eğitim-öğretim nedeni ile tanımışımdır izmiti. ilk ayak basıldığında ahhh be nerden düştük buralara diye serzenişte bulunduran, sonraları yavaş yavaş benimsenen, geçirdiğin üç sene sonunda kötü değil yahu ne güzel hatıralarımız oldu dedirten, bir sene sonra okul hayatının biteceği hatırına düştükçe insanı düşüncelere gark eyleyen, yüksek lisansımız var canım, onu da burda yaparız diye kendi kendimizi teselli etmeye sevk eden tabir-i caizse ikinci memleket...
izmit: Küçük olmasına rağmen bir vampir gibi istanbul'u yiyip bitiren,yedikçe de beslenip gelişen güzel şehrimiz.
Plaka kodu 41,telefon kodu 0262,hayat kodu 'fethiye'deyim abi,tamam köşede buluşalım.
Öyledir,böyledir de biz memnunuz be abicim,istanbul elinin altında,Bursa kıçının dibinde,denizse deniz,yüzmeyse yüzme,yaşıyoruz işte...
izmit dışındaki yerlerde kolayca örgütlenebilen bir tayfası olan yer. izmitli olmaktan gururludurlar. ayrıca garip bir dilleri de vardır, her türkçe bilen anlayamaz.
bundan on yıl öncesine kadar otobüsten iner inmez is kokusuyla karşılandığım ,sülalemin yarısını barındıran ,her tatilde gitmek zorunda olduğum acı tatlı bir sürü anımı barındıran ikinci memleketim.
doğma büyüme izmitliyim, 3 senedir üniversite eğitimi sebebi ile istanbul'dayım. kimse kusura bakmasın ama, hiç bir boka benzemez bu şehir. insanı genellikle iğrençtir. insanların rahatlıkla gidip birşeyler içebileceği, eğlenebileceği yer yok denecek kadar azdır. * akşam 8'den sonra bir allahın kulunu göremezsiniz dışarıda. herkes evine kapanır bok varmış gibi. ailemi her ziyarete gidişimde bile içimi bir kasvet kaplar, kaçmak için fırsat kollarım.
insanın doğup büyüdüğü şehir için böyle düşünmesi üzücü tabi ama, ne yapalım işte..
nasıl izmitin pişmaniyesini yiyen bir pişman yemeyen bin pişman şeklinde bir tabir kullanılıyor ise, izmite gelen insanlar içinde aynı tabir kullanılabilir. bundan sadece 10 sene önce izmit'i düşünüyorum da koca bir köyden farkı yoktu. yolları, bağnaz insanları, havası, suyu herşeyi istenmeyecek derecede kötüydü. fakat aradan geçen o 10 sene o kadar çok şey değiştirdi ki izmitte... hatta unutulmayacak o depremi bile yaşadık. ya şimdi? izmit artık türkiye'nin yüzakı bir şehir haline gelmiştir. sokakları avrupalı bir şehire benzemektedir. izmit'in değirmenderesi için yabancı dergilerde kıyı italyan şehirlerine benzetmeler yapılarak ne kadar farklı bir yer olduğu gösterilmektedir. dünyanın tek açık hava heykel müzesi de burdadır ayrıca. insanları türkiye'nin en entellektüel ve bilinçli insanı halindedir. kişi başına düşen geliri türkiyenin en yüksek şehridir, çoğu avrupa ülkesinden bile fazladır. resmi bir şekilde türkiye'nin avrupa birliğine girmiş ilk şehridir. vergi rekortmenidir izmit ayrıca. türkiyenin en büyük sanayi kentidir. bu kadar kalabalık ve karışık bir şehir olmasına rağmen huzur ve güvende türkiyedeki 3. şehirdir. örnek olmaya da devam ediyordur izmit her yönüyle. türkiye'nin en güzel, yaşanılası şehirlerinden biridir.
dünyanın en depresif sahil kentidir.99'dan beri yüzü gülmez.izmite gelip de bunalıma girmeyen gence rastlanmamıştır. kimse izmit'e alışmak istemez. ilk fırsatta şehri terketmek için can atar şehre gelen tüm yabancılar çünkü izmit adamı feci boğar.
neredeyse her evin deniz manzarasına sahip olduğu, gecekondu mahallerine girmenin cesaret istediği şehirdir. pişmaniyesinin de dadından yinmez, ha unutmadan söyleyeyim, şu anki büyükşehir belediyesi hala sefa sirmen in borcunu ödemektedir.*
halkin denizden kopuk olmasinin sebebi, zamaninda istakoz bile ciktigi soylenen canim korfezin malum fabrikalar tarafindan canina okunmasi ve bu sebepten oturu birakin denize girmeyi, olusan kotu koku yuzunden izmit halkinin deniz ile mesafeyi korumasi mecburiyetindendir. son donemlerde temizleme ve aritma bakimindan calismalar yapilsa da aliskanliklar hemen degismiyor be sozluk...
işçi kent. Üniversiteye rağmen sıkıcı bir hayatı var fakat 48.500 nufusu olan bir üniversitenin bulunduğu bir şehir daha fazla bu kadar tekdüze kalamaz.
su sıkıntısı yasayan yer.yuvacık barajının ihtiyacı karsılayamaması nedeni ile halk kaderine mahkum bırakılmıstır.işte akp iktidarının bir hizmeti daha.
eski demiryolunun kapanması ile oldukça uzun ve güzel bir yürüyüş yoluna kavuşmuş olan şehir. asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde yürümenin zevki ve tehlikesi başkadır. (bkz: karga boku)