jackie brown

    1.
  1. 6.
  2. filmde jackie'nin kahve bardağı ve bazı giysilerdeki armalarla balkan savaşına pek güzel gönderme yapılmış. "tarantino arnavut mu nan" dedirten.

    ölen herkesin iki kurşunla öldüğü bir filmdir ayrıca. hatta bu 2 kuruşun 1.si karından 2.si göğüsten oluyordu. ordell beynini buharlaştırdığını söyler, aslında hava atıyordur sadece. hava atmak demişken film her şeyi ile hava atıyor. konuşmalar hava atıyor, çekim, oyuncular... film de izlenip hava atılabilecek cinsten. kurgusu gerçekten karışık, bir o kadar da başarılı. anlatılan olay+durum "bu nasıl daha önceden yapılmamış olabilir" diye düşündürüyor. aslında basit ama bayağı inceliğe inince böyle muhteşem bir şey çıkmış.

    film her tarantino filminde olduğu gibi asla sıfır noktasından başlamıyor, tek bir düz doğruyu anlatmıyor. hayranlıkla izlerken nasıl sonuçlanacağını asla kestiremiyorsunuz. atladığım nokta bu sıfır noktasında başlamayan olayların bir ölçüde sonuçlandığı ve her filmde olmadığı kadar daha doymadan, tadında bırakıldığı.
    türk kahvesini o ufacık fincandan* koklaya koklaya içip, doyamamak, belki 1-2 ay sonrasına bırakmak gibi eşsiz ve unutulmaz* .

    devam etsin denebilir. ama edemez işte. buradan da anlaşılıyor ki filmin devam edip etmeyeceği en baştan belirlenmeli. the butterfly effect gibi bir çok örneğini gördük, "çok para kazandım hadi bi tane daha..." zihniyetiyle bok edilmiş devam filmlerinin. *
    (bkz: sigarası olan var mı?)
    jackie muhteşem bir kadın bu arada...

    edit: browni denen pek sevdiğim kekin logosu da bu filmin logosundan çalınmış. karşılaştırma imkanı bile buldum.

    edit 2: "nasıl daha önce yapılmamış olabilir?" demiştim. filmin sonlarındaki karışıklık, the killing'in kurgusunun birebir kopyasıymış.
    3 ...
  3. 19.
  4. klasik tarantino kadrosunu iceren ama senaryo ve filmin gidisati ile digerlerinden farkini hemen belli eden bir film. insan ister istemez filmde gorulmeyeni bulmaya calisiyor ama filmde hersey acik ama net degil. biraz kafa karistirici ama bitince vay be dedirttiriyor.
    1 ...
  5. 4.
  6. --spoiler--
    louissss....güm...güm...See? Right where I said it was...*
    --spoiler--
    1 ...
  7. 22.
  8. bir quentin tarantino filmidir. tarantino reyis yine ters köşeye yatıran bir filmle karşımıza çıkmış 1997'de. ancak diğer filmleri kadar popüler olmayan bu filmde samuel l.jackson çok iyi bir silah tüccarı rolü çıkarıyor. ayrıca robert de niro filme büyük bir renk katıyor. ayrıca tarantino'da yıldzı sönmek üzere olan oyuncuları yeniden parlatma sevdası bu filmde de var ve pam grier'i baş rolle ödüllendiriyor.

    kısaca, izlenmesi gereken ama diğer tarantino filmleri kadar mükemmel olmayan, ortalamanın üstü bir filmdir efenim.
    1 ...
  9. 2.
  10. Pam Grier, Samuel Jackson, Robert De Niro, Robert Forster, Bridget Fonda ve Michael Keaton un oynadığı, sonlarına doğru tarantino nun yeteneklerinin aşikar şekilde görüldüğü filmdir...
    1 ...
  11. 17.
  12. başta yavaş ve sıkıcı ilerleyen, akabinde tarantinonun geyiği bırakıp "bak işte bu filmi bu yüzden çekiyorum" demek istediği kısım gelince ani ve aşırı dozda yüklenen, kurgusu kafayı allak bullak eden, nihayetinde erken boşalma gibi bi sonla biten film. şu gün şu vakit niye aklıma geldi de yazdım bunu bilmiyorum. en son 4-5 sene evvel izledim bu filmi.
    1 ...
  13. 21.
  14. robert de niro'nun karakter olarak geri planda kaldığı, oyunculuğuyla ise en başta yer aldığı filmdir. tarantino filmi diye izlemeye niyetlenirse hayal kırıklığı yaratabilir. ki diğer filmlerini baz aldığımızda neredeyse bir trouble every day ağırlığında işler. film boyunca bir tane bile kopan insan uzvu göremezsiniz. nerede kill bill nerede jackie brown. tarantino yönetmenliğinden ziyade senaryosuyla daha ön plandadır. yalnız soyunma kabininde çanta değişimi sahnesini bir kaç farklı gözden izletmesi yönetmen kişiliğin ön oplana çıkardığı belki de tek sahnedir. bunun bir benzerini death proof'ta ki çarpışma sahnesinde de izletmiştir.
    1 ...
  15. 18.
  16. kadrosunda robert de niro ve samuel jackson'ı barındırmasına rağmen başrolünü bir kadının oynadığı filmdir, jackie brown meksikalı bir havayolu şirketinde 19.yılını doldurmuş, mesleğinin en alt tabakasında görünse dahi zekası ve soğukkanlılığı ile ön planda olan bir kadındır. salt olarak bir kadının başrol oynadığı ve dişiliğinden faydalanılmadığı bir film olması bakımından diğerlerinden ayrılır. bir tarantino filmi olarak kan ve şiddet daha az boy göstermiştir. 2 buçuk saat olmasına rağmen sıkıcı değildir, samuel jackson efsane cümleleri ve mimikleriyle renk katmıştır.
    1 ...
  17. 27.
  18. Mis gibi filmden akılda kalan yalnızca kalk telefonu aç yoksa bacaklarını kıçına sokarım repliği mi?

    Siz filmden ne anlarsınız be. Gidin recep ivedik falan izleyin bir filmde küfürlü replikler hoşunuza gidiyorsa.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük