kadın

entry2438 galeri414 ses2
    21.
  1. Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama hiçbir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini,dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.

    Bir kadın güçlüdür aslında.

    Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. ister ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

    Bir kadın sevgilidir aslında.

    içinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay. kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.

    Bir kadın yalnızdır aslında.

    Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine,ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

    Bir kadın çılgındır aslında.

    Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

    Bir kadın hayattır aslında.

    Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek. su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?

    Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz..*
    2 ...
  2. 20.
  3. kadın erkeğin diğer yarısıdır. hem bir lütuf, hem bir lanettir.

    erkeğin lütuf durumunda yararlanıp, kadının lanetleşmesi durumunda arazi olmayı bilmesi gerekir.
    3 ...
  4. 19.
  5. tanımını yapan ve çözen beni bulsun diyeceğim zor bir sorudur.
    1 ...
  6. 944.
  7. "Bir kadının güzelliği ancak sevmeye başladığında ortaya çıkar."
    3 ...
  8. 943.
  9. 942.
  10. insanlık tarihindeki en önemli varlıktır.
    1 ...
  11. 941.
  12. anneyken tek gerçek, sevgiliyken yalandır.
    0 ...
  13. 18.
  14. türkiyede hayata bir sıfır yenik başlayan içine dahil olduğum grup.
    0 ...
  15. 17.
  16. 16.
  17. 15.
  18. 14.
  19. en sağlam yerinden öylesine kırılgan.
    0 ...
  20. 14.
  21. insandır ve bir insandan başka bir şey de değildir. bir insanın olabileceği kadar duygusal ve bir insanın olabileceği kadar zekidir. eş değildir anne değildir sevgili değildir bunlar kadının daha sonra üzerine aldığı misyonlar ve ünvanlardır. kadın bunların çok ötesinde ve üstünde olmak üzere insandır.
    0 ...
  22. 13.
  23. 12.
  24. 2 şekilde tanımlanır. kadın erkeğe göre nedir, kadın kadına göre nedir.
    kadın kadına göre ana, eş, çalışan bir emekçi, bazen bir sırdaş, bazen de aldatılıp dayak yiyen bir zavallı, kimi zaman deli kimi zaman dahidir. kadın hep varolma mücadelesi verendir. kadın kadın olmk isteyendir seks objesi değil, üzerinden para kazanılan değil para için emek vermek isteyendir. kadın anlaşılmayı isteyerek anlayanla bir hayat sürmek isteyendir. dünyanın en kolayıdır, karmaşıktır, anahtar kelimeyi bulduğunda kadın çözülüverendir.
    kadın kadındır....
    3 ...
  25. 11.
  26. istedikten sonra elde edemeyeceği şey olmayandır.
    0 ...
  27. 10.
  28. buzluktaki dondurma kabında mercimek bulmaktır.
    1 ...
  29. 9.
  30. olmazsa olmazdır.

    onlar olmasa ne yapardık biz? düşünmesi bile kötü.
    1 ...
  31. 8.
  32. sevdiğin, hayaller kurduğun, güven verdiğin, sonunda da pat diye ayrıldığın karşı cins.
    0 ...
  33. 7.
  34. zamanında üniversitenin birisinde cevaplanmış soru. hoca, kadın nedir diye sormuş, öğrenci de kadın budu demiş, sınavı geçmiş.
    0 ...
  35. 6.
  36. kadınının tek erkeğe değil hem oğula hem kıza lutfedilmişliğini saymazsak, toplum içinde her kesimden sahiplendiği egosuyla mekanik bir zafere koşan, yüce değil, yüceltilmiş bir olgudur

    ya da kısaca...

    tüm insanlığın duş alma sebebidir...
    1 ...
  37. 5.
  38. kimi der ki kadın
    uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
    kimi der ki kadın
    yeşil bir harman yerinde
    dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
    kimi der ki ayalimdir,
    boynumda taşıdığım vebalimdir.
    kimi der ki hamur yoğuran.
    kimi der ki çocuk doğuran.
    ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal...

    o benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
    yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
    hayat arkadaşımdır.
    6 ...
  39. 4.
  40. "doğal aşağılıklığı, dünyaca aşikar olandır." demiş, marki de sade.

    "erkeğin şaşkınlığıdır." diye yunan ve latin atasözü olsada, "mutfakta bir şirret, kilisede bir azize, sokakta bir melek, yatakta bir maymun." olarak kadını tarif eder, 16.yy. ingilteresi.

    günümüzden daha da eskilere, 2350 sene öncesine gider isek; aristo "bir aşağılık erkek" diyerek, kadını yaratılan ilk insan olan erkeğin defolu hali gibi görür.

    papa alexandre ise "yumuşak erkek" diyerek, günümüzden 280 sene önce aynı algının başka bir penceresinden kadına bakar.

    sanatçılar, biraz daha duygusal kadına yaklaşır.
    fransız şair paul claudel "tutulmayan söz" demesi altında, kadını günahların anası olarak gören hıristiyan dogmasının izini belli eder.
    tabi ki; yunan-ingiliz-latin-sloven atasözleri de kadını "lüzümlu şeytan" görür.

    kadın duygusallığını,
    zorluklarda ve acılarda-aldatılmışlıklarda, yüzünde hüzün ve gözyaşı olan kadını "sırrı olmayan sifenks" diye dillendirir, oscar wilde.

    ya erkeğin aldatılmışlığını yaşatan kadın?
    acısı erkeğin içini sönmez kor gibi yakar.
    verdiği değerlere acıyan erkek; "içine altın elmalar koyduğumuz gümüş tabak" der, goethe gibi.

    bazen erkeğin en çaresiz kaldığı anlara, hep kadınlar etkendir.
    isyan eder erkek, "kadın, başka ne olabilir ki?
    dostluğa bir düşman,
    gökten gelmiş bir ceza,
    bir doğal baştan çıkarıcı,
    bir cazibeli bela,
    bir dahili tehlike,
    bir boyalı hasta!..
    bu yaratığı din izin vermiyor diye boşamak günah ise, o zaman kadın zorunlu bir işkencedir.
    o zaman ya dine karşı gelerek onu boşayacaksınız ve zina işleyeceksiniz, ya da hayatınızın sonuna kadar onun dırdırına tahammül edeceksiniz." der, tıpkı; aziz john chrysostom un 1700 sene önce söylediği gibi.
    belki de kiliseye bağlılık ve engisizyon korkusu ile eşlerinin işkencelerine katlanan insanların çektiği çileye tercüman olduğu için aziz chrysostom için "altın ağız" yakıştırması yapılmıştır,
    kimbilir?
    2 ...
  41. 940.
  42. 939.
© 2026 uludağ sözlük