önümüzü dahi göremeden 89 km, izmitin bir başından öbür başına geldik. sisin doğaya nasıl bir etkisi var bilmiyorum ama boğulacakmışım gibi değişik bir his veriyor bana.
sanki insanlar, o sisin içine girince, amerikan korku filmlerindeki gibi bir ekşın onları bekliyormuşcasına.
tren raylarıdır izmit.. kırmızı bir aşktır... bazen sabahın körü bazense gecenin kör karanlığıdır izmit.. giderken aşk, dönerken hüzündür. uzun boylu, güzel boyunlu, dağınık, salaş ama karayağız bir adamdır izmit... izmit.. sevgilimdir izmit.. özlediğimdir...
bir tarafı deniz, bir tarafı orman, bir tarafı ise dağ ile kaplı memleketin en güzel illerindendir. şehirleşmede ise istanbuldan aşağı kalır çok da yanı yoktur.
tencerem var tavam var izmitliyim havam var. hodri meydan. fethiye cad. pişmaniye. seka park. yanı sıra istanbula çok yakın aynı zamanda kandıra bölgesindeki karadeniz sahillerine çok yakın. (kerpe dünyada tektir) herşeyin elinizin altında olduğu trafiğin olmadığı, fevkaledenin fevkindedir efenim.
Havası pis bir şehrimizdir.Denizi vardır; ancak yüzmek için değil bakmak içindir. Açık renk jean giyenleri meşhurdur. Öyle bir şehrimiz. Hala orada büyüyorum.
umuttepe-çarşı güzergahında çalışan kimi toplu taşıma aracı şoförlerinin; herhangi bir yolcuya sormaksızın, yüksek desibelde ilahi dinlettiği, bir kaza olursa, abdestli, namazlı olmayan insanı, en azından ilahi ile yollayalım mantığında oldukları kent. tez elden ihbar edilmeli, tenkit edilmelidirler.
kendine ait bir dili olan, apaçiden geçilmeyen, sokakta yürüdüğünüzde 3 adımda bir sözlü taciz edildiğiniz, yahya kaptan dışında pek sevdiğim yeri olmayan, ilginç ve bir o kadar da değişik memleketim.
''rahat ol,her türlü'' sözünün dillere pelesenk olduğu,üniversiteyi okuduğum ve istanbula gelmek istemediğim güzide şehir.bir de Kocaelispor otobüslerinin üzerinde yazan slogan:'' KOCAELi'Yi SEViYORUM''.