bu şehirdeki insalar kendilerini türkiye'nin en modern şehri olarak görür, modernite den anladıkları ayık gezmemek, dekolte giymek ve chp'ye oy vermektir.
çağdaşlık yolunda türkiye'nin yol göstericisi onlardır, mustafa kemal sadece onların lideridir diye düşünürler, bir de kendilerini avrupalı zannederler ya orda kopuyorum.
allah'ın dağından gelip 1 sene burada kaldığı için bok atabileceğini düşünen malların yorumlamaya kalktığı şehir. adam gelmiş 1 sene sap sap gezip kafasını evinden çıkarmamış, sonra yok tavır, yok tutum.
seni izmir bile adam edememişse boşuna uğraşma, dön köyüne yufka ye koçum...
kahvaltıda ikram edilen ilginç bir poğaça desen poğaça olmayan açma desen açma olmayan ilginç bir hamur ürünü var burada. tadı da görünümü de güzel. alsancak'ta ikram etmeyen mekan yok gibi bir şey. acaba nedir nedir?
boyoz'u biliyoruz diye önceden belirtelim. o da iyi de bu daha bir acayip.
rahatlığın, huzurun, güzelliğin, kalitenin coğrafi olarak yer yüzünde tanımlandığı yerdir.
kendisi ile karşılaştırılan bir takım diğer şehirler gibi sırf doğal güzellik, tarihi doku, tarihi eserler, avrupa başkenti, bilmem ne merkezi, bilmem ne skim metropolü olmak gibi göze-kulağa hitap etmeye çalışan uyduruk özellikleri ile değil, içinde yaşayan insanlar ve o insanlardan ortaya çıkan modern yaşam kültürü ile doğrudan kalbe hitap eden, insanı tam kalbinden vuran şehirdir.
istediğiniz kadar götünüzü yırtın, bu haliyle türkiye sınırları içinde karşılaştırılabileceği bir başka kent de yoktur.
istediğiniz kara eksi verin sorun değil fakat bir istanbul,ankara değildir iyi kide değil zaten.
trafik desen trafik yok kargaşa desen kargaşa yok,gece herkes sokağa çıkmaya korkarken gece yarısına kadar sokaklar'da dolaş bir kişi bulaşmaz.
her tarafı ayrı bir güzel,yüzülebilecek olan deniz çok çeşme,dikili,foça,alaçatı vb
herkes aman kış geldi kar,buz,soğuk derken bizler kısa kollu larla dolaşıyoruz.
insanın canı sıkılsa deniz kenarına kendini atıyor ve rahatlıyabiliyor.
uçaktan iner inmez japon turistlere tecavüz olmuyor.
en güzel örneklerinden biri de atatürk'ü seven ve cumhuriyetine sahip çıkan tek il.
Eksi veren arkadaşlara: Sizin gibi düşünmese miydik? izmirli insanın düşünebiliyor olması neden zorunuza gidiyor ki anlayamadım. eksi verin ulen düşünüyoruz öyleyse varız.
yıllar yıllar sonra gideceğim şehir. içinden geçip gitmişliğim çok, konaklamışlığım çok ama hep çocukluk anıları var izmir'e dair kafamda. o anıları bulamam büyük ihtimalle ama yeni anılar yaratmaya gidiyorum. ankara'yı her terkedişim gibi bunun için de gün sayıyorum, bu seferki gün saymalar daha heyecanlı olsa da.
Yeri gelir 35 35,5 tartışması yapılır, yeri gelir 35' i de 35,5' u da tek yürek olur bu şehirde. Sıcakkanlıdır genelde izmirliler, sorunlar karşısında kavga etmek yerine durumları dalgaya almaları belki de hep bu yüzdendir. Arabaya binip trafik stresi çekmek yerine, fuardaki gölde kuğulara binip kısa bir gezinti yapmayı tercih ederler.
Ne zaman birisi, izmir' in kavakları, dökülür yaprakları' dese, hemen bir hüzün kaplar izmirlinin yüreğini. Ne zaman bir zeybek havası duysa ya da bir efe görse karşısında, tüyleri diken diken olur ve kalkıp oynamak gelir içinden.
memleketim, her şeyim olan güzeller güzeli başka, kokusu başka , tarzı başka olan insana yaşama sevinci katan hayatın değerinin farkına vardıran şehrimdir.
izmire gittiğinizde travesti görmek istiyorsanız alsancağa uğramanız yeterli. Alsancağa sık sık giden birisi olarak her gittiğimde ister istemez denk geliyorum.
uzun zamandır kürt istilası altındaki şehirdir. yirmi kişinin * bir diğer kişiyi * kafasını patlatarak dövdüklerine tanık olan üç yaşlı kişinin olaya müdahalesine * sinirlenerek bu yaşlıların üzerine yürümüşler, bir de onlara ve türkler'e karşı sinkaflı sözler etmişlerdir. işin komik yanı polisin kürt faşizmine ses çıkarmaması, kendi kentinin yaşlılarını müdafaa etmeye çalışan kimseleri gözaltına almaya çalışmaya kalkmaları olmuştur.
--spoiler--
olaya tanık olduğum ve müdahale ettiğim için kabak benim de başıma patlıyordu. fakat mesleki kimliğimi göstererek hem yaşlıları, hem onları savunan gençleri, hem de kendimi kurtardım. ama o esnada şehrin barzoları topuklamışlardı bile... *
--spoiler--