2001 yapımı 120 dakikalık harika bir dram/bilim-kurgu filmi. 68 milyon bütçe ile çekilmiş, 67 milyon gişe yapmıştır. imdb notu 7.4 https://galeri.uludagsozluk.com/r/1337917/+
Bu filmi ilk izlediğimde ergenlik çağlarındaydım, kevin spacey'ye hayran kalmıştım. Ilginç bir karakteri şahane oynamıştı, bulduğu her şeyi iştahla yemesi bitirmişti beni. Özellikle bir muz yeme sahnesi vardır ki! Kabuklu muzu koklayarak 3-4 ısırıkta tamamını ağzına sokar, ben de ekran başında ağzım açık izlerim. Muzu çok sevdiğimden ve kevin abinin* ağız sulandıran performansından dolayı bu filmi o sahne yüzünden asla unutamadım. Muzu, erik gibi yiyor adam.. kütür kütür*https://galeri.uludagsozluk.com/r/1337915/+
kıyıda köşede kalmış harika bir filmdir. senaryo gereği "guguk kuşu"yla benzerlikler gösterir. fakat kevin abi'nin oyunculuğu bambaşka bir tat bırakır.
tüm insanlığın ellerini uzatıp çoğunun yakalayamadığı sonsuz huzuru vaat eden, herkesin gitmek istediği bir gezegen: k-pax. ya hayalimizde var kabul edip mutlu olacağız ya da gerceği kabul edip sonsuz acı çekeceğiz.
başrolünü kevin spacey ve jeff bridges'in paylaştığı, kevin spacey'nin her filminde olduğu gibi rolüyle bütünleştiği,
ısrarla "ben k-pax'ten geldim" diyen bir adamın hikayesi.
her ne kadar sonu ile akıllarda az da olsa soru işareti bıraktıysa da,
son derece güzel, bir solukta izlenebilecek bir film.
kevin spacey in muhteşem oyunculuğu ile göz doldurduğu, akıl hastanesine düşen bir uzaylının konu edildiği, keyifli bir filmdir.
--spoiler--
film de en dikkat çeken sahnelerden birisi de mutluluğun mavi kuşunu tüm hastane olarak aramalarıdır. herkesin hayata dair bir umudur vardır ve prot sayesinde bu umut yeniden yeşermektedir.
--spoiler--
gene brewer'ın 1995 basımı, aynı isimli romanından uyarlanmıştır, romanın başında şöyle bir söz vardır: " bir hastayı başarıyla tedavi ettiğimizde mutlulukla dolarız. çünkü bizi tanıdığına memnun olan sorunlu bir insanı iyileştirmişizdir. aynı zamanda gizli bir sevinç de duyarız, çünkü onu tanımışızdır, ve onu tanıdıkça kendimizi daha iyi anlarız. "
başrollerini kevin spacey ve jeff bridges'in paylaştığı 2001 yapımı bilim kurgu-drama konulu amerikan filmidir.
çok sayıda film izlemiş biri olarak keyif aldım. özellikle mind fuck bir çok film izledim ve favorimdir bu tür filmler. k-pax de böyle bir listeden karşıma çıktı.. tam olarak mind fuck olmasa da hakettiği ilgiyi görememiş bir film olduğunu belirtebilirim.
filmin başında kimsenin inanmadığı gerçekten uzaydan gelmiş bir kişi olduğuna inanıyoruz prot'un. sonrasında 80 veya 90. dakika civarları , yaşadığı acıyı prot karakteri ardına saklayan bir nevi şizofreni vakası olan robert olduğuna inanıyoruz. filmin sonu da ucu açık bitiyor aslında. düz bir bakışla bakarsak prot diye biri yok gibi görünüyor ağırlıkla.. yani robert'ın psikiyatrik bir vaka olduğu sonucuna varılabiliyor en kolay yoldan.
ancak cevapsız sorular bırakıyor film. ultraviyole ışınları görmesi , nabzı , ilaca verdiği tepkinin bir insan tarafından verilmesinin imkansız olması ve 3 gün kimsenin bulamaması ve kimseye görünmeden girip çıkması gibi.. hatta ve hatta bess'in de aynı şekilde kaybolması..
robert'ın yaşadığı kasabadaki adamın çok zeki olduğunu söylemesi ve prot'un hipnoz anında robert'ın babası hastayken teleskop ile çok ilgilendiğini söylemesinden, k-pax ve bulunduğu sistemi zamanın bilim adamlarından daha iyi bilmesini ve eksik bilgilerini tamamlamasını oturtabiliriz. ama bu bilim adamlarının kullandığı teleskoplar ile evinde kullandığı üfürükten teleskop kıyaslanamaz tahmin edersiniz ki..yani o teleskopla biraz zor.
cevapsız sorulara ek olarak tam söylediği saatte bulunduğu odayı izleyen kameranın görüntüyü aktarmaması ve viski içtikten sonra kurdukları son diyalogda robert'ı bulmuşsun ona iyi bak demesinden de gerçekten k-pax'ten gelmiş olabileceği ihtimali kuvvetleniyor.bu durumda prot robert'ın nehirde intihar etmesini önlemiş , zaman geçirip onu acısından kurtarmış ve doktorların arasında güvenli,emin ellerde bırakıp gezegenine dönmüştür. en azından ben böyle inanmak istedim.