insanları hep iyi ve mutlu sanardım ne yazık ki büyüdükçe hayatın boktan bi yer olduğunu anladığında, tom ve jerride tom a üzülmeye başladığında sana gülen yüzlerin, iyi olan insanların aslında iyi ve mutlu değil birer iki yüzlü olduklarını anlıyorsun. Küçükken o güler yüzlü olan insanlar normalde seni yerin dibine sokmak için ve ilerde mutsuz etmek için varlar.
Leyleklerin getirdiğini, televizyonun, kitabın sayfalarındaki resimlerin içine girebileceğimi ve küçükken ćocuklar ben merkezcidir şuan ben ne yapıyorsam herkes onu yapıyor gibi mesela annemle konuşurken oyuncaklarimla oynarken babamı arayıp sanki beni görüyormus gibi bugün üzerimdekiler nasıl olmuş diyebiliyormuşum (yapmış gibi görmüş gibi -mış, -mış, -müş, -muş)
Yağmur yağdığında allahın bize kızıp ağladığını düşünürdüm. Bu nedenle acaba neden kızmış ne yaptık diye hep dışarı en açık alana fırlar göğe bakardım.
Rabbim iyi niyetimi bilecek ki o kadar yağmur yemeye bir kez bile hasta olmadım.