özellikle baharin bu zamanlarinda pek bi güzel olan , kendi yağında ve yazında kavrulan şehir .
çocukluğun envai çeşit doyasiya yaşandığı , karşıyaka boStanlı sahiline sıcak zamanlarda yapılan oturma akınlarının artık klasik bi hâl aldığı , ama tuhaf şekilde bu alışılmışlığin bile insanı evinde hissettirecek güzellikte oluşu . taşlara oturup yakamozu seyre dalmak .
kaynamış darı süt darılardan kendini alamamak .
've güzel ilçesi karşıyaka sız da olmaz tabi bi izmir .'
7 yıl izmir'de yaşadıktan sonra şırnak'a gelmek.... kimin günahını aldım acaba bu kadar. çok özlenen şehir, kavuşacağım günü sabırsızlıkla beklemekteyim.
Kendisini değil ama kendisinin içinde geçirdiğim yılları anıları özlediğim şehir. Yoksa abartılacak birşeyi yok. Evet yok.. Belki biraz olabilir. Neyse ne özledim seni izmir.
güzel şehirdir izmirliler izmiri çok sever fakat şundan haberdar değiller izmir istanbulun bir yakasının yarısı falan anca eder anlıyor musunuz yani fanatikleşmeye gerek yok.
türkiye'nin en batı yakasında konuşlanmış, yüzölçümü olarak en büyük 23'üncü ve en kalabalık üçüncü şehri olmakla birlikte en güzel şehri. evet lan istanbul'dan bile güzel var mı!?
30 yaşıma 2 günlüğüne ilk defa gittiğim güzel şehir. çok fazla gezmememe rağmen istanbul ile arasındaki farkları insan net bir şekilde görüyor. 2 günlük izlenimlerime gelince.
-insanlar gerçekten mutlular. aşırı derecede pozitifler.
-sokak arası bir berbere naber abi diye sülün gibi bir kız gelip oturabiliyor. bu istanbul'un herhangi bir varoşunda hayal bile edemeyeceğiniz bir şey. ayrıca çok fazla kadın esnaf var.
-metroya bindiğinizde ilk farkettiğiniz şey kimsenin koşturmaması oluyor. hiç kimsenin acelesinin olmaması bir istanbul'lu için çok garip.
-insanları istanbul insanına göre çok daha medeni. otobüs kartı sorduğum ayakkabı boyacısının '' kart almanıza gerek yok otobüste söylerseniz biri basar sizin yerinize '' demesi , rahat edemeyip bir büfeden otobüs kartı almaya çalıştığımda büfedeki 30'lu yaşlardaki
adamın bana '' beyfendi '' diye hitap etmesi çok hoşuma gitti.
-trafik yok. ancak ulaşım alternatifleri çok sınırlı.
-siz sormadan ben söyleyeyim evet kızlarının güzellik ortalaması net bir şekilde istanbul ortalamasının üzerinde. giyim kuşamları daha rahat. ancak izmir'de kızlar teklif etmiyor o işi geçelim.
-sahili cidden çok güzel. yalnız çok fazla hayvan gezdirene rastlamadım. hafta içi iş saati olmasının da etkisi olabilir.
-insanlarda iticileşmiş bir mikromilliyetçilik var. sanırım tek can sıkıcı noktası bu. tamam lan biliyoruz izmir'lisiniz.
insanının politik bağnazlığı haricinde türkiye'de en yaşanılası şehirlerden biridir. bir gün yeterli param olursa balçova'dan ev alıp sahil kenarında akşamları yürüyüşe çıkmak en büyük hayallerimden biri.
Çok özlenen şehir. Kaç yaşında olursam olayım çocuk olduğum şehir. Kendimi güvende hissettiğim şehir. Balkonda erik yeyip mahallemi izlemeyi özlediğim şehir. Anılarımın sahibi şehir. Denizden Gelen esintisine kurban olduğum şehir. Kalabalığını, otobüste kapıda gitmeyi bile özlediğim şehir. Yokuştan ellerimi bırakıp bisiklet sürdüğüm, girdiğim bütün sokaklarını özlediğim şehir. Sanayideki o işçi ve alın teri kokusunu özlediğim şehir. Yağmurlarinda çok ıslandiğım şehir. Hiç kardan adam yapamadığım şehir. Terkederken bir gece yarısı inciraltından denize bakıp " len ben bu şehri nasıl terkederim" diye çaktırmadan gözlerimin dolduğu şehir. Herkes gitmişken elalem Fink atarken uzaklardan ona bunları yazdığım şehir.
böyle garip bir şehirdir izmir. babasının baskısı yüzünden potansiyelini ortaya koyamayan ve boşa harcanmış bir ergen gibidir gözümde. bir sıyrılsa iplerinden, oh oh.. neyse.