değmesini engelleyemezsin.
aslında evet. sen haklısın. hiç taramazdın saçlarını.
akşamdan kalma parmakların huzursuz, su soğuk olmasına rağmen .her sabah duş almak..
kelimelerini acıyla öldürmek istediğini biliyorum. ıslak ıslak güneşe asınca, üşütüp çürümeye başlayacaklarını bilecek kadar tanıyorsun kendini.
olmadı. çırıl çıplak girdin gene elbisenin içine.evet sen makyajını yaparken aynada kravatını bağlamaya çalışan bir spermin yansıması yok.
evet akşam gelip şarapla seviştiğinde elbisenle sızıp kalıcaksın. hiç fermuarını açmadan çıkartıp atıcaksın sabahına.
uyuma! hayır.
çık dışarı!
ya özgür ol ya da sade kadın.
Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir. Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı söylerseniz, size konser verir. Kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bi bataklıkta boğulmaya hazır olun!
duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları.
bütün o yaşanmış ve yazılmış olan,
bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan
hikâyelerin kadın kahramanları.
kadınlar ve kızlar,
dişil ve doğurgan,
duygusal ve duyarlı olan.
eril olmayan yani,
fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima.
gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent,en fazla
en fazla bir sandalı koynuna alan deniz.
durağan
ve çaresiz
ve lekesiz
ve temiz tertemiz.
adı tarihe geçmiş ve geçecek
dişil ve doğurgan,
kadın ve kız olan yani ki
yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.
dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş, çağların gerçek sahibi, gerçek yazıcısı tarihin,
bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan
en güçlü kumandanları köle, en zelil köleleri hükümdar kılan,
tutsakları en derin aydınlıkta hür, hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan,
hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren,
hükümlüyü birden hükümsüz eden.
geçer akçeleri geçmeze, geçmez akçeleri geçere dönüştüren saklı ve gizli el.
ama güçsüz,
çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel.
duyun beni geçmiş ve gelecek zamanların bütün hikâye kahramanı kadınları
ve hikâye kahramanı olmayan kadınları.
bir ben gibisi olmayacak aranızda,
hiçbirinize benzemediğim kadar hiçbiriniz benzemeyeceksiniz bana.
hepiniz düz yollarda, sakin ve güvenli bir yaşamın kollarındasınız,
bense derin ve karanlık bir kuyunun başındayım.
fethedilen değil fethe kalkışan olarak kalacak geçmiş ve gelecek zamanlara adım.
acım acınızdan,
gücüm gücünüzden çünkü çok daha fazla
aşk benim hakkım,
aşkın, hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini bildiğimden bu hak ediş,
çünkü bu aşk benim yazgım,
çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım.
yükselmek için düşmek ,arınmak için kirlenmek,
çıkmak için batmak lâzım.
yeniden doğmak için ölmeli insan bir kere,
ruh olmak için teni yakmalı kadın
ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.
vurucu ,kavrayıcı ve kuşatan,
durmayan, koşan,
böyle yazılmış benim yazgım,
kutsal kitaplarda böyle geçecek adım,
yazgıma ben nasıl baş kaldırırım?
hanım hanımcık ol, böyle denecek leyl`ya .ve oda öyle olacak.çöle düşen mecnun, leylâ değil.leylâ ağlamak için bile bahane bulmak zorunda. ben öyle miyim ya?
şirin"in bahtına düşen, uğrunda dağlar delinen olmak olacak, dağları delen değil.suyu bulmak ferhâd"ın bahtı.
aslı, en fazla bir âh, felekleri tutuştursa da. açılıp, kapanan düğme aslı boyundan ayağa.yanıp küle dönmek kerem"in hakkı olacak.
ben aslı gibi miyim ya?
evli evinde, yerli yerinde,
bana yazılansa, benim alnıma, yûsuf"un gömleğini yırtmak boydan boya,
nasıl karşı çıkarım yazgıma?
adım,
ey geçmiş ve gelecek zamanların
dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı,
hanım hanımcık, durağan,
ve çaresiz
ve lekesiz
bütün hikâye kahramanları.
adım adınızla birlikte anılsa da,
dağlar ve ırmaklar arasında,
gökler ve yer arasında olduğu kadar mesafe olacak adımla adınız arasında.