--spoiler--
Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,kımıl kımıl olacak ya...takta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece
bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak.
Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine
koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini.Aşksı z yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.
Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil
huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup
sözünü geçirmeyi de.
--spoiler--
(bkz: can yücel)
çogu erkegin hayattaki en büyük zaafıdır, çünkü yaradılış itibariyle iki vucudda cereyan eden ateş farklı boyuttadır.. sonuç ise önemini gördüğün kadar yaşayacagın bir acı olarak alır içinde..
erkek olmayan...*
yeni bir aşka yelken açmaya başladığım, bunu hissettiğim ilk andan beri düşünüyorum. kadın olgusu...
nedir abi kadın?
yukarda tanımda dediğimiz gibi "erkek olmayan" mıdır sadece?
düşünüyorum hacı, düşünüyorum, etrafımdaki kadınlara bakıyorum, hoşlandığım kadınlara bakıyorum, benden hoşlanan kadınlara bakıyorum, güzel kadınlara bakıyorum ve son olarak şiirlere bakıyorum...
ve aklımda çeşit çeşit kadın siluetleri beliriyor. halbuki ben bu kadar sene kadını hep tek olarak bilmiştim ama öyle değilmiş o iş. kadınlar çeşit çeşitmiş ve dönemlerine göre değişirlermiş. anladım...
benim için kadın hep güzeldi.* maşuk olması gereken hep kadındı. bırakın cinsel birleşmeyi aşık olunan kadının elini tutmak en büyük vuslattı.
hala böyle düşünüyorum aslına bakarsanız. ya da tam düşüncemden cayıyordum ki yengeniz kişisi tuttu hooop dedi. bilemiyorum. ama istisnaları var. çeşit çeşit kadınlar aynı zamanda istisnai kadınlar bunlar. maalesef varlar...
bakın bakın ne anlatacağım bundan 3 ay önceydi. belki daha fazla. en yakın arkadaşımın facebook unda dolaşmaktaydım ki bir kız gördüm. arkadaşıma mesaj attım hemen. "kanka "i" kim çok güzelmiş lan muhabbetiniz var mı?" diye.
gelen mesaj tüylerimi ürpertti. şöyle bir şeydi. "kanka bizim orda oturuyor. yüzyüze en son ne zaman konuştuğumuzu hatırlamıyorum. geçen facede sohbetteydim fotoğraflarımı beğenir misin dedi...
ölmek istedim. hayatımda yaşadığım en büyük şoklardan birisiydi kesinlikle. inanamadım. baktım tekrar fotoğraflara. arkadaşım beğenmiş harbiden bir de yorum falan yapmış "çok güzel çıkmışsın" diye. utandım lan. yeminle utandım. tüylerim diken diken oldu. bu hiç görüşmediği benim arkadaşıma bile böyle diyorsa en yakın arkadaşlarına neler diyordun diye düşündüm.*** tam düşünüyordum bundan başka yoktur diye, okulda geçen gün şöyle bir muhabbet işittim...
"bu fotoları koyalım faceye kim bilir kaç kişi beğenir"
ulan ölün lan. tam da kadınlar üzerine düşündüğüm sıralarda bunu duymam çeşitleme konusunda bana yardımcı oldu tabii. bunlar ezik kadınlar.
şair süreya yaşasa ne derdi bu duruma. neyiniz olayım sizin; oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz...demezdi herhalde...
tespit ettiğim diğer tip kadınlar ise erkek delisi olanlar.
yine bir olay anlatayım başımdan geçen. bundan galiba 2-3 hafta önceydi. sevdiğim hatun yapmış yapacağını haliyle keyfim yok falan... neyse okuldan "r" diye bir kız mesaj atıyor sürekli. belli yavşıyor resmen. dayanamıyorum bir kadının yavşaklığına. tam da o gün yani aşık olduğum insana artık aşık olmamam gerektiği bilinci iyice yerleştiğinde beynimin her odacığına, ben de ona karşılık vermeye başladım. aradan 2 gün geçti okulda yürüyoruz başbaşa ve sordu "sevgiliyiz değil mi?"
ne? ne zaman? ne ara? diye düşündüm, böyle diyemedim tabii. benim aklım hala onda dedim.
olsuuuun dedi. ne? lan ne diyon hacı sen?
ve benim gönlüm yengenize kayana kadar sevgili olduk.* işte bir kadının gelebileceği en sefil yer buydu muhtemelen. tam gördüğüm örnekler beni şoktan şoka sokmuşken, bir şiirin en büyük objesidir dediğim kadın hakkında hayal kırıklıklarına uğramışken, yengeniz hatun geldi ve kurtardı beni.***
neyse efendim ne diyor şair süreya;
ama kadınlar tanrım,
öyle sevdim ki onları;
gelecek sefer dünyaya
kadın olarak gelirsem
eşcinsel olurum...
ben de katılırdım hep ama artık katılamıyorum maalesef...***
şüphesiz ki dünyanın en zarif ve en hayran olunası varlıklarıdırlar. Lakin bir de şu vardır ki; televizyonda gördükleri orospular gibi giyinmek isterler, geceleri onlar gibi çıkıp eğlenmek isterler, onlar gibi her hafta her ay erkek degistirirler, o orospuların yaşamına özenir taklit ederler, ama orospu dediğinde dünyanın en büyük suçu olur..
Ha bide şöyle bir gerçek vardır; bunun yanında , bu işi abartmamış bir kadına da orospu demek dünyanın en büyük hayvanlığıdır.
çoğu felsefeden, siyasetten, spordan ve müzikten anlamayan erkek olmayan canlı türü.
sonra da niye erkekler toplumda daha ön planda diye ağlaşıp yapay siklerle birbirlerini sikmeye başlıyorlar.
ademde cennette gayet memnunmuş halinden; gülüyor, oynuyor, türlü mevyenin tadına bakıyor, ireme dalıyor, topladığı o güzel üzümleri, o güzel ırmakların kıyısında afiyetle yiyor yiyemediğini meleklere atıyormuş...
derken, kader ağlarını örmüş ve haliyle adem sıkılmış doğal olarak bir süre sonra.
ve demiş ki; "sana görüp görebileceğin en güzel, en akıllı, varlığı ile huzurunu daim kılacak, yanında durduğunda hiçbir şeyden korkmayacağın, muhteşem bir yaratık vereceğim; bir kadın. yalnız bir şartım var; sağ kolunu alırım."
her kadın içten içe kendisinin çok güzel olduğunu düşünür. örneğin görecesiz bir çirkinliği vardır ama her aynaya baktığında "ne kadar güzel"im der. hatta lisede edebiyat hocam şöyle bir şey söylemişti;
bir kadın aynaya baktığında çirkin olduğunu düşünürse, bunu düşündüğü ilk an o ayna çatlar. o yüzden kadınlar şımarıktır yani en azından her kadında biraz şımarıklık vardır ve şımartılmayı severler. her kadın sevilmeyi sever, hiç hoşlanmadığı bir erkek mesela kendisini seviyorsa içten içe büyük haz duyar.* normal psikolojideki erkek için durum böyle değildir. neyse kadınlar garip yaratıklardır vesselam...
yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi. *
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayâlimdir,
boynumda taşıdığım vebâlimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek , ne köçek, ne ayâl ne vebâl.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, hayat arkadaşımdır...
erkek güneşse kadın aydır. gece gibidir kadın, hep sürprizleri vardır. kah gecenin zifiri karanlığı kah dolunay berraklığı. ama hep bir yönü karanlıktır. güneşin aydınlatmak için peşisıra sürüklendiği...
Mitolojide ki tanımı ;
--spoiler--
"tanrı yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı. bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadını yaptı. yarattığı kadını erkeğe armağan etti. "
--spoiler--