son günler de arka arkaya küçük çaplı da olsa sallanarak sakinlerini korkutan şehir. oluşan depremlerin merkezi ege denizidir. biz izmir'lileri acaba büyük bir depremin habercisi mi ? diye endişeye sürüklemiştir.
an itibariyle hayvanlar gibi yağmur yağmaktadır. gökgürültüsü ve şimşek de yağmura eşlik etmektedir. şayet bu aralar izmir'de dışarı çıkılacaksa bot yerine çizme veya palet tercih edilmesini öneririm.
türkiye ye dahil olup olmadığından 20 senedir emin olamadığım şehir. insanlar kibar, saygılı, sevecen ve sosyo-kültürel açıdan ülke ortalamısının çok çok üstündedir. hatta sokaktan geçen birinin izmirli olup olmadığını rahatlıkla anlayabilirsiniz*.
sokaklarında rahat rahat gezebileceğiniz tek şehir. ayrıyetten büyük şehirler arasında en ucuzu ve en rahatıdır. hatta türkiye'nin en rahat şehridir. bir izmir'li asla başka bir şehir'de yapamaz. deniz olmayan yerde hiç yapamaz. gururla söylüyorum ki bende izmir'liyim. ben de gavurum.
çamaşır suyuna kolorat, martıya fırlattığın simite gevrek denilen şehir. hani adı farklı olunca insan da merak ediyor. ulan bildiğin simit işte... yılbaşında beni benden almış, üç harika günden sonra benim hala yılbaşından çıkamayışımın sebebidir. hayatımda ilk defa gidip sadece buca sında üç gün geçirdiğim halde barındırdıklarıya, havasıyla suyuyla, kent kartıyla, tatosuyla, urfa sofrasıyla, içilememiş rakısıyla, sımsıcak gecesiyle ve daha nicesiyle kendisini bana epeyce özletmiş, üniversite laneti yüzünden yaşamak zorunda kaldığım yere döndüğümde beni epeyce ağlatmıştır...*
en çok özlenen şehir.. karakter sahibir, kendini özletmeyi çok iyi becerir.
izmirli'yseniz ve izmir'den uzaktaysanız yaşama isteğiniz günden güne azalır. alsancak'ta çimlere yayılmayı, denize bakan apartmanlardaki tabelaları okuyup dalga geçmekle geçen o öğleden sonrayı, izmir stüdyo'yu, kahve bahane'yi, metroyu, boyozu, deniz kokusunu, saat kulesini, gökyüzünün rengini, orada bırakığınız insanları, kısacası izmir'in her köşesini özlersiniz.
bir de oradan ayrılıp yaşanılan yere dönüldüğünde, bavulu açınca odaya yayılan o deniz kokusu -kıyafetlere sinmiştir çünkü- insanı çok fena yapar..