türkiye'nin işgalden kurtarmak için çok zorluk çektiği, insanlarımızın yunan işkencelerine maruz kaldığı güzide şehirlerimizdir. konak meydanı görülesidir. kızlarıyla ünlüdür. zira güzele bakmak sevap felsefesine inanıyorsanız adım başı sevaba girmiş olursunuz.
Gökyüzü çağırır çatıların arasında
Bir avuç yıldız, yarım dilim ay
Ve bir tutam bulut görünür
Yağmur bile zor sığar
iri taneli yağdığında
Dantel sokağında en çok
iki kişi yürür.
Rivayet olunur ki
Bundan çok yıllar evveli
Muallim Meftun Beyle
Rum güzeli Heleni
Fesleğen kokulu izmir akşamlarında
Bir cumbadan bir cumbaya
Uzatırmış ellerini
Dokunarak duyarlarmış
Karşı yüreğin ateşini.
Gün bitince Rahmi beyin evinde
Çilingir sofrası kurulurmuş
Santuri Ethem beyin şehnaz longası duyulurmuş
Sofadaki gramofondan
Ve dantel sokağının bebeleri her akşam
O sihirli nağmelerin ninnisiyle uyurmuş
Muhterem zevcesi Latife hanım
Kırk yıllık komşusu Bihter hanım
Ve diğerleriyle
Sulanıp süpürülmüş kapı önlerinde
Sohbet ederlermiş
Sıcak yazların gün bitimi saatlerinde
imbat gezinirmiş
Bir uçtan bir uca
Dantel sokağında.
Şimdi pencerelerde ne o aşina yüzler
Ne de o canım çiçekler
Renk renk küpeliler, sardunyalar, ortancalar
Kaldıysa siyah beyaz resimlerde yüzler
Bir de evlerin duvarlarına sinen sesler
Meftun beyden, Heleni'den
Rahmi beyden, Latife ve Bihter hanımlardan
Taşları bile ihtiyarlatan zaman
Hışımla geçmiş Dantel sokağından.
istanbula gidip geldikten sonra o kadarda güzel değilmiş burası dediğiniz, ancak ilkbahar geldiği gibi insan dolan sokakları yüzünden gözünüzün açıldığı, gavur, 3-5 bölgeyle sınırlı güzel şehir.
çok özlediğim, burnumda tüten şehir. saat kulesinin dibinde beklemeyi özlediğim, sahiline anılar sakladığım temiz olan herşeyin simgesi olan yer.
dayanamayacağım yakında gideceğim..
yavan bir şehir. çevreye bakındığınızda kiliseden başka tarihi mekan görebilmeniz nerdeyse imkansızdır. karşıyaka insancıklarının nerelisin diye sorulduğunda izmirliyim yerine karşıyakalıyım diyerek sizi bir süre sonra bunaltması. şahsımın artık inegöllüyüm bende diyerek cevap vermesi. türkiyenin aydınlık yüzlü insanlarını barındırması, tabii doğal olarak yeni gelenlerin kara yüzlü olması,kızlarının bulunmaz hint kumaşı olması. böyle bir şehir işte.
dün itibariyle gidilip gezilen, istanbul dan gelen ve ilk defa gören biri olarak çok beğenilen şehir. havanın soğuk olmasına rağmen, insanın içini ısıtan, kordon daki sahil şeridi harika olan yer. soğuk havaya rağmen genç sevgililerin denizi seyredişleri görülmeye değerdi. bir de bunları rahatsız eden falcı kadınlar da ilginç bir ayrıntıydı.
buram buram deniz kokar, sokakları hem deniz, hem kız kokar. tanımadık bir sesten günaydını, bilinmedik bir yüzden merhabayı garipsemeyeceğiniz tek şehir. yol veren bir araba olunca şaşırmayacaksınız. alsancak, güzelyalı, karşıyaka, bornava'sıyla ayrı keyifler yaşatır.
başka şehirde olunca anlaşılır değeri. insanların duruşları, bakışları değişir. izmirli insanların kendilerine has sakinliğini, duygusallığını ararsınız ama bulamazsınız. Sokakta izmirden bahseden bir insan duyduğunuzda kucak dolusu sevinirsiniz. izmir başkadır, yoktur onun gibisi...
11 senedir aralıksız konakladığım ve konaklamaya devam ettiğim kuru kalabalık mekandır.
hiç ısınamadığım ve sevmediğim, bundan sonrada sevemeyeceğimdir ..
yazın çok sıcak, kışın çok soğuktur.
ulaşım sorundur.
kafanızı çevirdiğiniz her yer yapıdır, betondur.
insanlarıda ya bana kasten soğuk davranırlar, yada harbiden soğukturlar.
metropoldur, gel gelelim çarpık kentleşme had safhadadır.
ve bunun gibi gibi gibi dir...
hayatımda iki defa gittiğim, o televizyonlarda yayınlanan deniz, kordon görüntüleriyle gitmeyenleri gereksizce gitmeye heveslendiren, ancak bilhassa havaalanından otogara kadarki meşakkatli ve uzun yolculukta büyük kısmının on para etmez taşra hatta gecekondu bölgesi olduğu müşahade edilen balon şehir. "izmir'in erkekleri çook yakışıklı ve şık, kızları dünya güzeli, şehir tertemiz ve muhteşem" laflarıyla kandırılmış bir nesil olduğumu geçte olsa anladım neyseki. nerdeydi lan bu kızlar ve delikanlılar. biz istanbul'dan gelmeleri görünce mi sıvıştılar. yoksa yanlış yere mi gittim.
gavur kelimesini hiç haketmeyen, söyleyenin yüzüne tarihiyle tüküren onurlu şehir.
evet bu lafın ustunden aylar gecti hatta hatta yıllar geçti ama ben hala ordayım.
illa birilerine gavur denilecekse yunan askerini şenliklerle karsılayan rumlara, kordonboyunda mavi beyaz elbiseleriyle fink atan rum kızlarına denmeli.
ya da onlar zaten gavurda, yunan işgalini protesto edip amerikan temsilciliğine giderek yunanistan yerine amerika, fransa ya da italyan işgalini talep etmeyi düşünen gavurdan daha gavur bir kısım * türk gencine söylenmeli.
memleket işgal edilirken silahlı direniş başlatmak isteyen * türk gencine tehditler savuran kolordu komutanına ve de izmir'e yunanlı küçük asya diyen venizeloslarına denmeli.
ama kalkıp da elen çocuklarını* düşlerinde bile bozguna ugratmış güzel izmir'e denmemeli ya, denmemeli..