Mugla ve aydinda yasadiktan sonra son 5 aydir yasadigim guzel sehirdir izmir.
Buyuk sehirde yasamanin olanaklari ve yasamanin gorece daha kolay olmasi, havasi, suyu, denizi, topragi, insani, her seyiyle her gecen gun daha cok baglandigim sehir ayni zamanda.
Tum hayatini egede gecirmis bir insan olarak zaten egeye asigim, bunun cok buyuk sans oldugunun farkindayim.
küçüklükten beri yaşamak istediğim, bu sene yerleştiğim, ikinci memleketim yerine koyduğum, gerçekten çok sevdiğim güzel şehir. babadan dededen beri izmirli olup da sevmediğim bir izmirli tanımıyorum. hatta bir çoğu hayatımdaki en değerli insanlar arasında...
şehir psikolojisi var bende kesinlikle, ne kadar kötü durumda olursam olayım izmirde huzurluyum. sanki buraya aitim gibi. bir ankarada bu ruhu, bu psikolojiyi yakalayamıyorum. sanki izmir yıllardır tanıdığım dostummuş da ankara yoldan geçen bir yabancıymış gibi... ne kadar kaçarsam kaçayım bi şekilde dönüp geldiğim, soluğu aldığım şehir...
Rivayet odur ki kant güzellik felsefesini ortaya koymazdan önce gelip şöyle bir izmir turu yapmış. Sonra demiş ki "evet bütün herkesin ortak bir 'güzel'i olabilir" sonra ortaya, o hepimizin bildiği felsefesini çıkartmış.
Bazı göt kılları annelerini de peşkeş çekse ak belediyecilik zırvasıyla tanışmayacak şehir.
her seçimde gelip burda izmirliye methiyeler düzen iktidarın seçim sonucunda uğradığı hezimet akabinde trollerinin izmirlilere bok atması da ayrı bi olay.
kudurun amın evlatları, siz bu kültüre ait değilsiniz, olamayacaksınız da.