jean christophe grange

entry310 ↓ galeri13
    150.
  1. sayesinde kitap okumayı sevdiğim yazardır. aksiyon böyle mi anlatılır dedirtir, o anlatır siz kafanızda çekersiniz.
    1 ...
  2. 151.
  3. 152.
  4. wikipedia nın ingilizce sayfasında inanılmaz az satırlarla bilgi verilen yazar. ulan kitapların bazılarının isimlerinin ingilizce çevirileri bile yok.
    1 ...
  5. 153.
  6. adamdır.
    tüm kitaplarını okuğum ancak kurtlar imparatorluğundaki kurgusuyla hayran bırakandır.her kitabını bitirdiğimde,yahu bu grange insan değil diye düşündüğümdür. mükemmel hayal gücüyle ufkumu genişleten bana keyifli saatler geçirten yazardır.
    1 ...
  7. 154.
  8. sadece polisiye-gerilim yazarak bizi kitabın içine çekmeyen, aynı zamanda önümüze müthiş bir genel kültür bilgisi de sunan bir yazardır. bütün kitaplarını tek solukta okudum. devam et yazmaya sen emi?
    1 ...
  9. 155.
  10. Fransa, komşu bir kaç Batı Avrupa ülkesi ve Türkiye haricinde satmayan orta halli polisiye gerilim romanları yazarı.

    Wikipedia'nın ingilizce sayfasında az bilgi yer almasının sebebi budur. Ne ingiltere'de ne ABD'de gram satmaz. En ünlü romanı Kızıl Nehirler, ingilizce'ye çevrildikten sonra filmin de gazıyla bir ilk heyecan satmış sonrasında indirim reyonlarının gediklisi olmuştur. Muhtemelen son birkaç kitabı ingilizce'ye çevrilmemiştir, o yüzden o kadar az isim yer almaktadır.

    Türkiye'de nasıl bu kadar çok sevildiğini anlayamadığım yazarın kendisi de çok şaşırmış olacak ki kalkıp şükranlarını sunmak için Türkiye'de geçen bir macera yazmıştır.

    Dediğim gibi Fransız ve Türk okurlar için "başyapıt" eserler sunan bu yazar Anglo-Sakson ülkelerinde ismen tanınmaz bile. Ondan daha iyi polisiye-gerilim yazarları açlıktan tırnaklarını yemektedir.

    Polisiye-gerilim denince sırf şu yazarın tek eseri bile, Grange külliyatını siler süpürür:

    (bkz: Ian Rankin)
    0 ...
  11. 156.
  12. dünya çapında tanınan, sevilen sağlam polisiyeci. eğer polisiye seven biri asla grange okumadıysa, polisiyeyi gerçekten sevip sevmediğini tekrar düşünmelidir. grange' nin adının geçmediği bir modern polisiye dünyası düşünülemez.
    sadece ilk sayfadan finale dek sürdürdüğü keskin, yoğun gerilim ile değil, aynı zamanda sizi kahramanın yerine koyacak biçimde canlı tasvirleriyle, grange okumak, karanlıklar içerisinde ısrarla kötülüğün peşine düşmektir.
    ayrıca, son kitabı yolcu' nun türkiye kitapçılarının raflarında yakında yerini alacağına dair havadisler bulunmaktadır.
    1 ...
  13. 157.
  14. bütün kitapları okunulası usta yazar. romanları polisiye/gerilim tarzındadır.
    siyah kan ve şeytan yemini'nin bazı yerlerinde ağırlaşıp insanı sıkan bir anlatımı vardır. fakat kitapları bitirdiğinizde 4-5 dk. kitabın son cümlesine bakar kalırsınız.
    insanı çok iyi gerer.
    en iyi kitabı diye bir şey tabii ki yok. bütün kitapları farklı konular üzerine. bu da demek oluyor ki adam ayaklı ansiklopedi gibi bir şey. *
    0 ...
  15. 158.
  16. bir solukta okunan polisiye yazarıdır. başlandığı andan itibaren kitap elden düşemez. cinayet tasvirleri tekrar tekrar okunur. ayrıca kendisi şizofren diye biliyorum.
    1 ...
  17. 159.
  18. hani bazı kitapları okurken kopmamak için lavaboya bile götürürsünüz ya işte yazarın siyah kan kitabı tam tasviridir.
    4 ...
  19. 160.
  20. kızıl nehirler kitabıyla tanıyıp hayranı olduğum fransız yazar.inanılmaz bir hayalgücü, kusursuz bi anlatım yeteneği.Kurtlar imparatorluğu ve leyleklerin uçuşu da kesinlikle okunmalı.ayrıca kurtlar imparatorluğunun filmi de çekilmiştir hatta bi kısmı da türkiye'de kameraya alınmıştır.
    1 ...
  21. 160.
  22. romanlarının merkezindeki karakterleri genelde yalnız yaşayan, anlam ve cevap arayan kişilerin arasından seçen, gerilimin dozunu günümüzde en başarılı ayarlayanlardan, fransız edebiyatçı.
    grange' nin kitabının çıktığı duyulduğunda kalbin deli gibi çarpması diye bir şey vardır. eğer kişi polisiye seviyorsa...
    1 ...
  23. 161.
  24. romanları harika bir şekilde gerilimle ve olay kurgusuyla yazan, ancak kitaplarının sonunun beklentileri pek karşılayamadığını ve zayıf kaldığını düşündüğüm fransız roman yazarı. tabi o kadar güzel getirirsen kurguyu, insan daha büyük bir beklentiyle, daha sıkı bir son bekliyor. belki de bundan bu sorun.

    karakterleri yalnız ve sorunlu evet. ama bu aslında fransız genç nüfusunun çoğu. yani halktan insanları kahraman yapıyor. bu konu fransız medyasında defalarca irdelendi, özellikle liberation gazetesinin konuyla ilgili makalelerinin türkçe çevirileri internetten bulunabilir ve okunmalı.

    öte yandan polis muhabirliği yapmıştır zamanında fransa'da. olayları detayları ile bu kadar güzel işlemesinin belki de sırrı burdadır.
    2 ...
  25. 162.
  26. enteresan biçimde fransızların pek tanımadığı fransız yazar. polisiye-gerilim yazarları arasında en iyilerden biridir. kraldır.
    2 ...
  27. 163.
  28. yeni kitabı yolda olan adam. kitabın adı yolcu. sanırım çevrilmesi bekleniyor türkçe'ye. diğer tüm kitaplarına göz atmak için:

    http://oznurdogan.com/201...02/bakislari-cakmak-adam/
    0 ...
  29. 164.
  30. harika bir kitap olan siyah kan ın yazarıdır. böyle bir kurgu ve böyle bir kitap daha önce okumamıştım. bu kitabını tek geçsem de diğer kitapları da süperdir.
    0 ...
  31. 165.
  32. (bkz: le passager/@byoser) kitap röportajının devamı olarak;

    --spoiler--
    Bir kitabınızın hikâyesini düşünmek, kurgulamak ve yazmak ne kadar sürüyor?
    - ilk başlarda her bölümü 10 kere yazıyordum. Kendimi sorguluyordum. Başarılarım kendime güvenmemi sağladı. Fikirlerime inanıyorum. 500 sayfalık bir romanı tasarlama ve planlama aşaması sadece birkaç gün sürüyor. işin asıl emek isteyen kısmı yazmak. Bir yılımı alıyor, yani yılın tüm geri kalanını.

    Nelerden ilham alıyorsunuz?
    - 10 yıllık gazetecilik hayatım boyunca herkesten farklı, sınırlarda, bilenmeyende yaşadım. Arada anılarıma başvuruyor ya da bir zamanlar olduğu gibi araştırmalar yapıyorum. Ancak en büyük ilham kaynağımın insan ırkının deliliği olduğunu söyleyebilirim. Her zaman gerçek unsurlardan yola çıkıyorum.

    Gazeteciliği özlüyor musunuz?
    - Kitaplarım için yolculuk ve araştırma yapmaya devam ediyorum. Gazetecilik yaptığım yıllarda gördüğüm ülkeleri görmeleri için karım ve çocuklarımı da yanıma alıyorum. Röportaj yaptığım yıllardan asla pişman değilim. Onlar, beni zenginleştiren güzel hatıralar ama ilk çocuğum doğduğunda bu mesleğin benim için bittiğini biliyordum. Çocuklarınız olduğunda bir ay boyunca dünyanın öbür ucuna gitmek istemiyorsunuz.

    ARTIK HERKES ŞiDDETE ALIŞIK

    Hikâyelerinizdeki tedirgin edici dehşet öğelerini okumakta zorlanan okuyucular var. Siz yazdıklarınızdan etkileniyor musunuz?
    - Asla. Tam tersine, özellikle de benim gibi sabahın dördünde yazıyorsanız, sakinliği ve hikâyeyle olan mesafeyi korumak gerekiyor. Bazen beni korkutan şey; fikirlerin ortaya çıkışı oluyor. Kendime, böyle fikirlerin aklıma nereden geldiğini soruyorum.

    Herhangi bir kitabınızda, ritüel olmadan basit bir ölüm görebilecek miyiz?
    - Kitaplarımdaki gizli amaç, olayı geciktirmek. Terör havasını okuyucuya iyi hissettirmek için katil, en başından itibaren korkunç olmalı. Polisiye-gerilimde abartmak teknik bir kuraldır. Sizden öncekilerden daha ileriye gitmelisiniz. Yoksa okuyucu korkmayacaktır. Bugün, herkes sinema ve televizyonla kendinden geçmiş durumda. Şiddete alışık. Onları uyanık tutmak gerekiyor.

    Sık yeni eser çıkaran bir yazarsınız. Kendinizi tekrar etmekten endişelendiğiniz oluyor mu?
    - En büyük çabalarımdan biri farklı hikâyeler bulmak. Bu yüzden asla aynı kahramana sahip romanlar yazmıyorum. Kendimi tekrar ettiğimi düşündüğümde başka bir şeye geçiyorum.

    ileride farklı tarzı düşünüyor musunuz? Bir aşk hikâyesi mesela?
    - Romantik komedilerin hayranıyım ama maalesef benim fikirlerim her zaman çok karanlık… Bundan da memnunum!

    Kitaplarınızın film uyarlamaları arasında en sevdiğiniz hangisi oldu?
    - ‘Kızıl Nehirler’e özel bir bağlılığım var. Sinemaya uyarlanan ilk kitabımdı. Filmler çok çeşitli başarılar elde etti ama garip bir şekilde filmlerin kaderleri beni fazla ilgilendirmiyor. ilham verdiğim için mutluyum ama onlar benim eserlerim değil, yapımcıların ve yönetmenlerin işi!

    YETiŞKiNLERi TiTRETEN MASALLAR

    Çalışmadığınız zamanlarda neler yaparsınız?
    - Boş zamanım yok diyebilirim aslında ama karım ve çocuklarımla ilgileniyorum. Mesleğim beni heyecanlandırdığı için şanslıyım. Hafta boyunca sıkılıp, hafta sonunu iple çeken biri değilim. Güzel arabalar ya da yelkenliler de beni ilgilendirmiyor.

    Çocuklarınız kitaplarınızı okudu mu?
    - Üç çocuğum var; Louise 18, Mathilde 15, Ysé 4 yaşında. Sadece Louise kitaplarımı okudu. Başta kitaplarımın çok şiddet içerdiğini düşündüğümden yasaklamıştım ama sınıfında onları okumamış tek çocuk olarak kalınca izin verdim!

    Çocukken onlara ne tür hikâyeler anlatırdınız?
    - Korkutan hikâyeler elbette! Kitaplarımın da, korkutan ve titreten yetişkin masalları olduğunu düşünüyorum.

    BENCE PAUL AUSTER ABARTIYOR

    Türk okuyucular sizi çok seviyor...
    - Açıkçası, Türkiye’deki bu başarı benim için tam bir sır. Ama çok mutluyum. Türkiye’yi her zaman çok sevdim.

    Geçen aylarda yazar Paul Auster’ın “Şartlar düzelene kadar Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum” demesiyle bir polemik çıkmıştı... Konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
    - Ülkenizle ufacık bir problemim bile yok. Bence Auster abartıyor… Şu günlerde, ’Azınlıklar Açısından Birleşik Devletler Tarihi’ni okuyorum. Uzun bir katliamlar, haksızlıklar ve kazançlar tarihinden başka bir şey değil. Belki ben de Birleşik Devletler’e gitmek için şartların iyileşmesini beklemeliyim!

    Sizce yazarlar ve politikacılar bu tarz polemiklere girmeli mi?
    - Çok saçma ama Fransa’da, herhangi bir sanatçıya, politik ya da ekonomik meseleler hakkında fikir sorarız. Fransızlar da genelde fikirlerini açıklamayı sever ve şikayet etmeyi! Bense fikirlerimi kendime saklarım. Haksız yere taraf olmam.

    Gitmeyi reddettiğiniz bir yer var mı?
    - Gezegenimiz için bir utanç kaynağı olan Tibet sorunu yüzünden Çin’e coşkuyla gitmiyorum. Ama gitmemem bir şey değiştirir mi? Alçakgönüllü olmak lazım
    --spoiler--
    2 ...
  33. 166.
  34. güzel yazan yazar.

    (bkz: kızıl nehirler)

    düdüt: ölmeden önce imzalatsam bi de şu kitaplarımı.
    1 ...
  35. 167.
  36. son kitabı çıkmıştır. biri bana alsa ya.
    2 ...
  37. 168.
  38. Kızıl nehirler kitabıyla kendisine hayran kaldığım ancak bazı kitapları tam bir saçmalama ve tesadüfler silsilesi ile dolu yazar. Örneğin adam bir (bkz: taş meclisi) yazmış keşke yazmasaymış sen adam akıllı polisiye beklerken psişik güçler, kuantum düşünce tekniği, nlp filan çıkıyor . ehehehe o kadar da değil de çok bozmuş. Mesela bir de (bkz: siyah kan) var başlayamadım bile.
    0 ...
  39. 169.
  40. Sanılanın aksine dünya çapında sayılıp sevilen bir yazar değildir.

    Son kitaplarının hiçbiri ingilizce'ye çevrilmemiştir. Galiba en son çevrilen kitabı "Kurtlar imparatorluğu" idi. Bu durum göstermektedir ki bu adam ABD, ingiltere, irlanda, Kanada'nın büyük bir kısmı, Güney Afrika, Avustralya ve Hong Kong'da hiçbir şekilde okunmuyor. Ehhh dünyanın yarısı gitti zaten amk.

    Amazon.de'den anlayabildiğim kadarıyla Almanya'da kitapları yayınlanmakta fakat yorumcuların verdiği yıldızlara bakılırsa (5 üzerinden 3 yıldız) pek kaale alınmamakta ve beğenilmemektedir. Yorumda bulunanların sayısı da bir avuç. Zaten stokta olan kitap sayısı da 3 veya 4. Keza Avusturya da benzer bir durumda.

    italya ve ispanya'da nispeten daha popüler (Akdeniz kanı olsa gerek). Ama hiçbir yerde Türkiye'deki gibi sevilmiyor herhalde, kendi ülkesinde bile. Adamı milli değer yaptık amk.* Doğan Yayın'ın kendi medya kanallarında yoğun reklam yapıp korkunç gazlamasının da etkisi var tabi.

    Rusya, Japonya, Çin gibi ülkeleri bilmiyorum. Internet'ten bulunabilir sanırsam ama özellikle Japonların yüz vereceğini sanmıyorum. Stephen King veya Agatha Christie gibi birer ikon isim değilseniz satmıyor Japonya'da.

    Ben bir kitabını -Kan Kitabıydı adı galiba- okudum (zaten en popüler eseri de bu). Giriş gelişme iyi sonu felaket. Sonra ikinci bir kitabına başladım yarıda bıraktım, anlatımı basit ve sıradandı. Aradan uzun zaman geçti üçüncüyü elime aldım ilk on sayfasında içim bayıldı.

    Korku okumak istiyorsanız Stephen King veya Clive Barker varken ayıp yani*.
    Macera okumak istiyorsanız John Le Carre, James Patterson(ilk kitapları), Patricia Cornwell ve daha bi dolu Anglo-Sakson yazarı tavsiye ederim, aralarında çok iyileri var.

    Şöyle çok macera olmasın, ama heyecanlı kitaplar arıyorum derseniz John Grisham'ı deneyin.

    Hepsi de Grange'a göre çok daha iyi yazıyor.
    2 ...
  41. 170.
  42. son kitabı "le passager" türkçeye çevrilerek "sisle gelen yolcu" ismiyle kitapçılarda yerini almış bile.
    2 ...
  43. 171.
  44. (bkz: dikkat)

    --son roman spoileri--
    son eserinde freud' un füg kavramını arka planda kullanarak yine sürükleyici bir anlatım gerçekleştirmiş usta gerilim ve polisiye yazarı.
    --son roman spoileri--
    0 ...
  45. 172.
  46. kurtlar imparatorluğu kitabında sergilediği türkiyenin yakın geçmişi hakkındaki bilgisiyle şaşırtan yazar.
    2 ...
  47. 173.
  48. 5-6 Aralık 2012 tarihlerinde istanbul'da olacak yazar.

    --spoiler--

    Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Sisle Gelen Yolcu gibi romanları ile tüm dünyada yüzbinlerce satan ve en çok satanlar listesinde uzun süre kalmayı başaran ünlü yazar Jean-Christophe Grange, 5-6 Aralık tarihlerinde istanbul’da gerçekleştirilecek 13’üncü Pazarlama Zirvesi’nde ilham veren öyküsünü katılımcılar ile paylaşacak.

    --spoiler--
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük