izmir'in kızları güzel değil bu gün,sahilde martıları,çarşıda insanları neşeli de değil,boyozların yanında çaylar da soğudu.izmir güneşli değil bu gün.Hiç sıcakta değil.izmir ağlıyor bu gün....
istanbuldan buraya geldiğimde 19 yaşıma basmıştım. Geldiğim ilk günden itibaren afakanlar basmaya başladı. Henüz 3 gün geçmişti. Aradım valideyi, " anne ben burada yaşayamam ne kadar küçük bir şehir burası " dedim. Valide " alışırsın sıpa " merak etme dedi. burada kim üniversite okuyacak kim kalacak 5 sene derken, 8 i bitirmiş bulunuyorum.
Çok güzel insanlar tanıdım. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Daha da önemlisi, insana " insan " gibi davranmayı burada öğrendim. Meğer gerçekten hanzonun tekiymişim de haberim yokmuş. Kalabalık severdim. istanbullular bilir kalabalığa alışınca köy yerinde 1 aydan fazla duramazsın. Nefret ediyorum şimdi kalabalıktan.
Burada gerçekten huzur buldum. insanları olsun, yaşamları olsun, saygıları ve sevgileri olsun burası çok güzel bir şehir. Bana nerede yaşamak, yaşlanmak istersin derseniz izmir derim. Herkesin kendi halinde yaşadığı kimsenin kimseye karışmadığı bir yer burası. Kim ne derse desin izmir benim gözümde en medeni şehir, varsın büyükşehiri çalışmasın, iş yapmasın.
Finali de Mustafa Kemal Atatürk' ün şu sözleriyle yapayım ;
Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık izmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!
Bana diğer şeylerden izole olarak farklı bir zaman diliminde olduğumu hissettiren bir şehir. Nasıl tanımlayayım bilemedim. Böyle sanki hep doksanlarda kalmış gibi bir griliği var. Kendi başına bağımsız bir dünya gibi.
küçükparkta meydanda (bu empasın karşısındaki park) demir banklar var oturmak için. bundan beş sen önce tahtaydı onlar. bi gece hepsini kırdım. belediye yerine demirlerini takmış.
benim sayemde oturup içiyonuz o banklara. bilin istedim.
izmir'in En sevdiğim yanı, her köşe başına sokak hayvanları için kuru mama bırakılması. Belediye olsun, hayvan severler olsun, mamayı eksik etmiyorlar sokaklardan. Gördüğüm bütün sokak hayvanları tombul tombuldu, Güzel insanlar sayesinde.